Dünya petrol taşımacılığının en yoğun güzergahı olan bu dar su yolu, kapanması halinde küresel ekonomide domino etkisi yaratabilecek stratejik bir geçiş noktası. Günlük milyonlarca varil petrolün aktığı bu koridor, sadece bölge ülkelerini değil tüm dünya ekonomisini doğrudan etkiliyor.

Hürmüz Boğazı hangi iki ülke arasında yer alıyor?

Hürmüz Boğazı, Umman ile İran arasında yer alıyor ve Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ile Arap Denizi'ne bağlıyor. Yaklaşık 33 kilometre genişliğindeki bu dar su yolu, gemi geçiş koridorlarının yalnızca üçer kilometre genişliğinde olması nedeniyle "boğaz noktası" (chokepoint) olarak tanımlanıyor. Tankerler, her iki ülkenin karasularından geçerek seyrini tamamlıyor.

Hurmuz Bogazi

Petrol taşımacılığında Hürmüz Boğazı'nın rolü

ABD Enerji Bilgi Dairesi, Hürmüz Boğazı'nı dünyanın en önemli petrol geçiş noktası olarak tanımlıyor. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si, yani günlük 20 milyon varile yakın petrol bu boğazdan geçiyor. Deniz yoluyla taşınan ham petrolün ise yaklaşık üçte biri bu stratejik geçitten dünya pazarlarına ulaşıyor.

Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, BAE ve İran gibi büyük üretici ülkelerin petrol ihracatının çok büyük kısmı bu güzergah üzerinden gerçekleşiyor. Özellikle Çin'in ithal ettiği petrolün yüzde 45'i Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Petrolün yanı sıra küresel LNG ticaretinin de yaklaşık beşte biri, büyük ölçüde Katar kaynaklı sevkiyatlarla bu koridordan akıyor.

Hürmüz1

Hürmüz Boğazı kapanırsa ne olur?

Uzmanlar, boğazın kapanması durumunda ilk 24 saat içinde petrol fiyatlarında yüzde 10-20 arası bir sıçrama yaşanabileceğini ve Brent petrolün 100 doların üzerine, krizin sürmesi halinde 150 dolara doğru hareket edebileceğini öngörüyor. Krizin haftalarca sürmesi halinde küresel enflasyon baskısı belirginleşebilir, enerji ithalatçısı ülkelerde cari açık genişleyebilir ve tedarik zinciri boyunca maliyet artışları hızlanabilir.

Suudi Arabistan, Kızıldeniz kıyısındaki terminale uzanan 1200 kilometrelik Doğu-Batı Boru Hattı sayesinde günlük 5 milyon varile kadar alternatif sevkiyat yapabiliyor. BAE ise Habşan-Fuceyre hattıyla günlük 1,5 milyon varillik kapasiteyle kısmen boğazı devre dışı bırakabiliyor. Ancak Kuveyt, Katar ve Bahreyn'in alternatif deniz rotası bulunmuyor; bu da kapanmanın etkisini daha da ağırlaştırıyor.

Türkiye açısından ise enerji ithalat maliyetlerinin artması, LNG spot fiyatlarında yükseliş ve bunlara bağlı olarak enflasyonist baskıların güçlenmesi en büyük risk olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber merkezi