İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın dosyasına dair yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 262 sayfalık iddianame, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Aralarında dönemin emniyet müdürleri ile inşaat şirketinin ortaklarının da bulunduğu 26 sanık hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "yalan tanıklık" suçlamalarıyla 6 aydan 7,5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İzmir'de bugün yağış var mı? Meteoroloji'den o ilçelere uyarı: 35 derece olacak!
İzmir'de bugün yağış var mı? Meteoroloji'den o ilçelere uyarı: 35 derece olacak!
İçeriği Görüntüle

Devletin gerçeği araştırma yükümlülüğü vurgulandı

İddianamede, bir hukuk devletinde olayların zamanın akışına bırakılamayacağı ve kamuoyunun adalet beklentisi devam ettiği müddetçe devletin gerçeği araştırma sorumluluğunun devam edeceğine dikkat çekildi.

Üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen soru işaretleri barındıran ölüm olayının tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturma dosyasındaki mevcut bilgi, delil ve kayıtların baştan sona tekrar değerlendirmeye alındığı kaydedildi.

Yüksekten düşme şüphesinin yanı sıra darp ihtimali

Soruşturma evrakında, ilk aşamada intihar ya da yüksekten düşme olarak değerlendirilen olayın ardındaki yanıt bekleyen sorulara dikkat çekildi.

Büyükışık'ın sırt bölgesine sert bir demir çubukla vurulmak suretiyle darbedilerek öldürülmüş olabileceği yönündeki bulguların kuvvetlendiği belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporlarında yer alan genel beden travması ve iç organ yaralanması tespitlerinin, adli tahkikatla ayrıntılı şekilde ele alınması gerektiği aktarıldı.

İddianamenin, yüksekten düşme seçeneğini tamamen dışlayan varsayımsal bir kabul yerine, delil toplama sürecindeki müdahalelerin akıbetini ortaya koymak üzere hazırlandığı belirtildi.

Delil muhafaza zincirindeki ağır ihmal ve müdahaleler

İddianamede yer verilen teknik incelemeler, kolluk ve şantiye tarafındaki dikkat çeken usulsüzlük tespitlerini ortaya çıkardı.

Olay yerinin başlangıçta muhafaza edilmediği, maktulün eşyaları üzerindeki incelemelerin zamanında yapılmadığı ve biyolojik örneklerin yaklaşık 13 ay sonra kriminal laboratuvara sevk edilmesi sebebiyle genetik verilere ulaşılamadığı tespit edildi.

Şantiyedeki kamera kayıtlarının eksik alındığı, dosyaya sonradan eklenen görüntülerde kaynak bilgilerinin silindiği ve üzerlerinde teknik müdahale edildiği kanıtlandı.

Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.'nin ise adli bir görevi olmamasına rağmen ilk andan itibaren sevk ve idare sürecine dahil olduğu, şirket yöneticileriyle sık görüşmeler yaptığı ve duruşmadaki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı öne sürüldü.

Mevcut davayla birleştirildi

İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi, 262 sayfalık bu yeni iddianameyi, 5 şantiye çalışanı ile 8 polisin "görevi kötüye kullanma" ve "kasten öldürme" suçlarından yargılandığı ana dava dosyasına dahil etti. Böylece 25'i tutuklu toplam 26 sanığın yargılanması tek bir dosya üzerinden yapılacak.

Ne olmuştu?

13 Mayıs 2018'de Narlıdere Bulut Orman Evleri şantiyesinde cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümü ilk olarak intihar vakası şeklinde kayıtlara geçmişti.

Ailenin başvuruları üzerine Başsavcılık tarafından kurulan 4 kişilik özel soruşturma ekibinin yeniden yürüttüğü incelemeler sonucunda, 21 Mayıs tarihinde 9 ilde eş zamanlı operasyonlar yapılmış ve aralarında emniyet mensupları ile şirket sahiplerinin de olduğu 26 şüpheli hakkında tutuklama kararı uygulanmıştı.

Kaynak: AA