İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordine edilen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran "Kapalıçarşı ve Venüs" soruşturmasında dördüncü safhaya geçildi. Suçtan elde edilen gelirlerin yasal sisteme entegre edilmesi ve yurt dışına transferine yönelik yürütülen geniş kapsamlı teknik takip çalışmaları, dev bir operasyonla taçlandırıldı. Siber dolandırıcılık ve yasadışı bahis kanallarından gelen milyonlarca liralık kaynağın izini süren emniyet güçleri, finansal güvenliği tehdit eden şebekeyi çökertmek için düğmeye bastı.

Paravan şirketler ve kripto trafiği

Yapılan titiz incelemeler sonucunda, suç örgütünün oldukça karmaşık bir para aklama mekanizması kurduğu gün yüzüne çıkarıldı. Özellikle Forex yatırımları adı altında yapılan manipülasyonlar, bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetleri ve yasadışı sanal bahis platformlarından sağlanan haksız kazançların, kurulan paravan şirketler aracılığıyla aklandığı saptandı. Şahıs banka hesapları üzerinden yasal finans sistemine sızdırılan bu meblağların, izini kaybettirmek amacıyla kripto varlık şirketlerine transfer edildiği ve nihai aşamada yurt dışındaki hesaplara aktarıldığı somut delillerle ortaya konuldu.

14 ilde eş zamanlı baskın: 80 şüpheli için gözaltı kararı

Soruşturmanın dördüncü dalgası kapsamında, İstanbul odağında başlayan operasyonlar Türkiye genelindeki 14 farklı şehre yayıldı. Adana’dan Rize’ye, Bursa’dan Şanlıurfa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada; Ankara, Gaziantep, Şırnak, Osmaniye, Sakarya, Kayseri, Kırıkkale, Manisa, Muğla ve Samsun illerini kapsayan baskınlarda 80 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi. Emniyet birimlerinin koordineli çalışmasıyla yürütülen bu operasyon, yasadışı finansal hareketliliğin lojistik ve yönetim kadrosuna vurulan en ciddi darbelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Dev malvarlığına el konuldu: Lüks araçlar ve taşınmazlar

Adli makamlarca yürütülen süreç sadece gözaltılarla sınırlı kalmadı; suç ekonomisinin belini bükmeye yönelik mali yaptırımlar da devreye sokuldu. Suç faaliyetlerinden elde edilen haksız kazancın somut varlığa dönüştüğü tespit edilen çok sayıda mülk ve taşıta el koyma işlemi uygulandı. Bu çerçevede, şüphelilerin suç işleme tarihinden itibaren edindikleri 28 lüks araç, 41 taşınmaz mülk, 11 konut ve ticari faaliyetlerde kullanılan 8 iş yeri, mahkeme kararıyla mülkiyet altına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, organizasyonun mali yapısını tamamen devre dışı bırakmak amacıyla derinlemesine incelemelerini sürdürüyor.

Kaynak: İHA