Son Mühür/ Osman Günden- AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, eski DGM binalarının kullanımına dair CHP grubunun sunduğu önerge üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda söz alarak İzmir kamuoyunu yakından ilgilendiren açıklamalarda bulundu.

Mülkiyet hakları ve hukuki gerçekler

İzmir'deki eski Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) binasının mevcut durumuna ve mülkiyet tartışmalarına ilişkin net bir duruş sergileyen Yaşar Kırkpınar, taşınmazın hukuki statüsünün tartışmaya kapalı olduğunu belirtti. Binanın tapu kaydının doğrudan Vakıflar Genel Müdürlüğü üzerinde bulunduğunu anımsatan Kırkpınar, mülkiyet hukukunun temel ilkelerine atıfta bulunarak, yasal olarak tapu sahibinin tasarruf yetkisine sahip olduğunu vurguladı. Farklı iddiaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade eden Kırkpınar, mülkiyet haklarının ancak resmi belgeler ve hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilebileceğinin altını çizdi.

Yatırımın kaynağı ve ortak kamu iradesi

Binanın restorasyon ve yatırım süreçlerine dair mali detayları da paylaşan Kırkpınar, 2014 yılındaki finansman modellerini örnek gösterdi. Söz konusu dönemdeki yaklaşık 3 milyon liralık yatırım bütçesinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmının İzmir Valiliği ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) kanalıyla sağlandığını dile getirdi. Bu tablonun, projenin sadece yerel bir çaba değil, geniş kapsamlı bir kamu yatırımı olduğunu kanıtladığını belirten Kırkpınar, finansal yükün büyük oranda merkezi idare ve bağlı kuruluşlar tarafından sırtlanıldığını hatırlattı.

Geçmişteki tahsis girişimleri ve yargı süreçleri

Meslek Fabrikası olarak bilinen binanın 2021 yılındaki tartışmalı devir sürecine de değinen Kırkpınar, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin o dönemde yapıyı İstanbul merkezli bir vakfa tahsis etmek istediğini belirtti. Bu kararın hukuka aykırılığı nedeniyle yargıya taşındığını ve mahkemece iptal edildiğini ifade eden milletvekili, bu sayede taşınmazın İzmir'in bir değeri olarak kalmasının sağlandığını savundu. Tahliye sürecine ilişkin belediye tarafından açılan dört farklı davanın da "yürütmeyi durdurma" taleplerinin reddedildiğini sözlerine ekleyen Kırkpınar, hukukun üstünlüğü ilkesine herkesin riayet etmesi gerektiğini söyledi.

"İzmir'in önceliği polemik değil, hizmet olmalı"

Konuşmasının son bölümünde Anayasa'nın 138'inci maddesine vurgu yaparak yargı kararlarının bağlayıcılığını hatırlatan Yaşar Kırkpınar, kentin enerjisinin suni tartışmalarla tüketilmemesi gerektiğini belirtti. İzmir'in kronikleşmiş trafik, altyapı eksiklikleri ve temizlik sorunlarının vatandaşın asıl gündemi olduğunu ifade eden Kırkpınar, siyasi aktörlerin bu temel sorunlara odaklanması çağrısında bulundu. Meselelerin ideolojik kutuplaşmalar yerine hukuk zemininde çözülmesi gerektiğini belirten Kırkpınar, polemik üretmek yerine İzmir'e somut hizmetler sunmanın öncelikli görev olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Muhabir: OSMAN GÜNDEN