Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir, edebiyat ve yayıncılık dünyasının kalbinin atacağı 9 günlük büyük buluşmaya ev sahipliği yapmaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP – 8. İzmir Kitap Fuarı, bugün saat 14.00 itibarıyla Kültürpark’ta coşkulu bir törenle kapılarını açtı.
Bu sene gerçekleşecek olan kitap fuarının onur konuğu Yazar ve Psikolog Gündüz Vassaf oldu. Törende konuşan Yazar ve Psikolog Gündüz Vassaf edebiyatın sınıfta kaldığından bahsetti. Roman sayfalarının, tuvalet kağıdının rulosu gibi çevrildiğini söyledi.
“Edebiyat, kapitalizmi dizginleyemeyen piyasada alışveriş nesnesi oluyor”
Hepimizin doğduğunda sanatkar olduğunu ifade eden Yazar ve Psikolog Gündüz Vassaf, “ Çorbada tuzu olan herkese teşekkür ederiz. Katılan okurlar da okuyarak bize katılmış oluyorlar. Türümüzün baştan bu yana akılda kalacak türümüzden tek şey sanatımız. Nice dinler, diller yok oldu. Adlarını bile bilmiyoruz. En uzun uygarlık olan Mısır bile yok oldu gitti. Dinleri, tanrıları unutuldu. Sümerlerden, Gılgamışlar’dan bu yana hangi uygarlıklara baksak destanları ile yaşamlarını yaşatıyorlar. Akıllarda kalacak sadece destanlarımız. Başka hiçbir şey değil. Sanat ne işe yarar? Sanat hiçbir işe yaramaz. Ama sanatsız yaşayamayız. Sanat ihtiyacımız. Hepimiz burada herkes doğduğunda sanatkardı. Çocukluğunuzu hatırlayın, Çocuklara bakın, ellerine kalem verildiğinde hemen resim yapıyor, masal anlatıyor ve dinliyorlar. Hayal dünyalarını ve sanat yapma gayretleri demeyeceğim içlerinden geliyor. Ama düzen ne yapıyor? Kendine düzgün meslek seç. Sanatı okuldan sonra yaparsın diyor. Sanatı meslek haline getiriyoruz. Edebiyat, kapitalizmi dizginleyemeyen piyasada alışveriş nesnesi oluyor. Buna haline sanatkar da katılıyor” dedi.

“Sayfalar tuvalet kağıdının rulosu gibi çevriliyor. Acelemiz ne?”
Edebiyatta sayfaların hızlı çevrildiğinde övgü aldığını söyleyen Yazar ve Psikolog Gündüz Vassaf, “Günümüzde sanat, edebiyat sınıfta kaldı. Çevremize bakalım, yapay zeka, iklim krizi, nükleer savaş tehlikesi… Edebiyatçılarımıza bakalım, edebiyatçılar başka gezegende mi yaşıyor? Edebiyatta anlattığımız bozacıyı yaşadığı ortamdan, siyasetten, adaletsizlikten soyutluyorsak sorumsuzca davranmış oluyoruz. Edebiyatta sayfaları hızlı çevrince ne kadar güzel roman sayılıyor. Hızlı bitince övgü alan edebiyat oluyor. Mutfağımızı kaybediyoruz. Fas edebiyata girdik. Sayfalar tuvalet kağıdının rulosu gibi çevriliyor. Acelemiz ne? Edebiyat sınıfta kaldı, biz okurlar da sınıfta kaldık” diye konuştu.
“Öyle bir şikayet ediyoruz ki sanki vicdanımız açık arttırmada”
Edebiyattan önce biz de sınıfta kaldık diyen Yazar ve Psikolog Gündüz Vassaf, “Yapay zekanın etkisi ile ne yalan ne doğru bilmiyoruz. Ama okuduğumuz her şey için bunu nereden biliyorsun kaynak göster demiyoruz, korkuyoruz, otoriteye karşı böyle soru sorulursa otoriteye saldırı gibi düşünüyoruz. Bu ülkede bu düzenden kimsenin memnun olmadığını biliyoruz. Memnun olmadığımız zaman şikayet ediyoruz. Öyle bir şikayet ediyoruz ki sanki vicdanımız açık arttırmada. Ben şikayet edince, başkası da daha büyük şikayet ediyor. Bir şikayet senfonisi oluyor. Bir şikayetle yetineni susturalım. Beni şikayetler kötümser yapıyor, kötümserlik depresyona, edilgenliğe yol açıyor. O yüzden sadece edebiyat değil sınıfta kalan, ondan önce biziz sınıfta kalan” dedi.




