Son Mühür / Seçil Ünlü Gündem Masası’nda Tunç Erciyas’ın bu haftaki konukları usta gazeteciler Hasan Çölmekçi ve Erkan Doğan'dı. İzmir gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan Hasan Çölmekçi, büyükşehir projelerini, İzmir belediyelerde yaşanan gelişemleri ele aldı ve Cemil Tugay'ın 'İzmir üvey evlat bile değil adeta hasım görünüyor' şeklindeki hükümet eleştirisine adeta ateş püskürdü.

''İzmir’e para verilmemiş… Rakamlar bunu yalanlıyor…''

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın "Ne yazık ki iktidarın bazı unsurlarınca İzmir üvey evlat bile değil, adeta ‘hasım’ olarak görülüyor" açıklaması ile ilgili usta kalem Hasan Çölmekçi şunları söyledi:

''Bunlara bilabedel denir. Yani, bu projelerin gündemden düşmemesi için o yılki bütçeden 3 bin lira, 5 bin lira pay ayrılır. Onun ayrılması önemli değil, o kadar harcanacak diye bir şey yok. Bunu bilmesi lazım bir belediye başkanının. Nedir biliyor musunuz konu? Şimdi ayırırsın bir 3 bin lira ama sen o projeye 3 milyon harcarsın. Bu, geçmişteki CHP hükümetlerinde de, sosyal demokrat hükümetlerde de böyleydi; DYP, ANAP ve AK Parti hükümetlerinde de böyleydi. Bunu bilmeyen belediye başkanına ben gülerim.''

''Sen sadece konuşuyorsun...''

''Peki hangi projeye onay verilmemiş? Hangi projeye imza atılmamış? Çıksın anlatsın. Böyle hamaset yaparcasına, havada uçan laflarla, somut olmayan sözlerle konuşmak çok kötü. Kendi projelerini yapamayan bir insan, imza atılsa sen onu nasıl doğru düzgün kullanacaksın? “Ben kredi buldum” diyorsun, krediyi nerede kullanacaksın? Sen sadece konuşuyorsun…

İzmir’e para verilmemiş…” Rakamlar bunu yalanlıyor… Türkiye’de yasa var. Hükümette, devlette bu yasalar çerçevesinde yardım yapılır ya da projelere para aktarılır. Sen otogarı yıllardır yapamamışsın, Çankaya Otoparkı’nın yerine bir yer ayarlayamamışsın, Harmandalı Çöplüğü’nü kapatacağım demişsin, yerine başka bir yer koyamamışsın. Yedi yıldır bekleyen bu kentin sorunları var. Sen bunlara şimdi para ayırsan ne olacak?

Hadi diyelim opera binası için imzalar atıldı. Hadi yap o zaman. Neyle yapacaksın? Krediyi buldum diyorsun, hani nerede kredi? Uçuk kaçık konuşuyorlar, milleti aptal sanıyorlar. Bu şekilde konuşuyorlar, ben buna kızıyorum. Sen yönetememezliğini hükümete atıyorsun. Yirmi beş yıldır ne yaptın bu kente? Sen onu söyle. Kocaoğlu’nun yaptığı birkaç şey olmasa hiçbir şey olmayacak.''

''Buraya geliyorsun siyasetin değişiyor...''

''Bu bir hastalık haline gelmiş. Belediye başkanları, ardı ardına bir şey olduğu zaman “Bize devlet üvey evlat muamelesi yapıyor” diyor. Neden öyle yapsın? İzmir’e yapılan yatırımlar belli. Sağlık alanında yapılan yatırımlar mesela, gelen ambulansları biliyorsunuz. O yüzden bu şekilde konuşmayalım. Sen gidiyorsun, bakanlarla poz veriyorsun, gidip ziyaret ediyorsun, resim çektiriyorsun, teşekkür ediyorsun; buraya geliyorsun, siyasetin değişiyor.''

''Yapay zekaya 'namuslu, dürüst demezsen...''

Hasan Çölmekçi ayrıca Konak Belediyesi ve şu an cezaevinde olan Zaza Yusuf'la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuyla ilgili Çölmekçi'nin yorumları şöyle:

''Zaza Yusuf denilen kişi şu an hapiste. Ve demiş ki, “Başkan bana bu 7 tane meclis üyesinden birini vurmamı, diğerlerini de dövmemi istedi” diye sosyal medya paylaşımı yapıyor. Herhâlde re’sen soruşturma yapılmalı. CHP’de Kılıçdaroğlu’ndan sonra her şey ayyuka çıktı. Öyle bir belediye başkanları seçmişler ki İzmir’e… Her birinde ayrı olay var; Karabağlar’ı ayrı, Foça’sı ayrı, Karaburun’u ayrı. Ne olacak bu İzmirli’nin hâli? Karşıyaka’sı ayrı, Buca’da zaten olaylar kesilmiyor, Konak’ta da öyle. Mafya giriyor olayın içine. Bu nasıl bir tiyatro böyle? Kimler getirdi İzmirlilerin başına bu belediye başkanlarını?

Yapay zekaya dediler heralde ‘sorunlu belediye başkanlarını bul’ Çünkü yapay zekaya doğru tarif edemezsen, dürüst, namuslu demezsen, yapay zekada sana bu kişileri getirir.''

“İzmir Manhattan oluyor, bilmem ne...' dediler...''

''Ben Habertürk’te yazı işleri müdürüyken bu yeni kent planına karşı çıktım. “İzmir Manhattan oluyor, bilmem ne,” gökdelenler bölgesi ilan edildi. Bunun ilk projelerini getiren rahmetli Ahmet Piriştina’ydı. O zaman da karşı çıkmıştık. Yeni Asır’da çalışıyorduk o dönem de. Bu konuda yazılar yazdım. Siz dedim, o Bornova’ya olan rüzgarı keseceksiniz. Siz İzmir’in silüetini değiştiriyorsunuz. Siz Meltemimizi engelliyorsunuz. Siz İzmir’i kaosa sürüklüyorsunuz. Çünkü denizin dibinde olan bir şehir ve her yağmurda su basıyor. Siz bu gökdelenler ile birlikte oradaki insanlarla birlikte her şeyi bir gökdelen çöplüğüne çeviriyorsunuz. Bu bölge gökdelenler bölgesi ilan edilmişti. Burası böyle yapılırsa ne trafik kaldırır, ne lağım kaldırır, ne de oradaki insanlar kıpırdayacak yer bulur. Bunların hepsini yazdık.

Ama maalesef kenti yönetenler, 2001-2002’den bu yana, hiçbir şekilde bizi dinlemediler. O dönem, çevreciler ve şehir plancıları neden dava açmadılar bunlara? Ama şimdi bakıyorsun şehrin her yeri gökdelen, her tarafı rant olmuş. Otopark yok, yeşil alan yok. Tamam, sen yüksek kat izni veriyorsun ama bunların çevresine bir yeşil alan yap, otopark yap. Aracını park edecek yer yok. Zaten otopark fiyatlarını da artırdı Büyükşehir Belediyesi. İzmir’i yönetemiyorlar. Ben partisinde değilim işin. Sen bu şehrin sosyal donatılarını yapmadan, parklarını, okullarını yapmadan yüksek kat izni veriyorsun.''

Muhabir: Seçil Ünlü