İzmirli sanayici Ferit Kora, ESİAD Yaşam Dergisi’nin Ağustos sayısında yayımlanan başyazısında Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu süreç üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Sanayi sektörünün yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve kur politikası sebebiyle ciddi bir baskı altında olduğunu ifade eden Kora, özellikle üretim ve ihracat gerçekleştiren şirketlerin giderek zorlanan koşullarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Kora, mevcut tabloda sanayicilerin finansman giderlerini karşılamakta zorluk yaşadığını, bunun da şirketlerin zararlarını yükselttiğini ve konkordato ile iflasların yaygınlaşmasına neden olduğunu belirtti.
“Gücümüzü kaybediyoruz”
Türkiye’nin üretim ve ihracat performansındaki gerilemeye vurgu yapan Kora, sanayinin rekabet gücünün zayıfladığını ifade etti.
Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarının uzun zamandır dile getirdiği sorunların daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kora, ekonomik aktörlerin sahadaki uyarılarının karar alma süreçlerinde karşılık bulması gerektiğinin altını çizdi.
Yüksek faiz ve finansmana erişim!
Kora, faiz oranlarının yüzde 55-60 seviyelerine gelmesinin şirketlerin finansmana erişimini önemli ölçüde zorlaştırdığını söyledi.
Özellikle üretim maliyetleri yüksek olan sektörlerde finansman giderlerinin şirketler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ifade eden Kora, bu durumun üretim kararlarından istihdama kadar birçok alanı etkilediğini öne sürdü.
Türkiye’nin üretimde kullanmış olduğu hammadde, ara malı ve enerji kaynaklarında ithalata bağımlı olmasının da kur hareketlerini doğrudan şirket maliyetlerine yansıttığını ifade eden Kora, yalnızca TL bazındaki maliyet artışlarına fiyat yükselterek karşılık verilmesinin kalıcı bir çözüm olmadığını sözlerine ekledi.
“Azaltmak çözüm değil”
Ekonomik sıkıntıların çalışanlar üzerindeki etkisine de vurgu yapan Kora, yüksek yaşam maliyetlerinin vatandaşların satın alma gücünü azalttığını ifade etti.
Kora, şirketlerin yükselen ücret ve diğer maliyetler karşısında istihdamı düşürerek ayakta kalmaya çalışmasının kalıcı bir çözüm olmadığını ifade etti. Gıda ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının çalışanların yaşam standartlarını daha da zorlaştırdığını ifade eden Kora, ekonomik tablonun hem işveren hem de çalışan açısından sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Döviz kuru ve ihracat önerisi!
Ferit Kora, ekonomik sorunların aşılması için üretim ve ihracatın desteklenmesine yönelik önerilerini de aktardı.
Döviz kurunun üretim maliyetleri ve ihracat açısından daha dengeli bir seviyeye gelmesinin firmaların rekabet gücünü yükseltebileceğini söyleyen Kora, TL bazındaki maliyetlerin döviz cinsinden daha rekabetçi hale gelmesinin üretim ve ihracata olumlu yansıyacağını belirtti.
NATO harcamalarına da tepki!
Kora’nın başyazısında ekonomi gündeminin dışında NATO Zirvesi çerçevesinde Ankara’da yapılan hazırlıklara yönelik eleştiriler de kendine yer buldu.
Zirve öncesinde Ankara’da bulunduğunu ifade eden Kora, havaalanı pisti ve ulaşım güzergahları başta olmak üzere yapılan düzenlemelerin kapsamına da vurgu yaptı.
Kentte zirve sebebiyle yapılan yol, asfalt ve billboard çalışmalarının yüksek maliyetli olduğunu ifade eden Kora, bu yatırımların Ankara’da yaşayan vatandaşların günlük ihtiyaçları çerçevesinde daha önce yapılabileceğini belirtti.
“Bu kadar para harcanmamalı”
Kora, NATO Zirvesi çerçevesinde yapılan hazırlıkların “görsel şov”a dönüştüğünü iddia ederek harcamaların sorgulanması gerektiğini belirtti.
2024 ve 2025 yıllarında NATO Zirvesi’ne ev sahipliği gerçekleştiren ülkelerin harcamalarına da gönderme yapan Kora, Türkiye’de zirve için yapılan yatırımların maliyetinin yüksek olduğunu ifade etti.
“Bu seslenişlere kulak verin”
Ferit Kora, değerlendirmesinin son kısmında ekonomi yönetimine ve ilgili kurumlara çağrı gerçekleştirdi.
Sanayici, ihracatçı, ticaret erbabı ve farklı sektör temsilcilerinin yaşadığı sorunların artık daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kora, ekonominin temel kuralları çerçevesinde üretim, ihracat ve rekabet gücünü yükseltecek adımların atılması gerektiğini ifade etti.





