Son Mühür / Atakan Başpehlivan Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Mart ayı olağan meclisi oturumu gerçekleşti. İbrahim Gökçüoğlu meclisin açılış konuşmasını gerçekleştirerek, gündemde yer alan İran-ABD savaşının iktisadi yansımaları gibi konular hakkında önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.
İbrahim Gökçüoğlu: Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle olağanüstü önlemler alınıyor
Bir süredir devam eden Ukrayna-Rusya savaşının yanında Orta Doğu’da bir süredir yıkıcı etkilerini göstermeye devam eden İran-ABD savaşı hakkında değerlendirmelerde bulunan ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla özellikle Asya ülkelerinde ciddi bir enerji krizi yaşandığını aktaran EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, “Devam eden Ukrayna savaşına ilave olarak ABD’nin İran’a saldırılmasıyla başlayan savaş sürecinde İran’ın hiç beklenmeyen savunması, füze saldırıları ile uzayan savaşlar süreci çok uzun yıllardır dünyada yaşanmamış öngörülemez durumlar ortaya çıkarmıştır. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte Asya ülkeleri olağanüstü önlemler alıyorlar. Hindistan, petrol sıkıntısı olabilecek korkusuyla enerji ithal ettiği ülke sayısını arttırmıştır. Japonya rezervlerden petrol verilmesini talep etti, Güney Kore’de kamu kurumlarda plaka bazlı kısıtlama kararını programa koydu.” dedi.
“Finans krizi değil, enerji kaynaklı bir kriz olarak yer alıyor”
Öte yandan Brent Petrol’ün 150 dolar bandında kalacağı bir senaryoda dünyanın ciddi bir enerji ve ekonomik kriz yaşayacağını vurgulayan EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Ekonomistler İran ile anlaşma olmasa resesyon gelir fikirlerini paylaşmaya başladılar. Petrol 150 dolar bandında kaldırılmazsa sürecin ciddi sorunlara neden olacağı öngörülüyor. Bu tüm üretim zincirlerine yayılırsa enflasyon yeniden yükselecek ve dünyada faiz indirimleri imkansız hale gelecek.
Bu bir finans krizi değil, enerji kaynaklı bir kriz olarak yer alıyor. Kısacası petrol 150 dolar seviyesinde giderse dünya ekonomisine sert bir kriz geliyor. İran’ın uluslararası sisteme geri dönmemesi durumunda ekonominin onarılamaz bir noktaya geleceği öngörülüyor. Sanayi kaslarının zayıflamaması için özel destekler gerekiyor. Son birkaç aydır Türkiye’de yerleşik yabancı firmalar yerli firmaların sıkışıklığını bilerek, dibin dibini görerek masaya oturuyorlar. İşletmelere sokamayacakları Çin makinelerini öne sürerek, durgun piyasada fiyatı aşağı çekiyorlar.”





