Kordon'da yürüyüş yaparken hafif bir hırkanın yettiği, palto ve eldivenlerin dolapların en dibinde unutulduğu bir metropol... Genel kanı, bu devasa Ege şehrinin kışı sadece serin atlattığı yönündedir. Ancak işin aslı pek de öyle tekdüze değil. Şehrin kalabalık merkezinden ayrılıp hinterlandına, yüksek dağların gölgesine doğru bir yolculuğa çıktığınızda, deniz seviyesindeki o rahatlık yerini sert bir doğa kuralına bırakıyor. Öyle bir yer var ki, buradaki soğuk, kıyıda yaşayanların hayal bile edemeyeceği kadar ağır yaşanıyor.
Kordon'un ılıman havasından çok uzakta
İzmir sınırları içerisinde kışın en sert, en acımasız yüzünü gösterdiği yer hiç şüphesiz Ödemiş ilçesi ve özellikle onun yüksek rakımlı köyleridir. Bozdağlar silsilesinin eteklerine kurulan bu bereketli topraklar, kış ayları bastırdığında beyaz bir sessizliğe gömülür. Şehir merkezinde yağmur çiselerken, Ödemiş'in köylerinde metrelerce karla mücadele edilir. İzmirliler kar görmek için hafta sonları buraya akın etse de, o dondurucu soğukla her gün baş başa kalan yerel halk için kış hiç de turistik bir eğlence değildir.
Buz tutan tarlalarda sabah telaşı
Ödemiş denilince akla bereketli tarım arazileri, özellikle de patates tarlaları gelir. Fakat kışın o kuru ayazı toprağa vurduğunda, çiftçinin yüreği ağzına gelir. Ürünlerin don vurmaması için verilen mücadele gece yarısı başlar. Sabahın kör karanlığında donmuş toprağa basan tarım işçilerinin ayakları uyuşur, elleri soğuktan çatlar. Ege'nin ortasında böylesine bir var olma savaşı vermek, Ödemiş köylüsünün ne kadar dirençli olduğunun en somut göstergesidir.
Tarihi sokaklarda tüten soba dumanları
İlçenin o nostaljik sokaklarında yürürken, her bacadan gri bir dumanın havaya karıştığını görürsünüz. Eski pencerelerin kenarlarından sızan o buz gibi rüzgarı kesmek için evlerde türlü önlemler alınır. Sabah pazar yerine tezgah kurmaya çalışan esnafın, ellerini ısıtmak için tenekelerde yaktıkları küçük ateşler etrafında toplanması, buranın kış rutininin ayrılmaz bir parçasıdır. Göz bebeklerini bile üşüten bu hava, sokaklardaki adımları ister istemez hızlandırır.
Zorluklara göğüs geren bir yaşam
Ege'nin o yumuşak iklimine alışkın birinin Ödemiş'te geçireceği bir kış gecesi, ona coğrafyanın ne kadar değişken olabileceğini kanıtlar. Su borularının patladığı, araç motorlarının donduğu sabahlar burada sıradan olaylar arasındadır. Ancak tüm bu çetin şartlara rağmen, soba fırınında pişen bir patatesin kokusu veya taze demlenmiş bir çayın buharı, o dondurucu ayazı bir nebze olsun unutturmayı başarır.




