Son Mühür - İsrail, İran ve ABD arasında süren savaş 13. gününe girerken karşılıklı saldırılar devam ediyor. Çatışmalar sürerken İsrail basınında yayımlanan bir analiz, Tel Aviv yönetiminin güvenlik yaklaşımına yönelik çarpıcı eleştiriler ortaya koydu.
Maariv gazetesindeki değerlendirmede, İsrail’in dikkatini İran’a yoğunlaştırdığı bir süreçte bölgede asıl stratejik riskin Türkiye olabileceği iddia edildi. İsrailli yazar ve eski general Yitzhak Brick’in kaleme aldığı yazı, "İran'ı Unutun: İsrail Savunma Kuvvetleri'nin radarının altında gelişen daha tehlikeli tehdit" başlığıyla yayımlandı.
İsrail'e eleştiri...
Analizde, İsrail ordusunun askeri doktrininin büyük ölçüde hava gücüne dayandığı vurgulandı. İsrail Hava Kuvvetleri’ne aşırı güven beslenirken, olası çok cepheli bir bölgesel savaş senaryosunda güçlü kara birliklerine yeterince ağırlık verilmediği ileri sürüldü. Yazıda, mevcut güvenlik anlayışı için “gönüllü körlük” nitelemesi yapılırken, Tel Aviv yönetiminin kapıdaki varoluşsal tehditleri hafife aldığı iddia edildi.
"Steril bir uçak savaşı"
Maariv’de yayımlanan değerlendirmeye göre, İran’a karşı sürdürülen savaş daha çok “steril bir uçak savaşı” görünümünde ilerliyor. Yazıda, İran’daki rejimin ancak geniş çaplı bir halk ayaklanmasıyla sarsılabileceği, İsrail’in ise İran topraklarına kapsamlı kara birlikleri sevk etmeyi öngörmediği aktarıldı. Bunun gerek iki ülke arasındaki coğrafi uzaklık gerekse askeri kapasite kısıtlarıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.
'Çok cepheli' vurgusu
Analizde, muhtemel bir bölgesel savaş durumunda İsrail’in eş zamanlı olarak birden fazla cephede mücadele etmek zorunda kalabileceğine dikkat çekildi. Kuzeyde Hizbullah, Suriye kaynaklı unsurlar, Ürdün üzerinden gerçekleşebilecek sızmalar, Batı Şeria’daki ayaklanmalar ve hatta ileride Mısır’dan gelebilecek tehditlerin aynı anda gündeme gelebileceği belirtildi.
Böyle bir tabloda yalnızca hava gücüne dayalı bir savunma anlayışının yeterli olmayacağı vurgulanırken, güçlü bir ordunun hava, kara ve deniz unsurlarından oluşan “çelik üçgen”le mümkün olabileceği hatırlatıldı. Değerlendirmede, İsrail’in bugün büyük ölçüde hava kuvvetlerine yaslandığı ve kara kapasitesinin zayıfladığı ileri sürüldü.
Türkiye'nin Orta Doğu'daki etkisi...
Maariv’de yayımlanan değerlendirmede, İsrail’in dikkatini İran’a yoğunlaştırdığı bir süreçte Türkiye’nin Orta Doğu’daki nüfuzunu hızla artırdığına işaret edildi. Yazıda, Ankara’nın bölgesel güç olarak daha görünür hale geldiği ifade edilirken, uzun vadede İran’dan daha büyük bir stratejik risk oluşturma potansiyeline sahip olabileceği iddia edildi.
Analizde ayrıca, İsrail yönetiminin gelecekteki tehditlere yönelik hazırlık konusunda yeterli bir vizyon ortaya koymaması halinde ülke güvenliğinin ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıldı.





