Manisa’da 17 yıl boyunca karanlıkta kalan bir kayıp vakası, jandarmanın titiz takibi ve sarsıcı bir itirafla aydınlandı. Şehzadeler ilçesinde 2009 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Ebru Koyuncu’nun, eniştesi tarafından vahşice katledildiği ortaya çıktı. 1 Ekim 2025 tarihinde annesinin yaptığı müracaatla yeniden açılan dosya, İzmir ve Manisa ekseninde yürütülen operasyonlarla bir aile dramını ve kan donduran bir cinayeti gün yüzüne çıkardı.
On yıllık sessizliği bozan kayıp başvurusu
Sancaklıiğdecik Mahallesi'nde yaşayan Münevver Koyuncu, eşi Süleyman Koyuncu’nun vefatının ardından, yıllardır içini kemiren korkuyu yenerek jandarmaya başvurdu. Eşinin şiddetinden çekindiği için kızı Ebru Koyuncu’nun kaybını o dönem bildiremeyen acılı anne, 2009 yılının Aralık ayında evden ayrılan kızından bir daha haber alamadığını ifade etti. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yaklaşık 17 yıl öncesine ait ipuçlarını birleştirmek için 25 farklı telefon hattının geriye dönük kayıtlarını incelemeye aldı. Saha çalışmaları ve teknik takipler sonucunda, Ebru Koyuncu’nun kaybının arkasında bir aile içi infaz ihtimali belirdi.
Yasak ilişki ve trajik sonun perde arkası
Yürütülen soruşturmada, o dönem 17 yaşında olan Ebru Koyuncu’nun, ablası Fatma Koyuncu ile dini nikahlı olan eniştesi Ufuk Köse ile gizli bir ilişki yaşadığı saptandı. Bu birliktelikten hamile kalan genç kızın, durumun aile içerisinde duyulmasından korktuğu ve bu süreçte ortadan kaybolduğu anlaşıldı. Elde edilen tanık beyanları üzerine operasyon düğmesine basan ekipler; Kars, İzmir ve Manisa’da eş zamanlı baskınlar düzenleyerek abla Fatma Koyuncu, eski enişte Ufuk Köse ve üvey kardeşler M.K. ile A.K.’yi gözaltına aldı.
Tarla ortasında gelen itiraf ve kemik parçaları
Gözaltına alınan 55 yaşındaki Ufuk Köse, sorgu sırasında işlediği suçun tüm detaylarını itiraf ederek adalete teslim oldu. Köse’nin ifadeleri doğrultusunda İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Armutlu Mahallesi’ndeki eski eşine ait arazide kazı çalışmaları başlatıldı. Jandarma ve olay yeri inceleme ekiplerinin nezaretinde yapılan kazıda, bir havuz çukurunun içinde Ebru Koyuncu’ya ait olduğu değerlendirilen kafatası ve kemik parçalarına ulaşıldı. Bulunan kalıntılar, kesin kimlik tespiti yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.
"Boğarak öldürdüm, üzerini birlikte örttük"
Katil zanlısı Ufuk Köse’nin kan donduran ifadesinde, Ebru Koyuncu’nun hamileliği ilerledikçe babasının öfkesinden korktuklarını ve bu nedenle kaçtıklarını anlattı. Ancak iki kız kardeş arasındaki husumetin ve büyüklüğü artan hamilelik sorununun cinayete giden yolu açtığını belirten Köse, genç kızı bir araziye götürerek boğduğunu bizzat itiraf etti. Cinayetin ardından durumu ablası Fatma Koyuncu’ya söylediğini belirten zanlı, ertesi gün olay yerine birlikte giderek cesedin üzerini toprakla kapattıklarını iddia etti. Abla Fatma Koyuncu ise suçlamaları reddederek, sadece cinayeti öğrendikten sonra cesedin bulunduğu yere bakmaya gittiğini savundu.
Adli süreç ve tutuklama kararı
Jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden üvey kardeşler serbest bırakılırken, asli kusurlu görülen Ufuk Köse ve abla Fatma Koyuncu, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. 17 yıl boyunca bir sır olarak saklanan bu cinayet, bir annenin cesareti ve güvenlik güçlerinin sabırlı takibi sonucunda adaletin pençesine takılmış oldu.





