İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, kruvaziyer turistlerini Efes ve Meryem Ana’ya taşıyan taksicilere yöneltilen eleştirilere karşı adeta savaş bayrağı açtı. Başkan Erkan Özkan, esnafın tur pazarlamadığını belirterek, "Müşteri taksiye biner, nereye gitmek isterse oraya götürülür. Bu kadar basit" dedi.
Sular durulmuyor. Limana demirleyen dev yolcu gemilerinden inen turistlerin taksilerle tarihi mekânlara gitmesi, seyahat acentaları ile taksicileri karşı karşıya getirdi. Taksicilerin korsan turlarla acentacılık yaptığı iddialarına İzmir’den yanıt gecikmedi.
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti.
"Tur satmıyoruz, direksiyon sallıyoruz"
Günün sonunda yapılan işin sadece bir ulaşım hizmeti olduğuna dikkat çeken Özkan, 1618 sayılı kanuna atıfta bulundu. Acenta faaliyeti ile taksi taşımacılığının birbirine karıştırıldığını savunan Özkan, aradaki farkı şu sözlerle netleştirdi:
"Biz paket tur hazırlamıyoruz. Kimseye rehberlik vaat etmiyoruz. Yolcu gemiden iner, taksiye geçer. 'Beni Efes’e götür, orada bekle, sonra geri getir' derse esnafımız bunu yapar. Yolcunun aracımızı bekletmesi bizi seyahat acentasına dönüştürmez. Bu, yolcunun kendi tercihidir."
Özkan, Aydın sınırlarındaki Kuşadası'nda yaşanan olayların İzmir esnafına mal edilmesini de mantık dışı bulduğunu aktardı.
Taksimetrede müşteri lehine inisiyatif
Sektörde sıkça dile getirilen taksimetre krizine de değinen Özkan, yasal zorunluluk gereği her aracın taksimetresini açtığını belirtti. Bazen turist lehine fiyat indirimi yaptıklarını itiraf eden Oda Başkanı, bunun bir ihlal değil esnaf jesti olduğunu dile getirdi.
"Kentin imajını ve turisti düşünüyoruz. Taksimetrede yazan tutarın altında bir ücret talep ediliyorsa, bu esnafımızın kendi kazancından feragat etmesidir. Müşterinin aleyhine değil, tamamen lehine bir durum söz konusu" diyen Özkan, esnafın hedef gösterilmesine tepki gösterdi.
"Yapay zeka yetmediyse yatay zekayla konuşalım"
Tartışmalar sırasında kendisine yönelik kullanılan ifadelere ve olayın yapay zekaya sorularak gündeme taşınmasına da ince bir göndermeyle yanıt verdi Özkan. Kurumsal üslubun korunması gerektiğini hatırlatan İzmirli başkan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bize yönelik talihsiz ifadeler kullanan dernek başkanı, konuyu yapay zekaya sorduğunu övünerek anlatıyor. Keşke bir telefonu kaldırıp bizi arasaydı. Meselesini kopyala-yapıştır yanıtlarla değil; 'yatay zekayla', yani karşılıklı oturup konuşarak çözebilirdik. Biz sokak ağzıyla değil, kamu kurumu sorumluluğuyla konuşuruz."




