Gazze Şeridi sakinleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu 21 maddelik plana tepkili: “Filistin davasını yok ediyor”, “dışarıdan yönetimi kabul etmeyiz” sözleri öne çıktı.

Plan ‘Filistin davasını ortadan kaldırıyor’

Gazze Şeridi’nde yerinden edilen ve Cibaliye Mülteci Kampı’na yerleşen Ahmed Saleh, ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu 21 maddelik barış ve yeniden yapılanma planını “Filistin davasını yok etmeye yönelik teslimiyet planı” olarak nitelendirdi. Saleh, planın “yeni bir sömürgecilik” getirdiğini savunarak, “Bizim mücadelemiz nereye gitti? Son 80 yıldaki fedakârlıklarımız nereye gitti? Şehitlerin ve yaralıların kanı nereye gitti?” dedi ve planı “tamamen reddettiklerini” vurguladı.

Dışarıdan yönetim önerisine güçlü tepki

Trump’ın Gazze’yi bir yatırım projesi olarak gördüğünü söyleyen Saleh, plan kapsamında adı geçen dış aktörlere (metinde örnek verilen Tony Blair) karşı çıktı: “Neden bizi onun yönetmesi gerekiyor? Bizim bir devlet başkanımız ve yetkililerimiz var, kendimizi yönetebiliriz.” Bu tepki, Gazzeliler arasında planın “yabancı müdahalesi” olarak algılandığına işaret ediyor.

Savaş mağdurlarından “kabul etmiyoruz” ve “ama çaresiziz” tepkileri

Şucaiye Mahallesi’nden Salma el-Vadiyye, planı kesinlikle kabul etmediğini belirterek Trump’ın İsrail’i desteklediğini, savaş sırasında yapılan silah yardımlarını ve yaşanan yıkımı örnek gösterdi. Salma el-Vadiyye, “Hamas’ın silahsızlandırılmasını istemek kabul edilemez; çocukları, kadınları ve yaşlıları öldüren işgalcilere nasıl güvenelim?” dedi.

Buna karşılık Saftavi Mahallesi’nden Sara İsmail ise planı desteklemediklerini, fakat “büyük acı içinde oldukları için kabul etmek zorunda kalabileceklerini” söyledi: “Tony Blair’i istemiyorum ama çok zor şartlar altındayız. Bizi öldürdüler, aç bıraktılar, yerimizden ettiler. Artık çok yorulduk; herhangi bir çözümü kabul etmek zorundayız.”

Silahsızlanma tartışması: “Direnişin aracı”

Yerinden edilen İsmail Müslim, yeniden yapılanma ve hayatın normale dönmesini istediğini belirtirken, “silahsızlanmayı” reddettiğini açıkladı. Müslim, “Silah direnişin bir parçası. Tony Blair dışarıdan bir kişi; bizi yönetmesi için Gazze’den bir Filistinli istiyoruz” sözleriyle hem dış müdahaleyi hem de silahsızlanma maddesini eleştirdi.

Savaşın bitmesi için şartlı kabul teklifleri de var

Beyt Hanun bölgesinden Eid el-Basyouni, “Savaş bitene kadar anlaşmayı destekleyebilirim” diyerek; önceliğinin çocukların ve ailelerin güvenliği olduğunu söyledi. Eid el-Basyouni, yabancı bir yöneticiyi tercih etmediğini, Filistinli liderlere güven duyduğunu da ekledi.

Gazze Şehri’nden Yasser Hüseyin ise ateşkes ve yeniden inşa vaatleri karşılığında planı “kısmen” kabul ettiğini belirtti: “Savaşı durduracaksa, evimi yeniden inşa edecekse bunu isterim. Ancak bunun Filistin halkının haklarını yok etmemesi gerekiyor. Hamas ve diğer gruplara çağrım; kadın ve çocukların öldürülmesini durdurun.”

Halkın talepleri: Ateşkes, yeniden inşa ve Filistinli otorite

Gazzelilerin ortak talepleri arasında savaşın sona ermesi, yeniden yapılanma ve yerinden edilenlerin güvenle evlerine dönmesi ön plana çıkıyor. Ancak planın getirdiği silahsızlanma ve dışarıdan yönetim maddeleri geniş kesimlerce kabul görmüyor; halk, yönetimin Filistinli muhataplarca yapılmasını savunuyor.

Resmî rakamlar: İnsanî bilanço ağır

Metinde aktarılan verilere göre, Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı sayılara göre 7 Ekim 2023’ten bu yana ölenlerin sayısı 66.097, yaralıların sayısı ise 168.536 olarak verildi. Bu rakamlar bölgedeki insani krizin boyutunu ortaya koyuyor.

Kaynak: İHA