İzmir’de kitap ve edebiyat buluşması! İZYAKO Başkanı Serkan Esen’den dikkat çeken mesajlar
İzmir’de kitap ve edebiyat buluşması! İZYAKO Başkanı Serkan Esen’den dikkat çeken mesajlar
İçeriği Görüntüle

Şehrin o bitmek bilmeyen dinamizmi sadece sokaklarda değil, kırsal kesimdeki tarlalarda da yoğun bir şekilde kendini hissettiriyor. İklimin sunduğu o tatlı yumuşaklık, yılın dört mevsimi aralıksız bir üretimin kapısını aralıyor. Tarlada çalışan çiftçi için mevsim geçişleri, yeni bir umut ve yepyeni bir hasat heyecanı demek. Toprağın yapısı, hem sulu tarıma hem de dağ eteklerindeki susuz tarıma inanılmaz bir uyum sağlıyor. Bu cömert coğrafyaya karakterini veren asıl kahramanlar ise köklerini derinlere salıp dallarıyla gökyüzünü kucaklayan o simge ağaçlar.

Ovalardan Dağlara Uzanan Bereket

İzmir ve tarım yan yana geldiğinde, zeytin ağacından bahsetmemek doğaya haksızlık olur. Urla'dan Karaburun'a, Tire'den Ödemiş'e kadar kentin dört bir yanını saran zeytin ağaçları, yöre halkının hayat damarıdır. Delice denilen yabani köklere aşılanan zeytinler, Egelilerin o rahat ama çalışkan karakteriyle birleşir. Kasım ayı başlarında zeytinliklerden yükselen o ferah yağ kokusu, bütün bir senenin banka borçlarının kapanacağı, düğünlerin yapılacağı umudunu taşır. Bir İzmirli için zeytin dalı sadece barışı değil, bizzat evin rızkını temsil eder.

Kırmızı İncinin Başkenti

Kemalpaşa ovalarına doğru indiğinizde, manzara birden pembe ve beyaza bürünür. Türkiye'nin en kaliteli kirazlarının yetiştiği bu ağaçlar, ilkbaharda tam bir görsel şölen sunar. Kiraz toplamak, inanılmaz bir titizlik istiyor; merdivenlerin tepesinde tek tek koparılan o nazik meyveler, güneşin alnında çalışanın alnından akan terle değer kazanır. Üretici için ihracat kapısı olan kiraz ağaçları, mayıs aylarında kasaba kasaba dolaşan tüccarların getirdiği hareketlilikle bütün yöreyi canlandırır.

Gölgesinde Soluklanılan Yamaçlar

Sahilden iç kesimlere doğru esen rüzgarın taşıdığı bir diğer tanıdık koku ise fıstık çamı ormanlarından gelir. Özellikle Bergama ve Kozak Yaylası civarında boy gösteren bu muazzam ağaçlar, çam fıstığı hasadıyla bölge insanına devasa bir gelir kapısı açar. Yüksek dallardaki kozalakları düşürmek ciddi bir denge ve tecrübe işidir. Kozalakların güneşin altında çatlamasını bekleyen köylüler için, o küçük beyaz fıstıklar tam anlamıyla altın değerindedir ve yörenin geçim kaygısını omuzlarında taşır.

Kaynak: Haber Merkezi