Son Mühür / Yağmur Daştan – İzmir’in İnciraltı bölgesindeki planlama süreci, yürütülen yeni çalışmalar ve hukuki tartışmalar son sürat devam ediyor. Uzun yıllardır süren davalar ve uzayan bürokratik süreçler sebebiyle süreç henüz nihayete ermezken geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme yaşandı ve revize planlar Tabiat Kurulu sürecini tamamlayarak Ankara’ya gönderildi. Şimdi gözler Ankara’dan gelecek habere çevrilirken İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) Başkanı Tayfun Karabulut, bölgedeki son gelişmeleri, toprak sahiplerinin taleplerini ve yarım asrı aşan süreçte yaşananları Son Mühür’e anlattı.
“Hız kesmeden ilerliyor”
İnciraltı’nda daha önce hazırlanan planların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucunda iptal edildiğini ve sonrasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın revize plan sürecini başlattığını hatırlatarak açıklamalarına başlayan Karabulut, “Planların revize sürecine İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi de dahil oldu ve bir öneri çalışması hazırlandı. Bu çalışma da Bakanlığa sunuldu. Şimdi ise sürecin tamamlanarak 1/5000 ve 1/1000 lik planların askı çıkarılmasını bekliyoruz. Ayrıca bu süreçte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da kararı ve iradesi gerekiyordu. İnciraltı’nın turizm bölgesi olmaktan çıkarılması kararı da Cumhurbaşkanımız tarafından alındı.Bugün gelinen noktada İnciraltı planları artık 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların askı sürecinden önceki önemli aşamalarından biri olan İzmir 1 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu sürecini tamamladı ve geçtiğimiz hafta Ankara’ya gönderildi. Yani İnciraltı revize plan çalışmaları hız kesmeden, durmadan ilerlemekte. Askı sürecinin başlamasının ardından da hemen 18. madde uygulamasının peşinden gelmesini bekliyoruz” dedi.

“TMMOB halktır diyorsunuz; İnciraltı halkıyla neden konuşmuyorsunuz?”
Yarım asrı aşkın süredir plan bekleyen İnciraltı’nda sürecin birçok kez davalarla sekteye uğramasının hatırlatılması üzerine Karabulut, “Gerçekten demokrasinin beşiği olan bir şehirde yaşıyoruz. Çok kıymetli, kadim bir şehir İzmir. İzmir gibi bir yerde düşünün, ‘bilim yuvası’ dediğimiz Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’ndeki odalarla ne yazık ki bir diyalog kuramıyoruz. ‘Kim kuramıyor?’ derseniz halk kuramıyor. TMMOB yıllarca ‘TMMOB halktır’ dedi. Biz de bugün soruyoruz: İnciraltı halkı beş nesildir bu İzmir halkın içinde değil mi? Yarım asırdır plan bekleyen insanlarla neden bir masaya oturmuyorsunuz? Fikirlerimiz farklı olabilir; konuşmamıza ne engel oluyor? İNGEDER olarak senelerdir kendilerinden randevu talebimiz oldu. Gerek Şehir Plancıları Odasıyla gerek TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kuruluyla gerekse Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesiyle birçok kez görüşmek istedik. Maalesef ya yanıt ya da randevu vermediler. İnciraltı konusunda bugüne kadar ağırlıklı olarak itirazları ve açılan davaları gördük. Oysa biz İzmir’in bilim yuvalarından ‘İnciraltı nasıl bir İnciraltı olursa İzmir’e daha fazla katma değer getirir?’ sorusuna yanıt olabilecek öneriler beklerdik. Bunun için bir günden bir güne öneri sunmadılar. 2014 yılında dönemin TMMOB İKK genel sekreterine bizzat ziyaret ederek ;" biz TMMOB’dan uzaklaşmak değil, tam tersine onların bilgi ve birikiminden yararlanmak istiyoruz dedik, ama olumsuz yanıt aldık." Halkla konuşmadan, halkı dinlemeden, sanki topraklarımız "kamu arazisi" gibi sürekli biz olmadan, düşman göstererek, İnciraltı hakkında konuşulmasını da doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı.
Şehir Plancıları Odası’na tepki: “Algı oyunu yapmayın”
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin geçtiğimiz günlerde İnciraltı Bölgesi’ne ilişkin 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin yürütmesinin durdurulduğuna ilişkin yaptığı açıklamayı hatırlatan Karabulut, kamuoyunda mevcut güncel 1/100.000 ölçekli planın yürütmesinin durdurulduğu yönünde yanlış bir algı oluştuğunu savundu.
“Hangi planın durdurulduğunu açıkça söyleyin”
Yargı kararının 29 Nisan 2025 tarihli önceki plan değişikliğine ilişkin olduğunu bir kez daha kaydeden Karabulut, şu ifadeleri kullandı: “Yaptıkları bu açıklama gerçekten bardağımızı taşırdı. İnciraltı konusunda artık son kez uyarıyoruz: Yanlış veya eksik beyanlarla kamuoyunda algı oluşturacak açıklamalar yapmayın. Bu tür açıklamalar bölgemizde arsa spekülasyonlarına yol açabiliyor, menfaat ve sermaye gruplarına fırsat verebiliyor. İnciraltı ve Bahçelerarası toprak sahiplerinin büyük kısmının yaşı ileri. Beş nesildir bölgede varlığını sürdüren aileler ve hâlâ hayatta olan büyüklerimiz var. Son yapılan açıklamada ‘Rant baskısına karşı yürütmeyi durdurma kararı’ alındığı ifade edildi. Bizim itirazımız yargı kararına değil. Elbette herkes hukuk yoluna başvurabilir. Ancak söz konusu kararın hangi tarihli ve hangi plan işlemine ilişkin olduğunu da kamuoyuna aynı açıklıkla anlatmak gerekir. Eski bir plan işlemine ilişkin yargı kararının, bugün devam eden güncel planlama süreci de durmuş gibi algılanmasına yol açmasını kabul etmiyoruz. Böyle bir algı toprak sahiplerini tedirgin ediyor, gelecek beklentilerini azaltıyor. Bu ortam da bölgede düşük bedellerle arazi edinmek isteyen spekülatif çevrelerin işine yarayabiliyor. Kimseye ‘spekülatörlerle birlikte hareket ediyorsunuz’ demiyoruz. Ancak yapılan açıklamaların ortaya çıkarabileceği sonuçların da görülmesini istiyoruz. İnciraltı’nın üzerine spekülatif amaçlarla oynamak isteyen kim olursa olsun karşısında duracağız. Gerektiğinde kamuoyunu yanıltan açıklamalar devam ederse ; artık hukuk nezdinde de hakkımızı sonuna kadar arayacağız.”

“Üç meslek odası neden hala suskun?”
Karabulut, röportajın ardından yaşanan son gelişmelere ilişkin olarak da TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ve TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi’nin birlikte açtığı davaya dikkat çekti. Karabulut, “geçtiğimiz gün yaptığımız açıklamada da üç meslek odasına çok açık sorular yönelttik. Bu davada mahkeme kararı çıktı mı? Çıktıysa nasıl bir karar çıktı? Bu karar İnciraltı’nı ve İzmir’in önündeki Botanik EXPO 2027 sürecini nasıl etkiliyor? Dava açtığınızı kamuoyuna açıklıyorsanız, sonucunu da aynı açıklıkla İzmir’e anlatmanız gerekir. Ancak üç meslek odasından da bu konuda hâlâ açık bir cevap duymuyoruz. Mahkeme kararının içeriğini neden açıklamıyorsunuz? İzmir’den neyi, neden saklıyorsunuz? Bizim istediğimiz çok basit: Çıkın ve davanın sonucunu bütün açıklığıyla İzmir kamuoyuna anlatın. Kararın İnciraltı ve EXPO açısından ne ifade ettiğini söyleyin. Çünkü söz konusu olan yalnızca İnciraltı toprak sahipleri değil, İzmir’in geleceğidir” dedi.
“Hala dimdik ayaktayız ama nereye kadar?”
İNGEDER olarak her bir toprak sahibini doğru bilgilendirmeye ve topraklarını satmamaları noktasında tavsiyede bulunmaya devam ettiklerini belirten Karabulut, “Fakat bunca yıl sonra akşam olup kapılar kapandığında o toprak sahiplerinin neler yaşadığını kimse bilemiyor. Yıllarla baş edemeyip topraklarını satmak zorunda kalan toprak sahiplerinden ise hep aynı şeyi görüyoruz: Gözyaşı… Bugün İnciraltı’nda rızayla toprak alamayan kişilerin farklı hukuki yollarla arazi edinmeye çalıştığı örneklerle karşılaşıyoruz. İzale-i şuyu davalarında önce küçük bir hisse satın alınıyor, ardından diğer hissedarlar ortaklığın giderilmesi süreciyle satış baskısıyla karşı karşıya kalabiliyor. İnciraltı’nın mülkiyet yapısı yıllar içerisinde ciddi şekilde değişti. Hala yarı kısmımız sermayeye karşı dimdik ayaktayız ama nereye kadar? Artık bu sürecin çok kısa sürede tamamlanacağını düşünüyoruz. Ciddi mücadeleler verdik. İnciraltı ve Bahçelerarası’nda toprak sahibi olmak gerçekten çok zor bir iş. Bunu ancak yaşayan bilir. Bu süreç içerisinde İNGEDER olarak ciddi tecrübe kazandık. Hukuksal anlamda da mücadele edecek bilgi ve kararlılığa sahibiz. İnciraltı’nın toprak sahibi ailelerinden yetişmiş gençlerimiz var. Artık herkes bu işin ucundan tutmak istiyor ve kimse hakkını yedirmek istemiyor” ifadelerini kullandı.
“Karşı çıkmak değil, öneri sunmak doğru”
TMMOB İKK ile en son 2014 yılında bir araya geldiklerini söyleyen Başkan Karabulut, “O dönemin başkanı ve genel sekreteriyle oturduğumuzda planlar iptal edilmişti. Biz de ‘El ele verelim, İnciraltı’nı birlikte planlayalım’ demiştik. O dönem bize gülmüşlerdi ve biz de nedenini sorduğumuzda ‘Biz karşıyız’ dediler ve sırtlarını döndüler. O günden bu yana ne değişti? Aradan tam 12 yıl geçti. İnciraltı bugün daha fazla keşmekeş, daha fazla kaçak işletmeyle dolu. O günden bu yana İnciraltı her geçen gün biraz daha çöküntü bölgesi olmanın dışında nereye gitti? TMMOB gibi meslek odalarının kendi üyelerine de seslenmek isteriz. ‘İnciraltı planına karşıyım’ demek değil, ‘İnciraltı şöyle planlanırsa daha iyi olur’ diye öneriler sunmak doğru. Aynı zamanda Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı’nın da bir televizyon programında bizimle ilgili davetini duyduk. Ama gelin görün ki hâlâ bir gelişme yaşanmadı. Bırakın televizyon programını, karşılıklı bir görüşmeyi dahi neden yapamıyoruz? Neden halkla bir araya gelmek istemiyorsunuz? Kimse halktan üstün değil, tabii biz de kimseden üstün değiliz. Bilim insanlarını gördüğümüzde önünü ilikleyen bir kültürden gelen topluluğuz. Ancak has İzmirli toprak sahipleri olarak, bu kadim şehrin insanlarıyla bile oturup konuşulamaması bizde ciddi bir ızdırap yaratıyor” dedi.
Belediyelere “Yanımızda olun” çağrısı
“Şu bir gerçek; bu konuda hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle ilerleyen bir süreç var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız da bu konuda çok ciddi bir çalışma yürütüyor” sözleriyle devam eden Karabulut, süreçte koordinasyon sağlayan,cçok büyük emeği olan AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’ya da teşekkür etti.
Karabulut şöyle devam etti:
“Şu an belediyeler de bu sürecin içerisinde olmak istediklerini yaptıkları çalışmalarla gösteriyorlar. Önümüzde yine bir plan çalışması olacak. Geçmiş deneyimlerimizden biliyoruz ki yine itirazlar ve dava süreçleri olabilir. İNGEDER olarak buna hazırız. Ama gönül ister ki ‘İnciraltı’nın planlanmasından yanayım’ diyen İzmir Büyükşehir Belediyemiz ve Balçova Belediyemiz de bundan sonraki olası dava süreçlerinde, hukuken mümkün olduğu ölçüde sürece müdahil olsun ve bizi yalnız bırakmasın. Çünkü yalnızca ‘İnciraltı planlansın’ demek yetmiyor. Gerektiğinde mahkeme koridorlarında da bu iradeyi birlikte savunabilmek gerekiyor. İnciraltı artık yalnızca toprak sahiplerinin değil, İzmir’in geleceği açısından da çok değerli bir bölge. Doğru planlanması çok önemli ama artık bir an önce planlanması da bir o kadar önemli.”
“Çabamız sonuna kadar devam edecek”
Son olarak 2027 yılının İzmir için çok önemli bir değişim ve gelişimin habercisi olmasını umduklarını söyleyen Karabulut, “Gönlümüz İnciraltı’nda 18. madde uygulamasının tamamlanması ve artık ilk kazmanın vurulması. Bunun için var gücümüzle çabamız ve gayretimiz son aşama tamamlanana kadar devam edecek” diye konuştu.




