Son Mühür/ Osman Günden- Moda Filmleri Derneği, estetik ve kültürel derinliği odağına alan vizyoner bir buluşmaya imza atarak 30 Ocak Cuma akşamı Zoë Coffee’de sanatseverleri bir araya getirdi. “Giyilebilir Sanatın İzinde” başlığı altında gerçekleştirilen moda filmi ve belgesel gösterimi, tasarımı sadece bir giysi formu olarak değil; kolektif hafıza ve insanlık mirasının ortak bir dili olarak tanımlayan çok boyutlu bir atmosfer sundu. Etkinlik, dokumanın kadim geçmişini modern sinemanın imkanlarıyla harmanlayarak izleyicilere entelektüel bir deneyim yaşattı.
Kültürlerarası bir köprü: Bashaques’in sanat dili
Gösterim programının merkezinde yer alan Bashaques imzalı 42 dakikalık belgesel film, bir koleksiyonun zihinsel evriminden üretim aşamalarına kadar olan serüvenini tüm şeffaflığıyla perdeye taşıdı. Belgeselin ardından sunulan 2 dakika 18 saniyelik moda filmi ise, anlatılan hikayeyi bedensel bir dışavurum ve mistik bir görsellikle taçlandırdı. Mekân, doku ve insan bedeni arasındaki bağı evrensel bir sanat diliyle kuran bu seçki, izleyici üzerinde sarsıcı bir etki bırakırken; Moda Filmleri Derneği yönetimi Antonio Özçevik, Burçak Çorlu, Sena Binici ve Murat Mert Özatağ’ın organizasyonuyla kusursuz bir buluşmaya dönüştü.

"Ayni" kavramıyla dokunan kolektif emek
Bashaques’in "Aynı mı?" isimli 9. Giyilebilir Sanat Koleksiyonu, ismini Peru’nun yerli dili Quechua’da yer alan "Ayni" felsefesinden alıyor. Bugün bir başkası için yapılan iyiliğin yarın karşılık bulacağı ilkesine dayanan bu kavram, tasarımcı Cankeş tarafından üretimin ahlaki ve sanatsal temeli olarak kabul ediliyor. Cankeş, Ayni’yi tekil bir başarıdan ziyade, birbirinin emeğine değer veren ve birlikte var olmayı kutsayan bir iş modeli olarak tanımlıyor. Tasarımcının bu yaklaşımı, koleksiyonun her bir parçasına etik bir değer olarak işlenmiş durumda.
Anadolu’dan Güney Amerika’ya dokumanın ortak belleği
Koleksiyonun ilham kaynağı, Anadolu’nun kadim motifleri ile Peru ve Kolombiya’nın yerli dokumaları arasındaki şaşırtıcı görsel akrabalıkta yatıyor. Alpaka ve koyun yünü gibi doğal elyafların el tezgahlarında hayat bulduğu bu özel seri, binlerce yıl öncesinden gelen İnka medeniyetine ait antik takıların Bodhita & Bashaques iş birliğiyle günümüze uyarlanmış aksesuarlarını da barındırıyor. Seri üretimin aksine, her parçadan sadece sınırlı sayıda üretilmesini etik bir tercih olarak nitelendiren Cankeş, kadim zanaatın tozlu raflarda değil, gündelik hayatın içinde sırtlarda taşınmasını hedefliyor.

Belleğin kaydı: 20 köyün dokuma güncesi
Giyilebilir sanatın bu meşakkatli üretim süreci, yönetmenliğini Dura PRODUCTION ve Alper Kuruçaylı’nın üstlendiği "Giyilebilir Sanatın İzinde" belgeseliyle ölümsüzleştirildi. 20 farklı yerleşim yerini kapsayan bu çekimler, dokumayı sadece bir teknik olarak değil, kuşaklar arasında köprü kuran canlı bir kültürel aktarım aracı olarak ele alıyor. Moda filminin görsel dünyası Pelin Kaçar’ın fotoğrafları ve Anıl Can’ın özgün styling çalışmasıyla şekillenirken, ortaya çıkan eser moda yayıncılığı alanında referans niteliği taşıyor.
Moda Filmleri Derneği ile sürdürülebilir sanat ekosistemi
Moda Filmleri Derneği, Türkiye’de moda filmi disiplinini güçlendirmeyi ve bu alanı uluslararası düzeyde bir referans merkezine dönüştürmeyi amaçlıyor. Tasarımcıları, yönetmenleri ve akademisyenleri aynı çatı altında buluşturan dernek, farklı disiplinlerin etkileşiminden doğan hibrit üretimleri desteklemeye devam ediyor. Dernek, önümüzdeki dönemde de sinema, tekstil, tiyatro ve fotoğraf gibi alanların sınırlarını ihlal eden yaratıcı projeleri izleyiciyle buluşturarak Türkiye’nin moda sanatı ekosistemine katkı sağlamayı hedefliyor.





