Son Mühür- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 20 Haziran’da gözaltına alınan Altaylı, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilmişti. Soruşturma savcılığında iki avukatıyla ifade veren Altaylı, Cumhurbaşkanı’na yönelik tehdit ya da hakaret kastının olmadığını söylemişti.

Altaylı, ifadesinde bir araştırma şirketinin anket sonuçlarını sosyal medyada paylaştığını, Türk halkının tarih boyunca yönetime katılma isteğini dile getirdiğini, kimsenin denetim dışında bir göreve getirilmesini istemediğini vurguladığını belirtmişti. Ayrıca halkın yöneticileri eleştirme hakkına sahip olduğunu, geçmişte padişahların dahi eleştirildiğini hatırlatmıştı.

Silivri’de duruşma başladı

Silivri’de duruşma başladı

63 yaşındaki gazeteci hakkındaki davanın ilk duruşması Silivri Açık Ceza Yerleşkesi 2 No’lu salonda görülüyor. Duruşma saat 10.55’te başladı. Altaylı’nın eşi Hande Altaylı, kızı Zeynep Altaylı, eski Galatasaray Başkanı Faruk Süren, Celal Şengör, Murat Bardakçı, CHP’li milletvekilleri Ali Gökçek ve Sezgin Tanrıkulu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar, Zafer Partisi İstanbul İl Başkanı Hakan Akşit ve Galatasaray Lisesi’nden arkadaşları salonda hazır bulundu.

“Silivri’mize hoş geldiniz”

Sanık kürsüsüne çıkan Altaylı sözlerine, “Silivri’mize hoş geldiniz” diyerek başladı. Uzun süredir yüksek güvenlikli cezaevi hücresinde kaldığını anlatan gazeteci, yaz aylarını ve sonbaharın başlangıcını içeride geçirdiğini ifade etti.

Altaylı, “Hayatımda ilk kez bir Ağır Ceza Mahkemesinde neden yargılandığımı anlamış değilim” dedi. Hücrede geçirdiği günlerde sık sık düşündüğünü belirten Altaylı, “Neden burada olduğumu zannederim anladım” diye konuştu.

“Çocuklar için kaygılandığım için buradayım”

Altaylı, savunmasında çocuklara olan sevgisini ve eşit şartlarda yaşamalarını istemesini yargılanma gerekçesi olarak gördüğünü söyledi. “Bu ülkenin en ücra köyündeki çocukları da kendi kızım kadar seviyorum. Onların da hayatlarına eşit imkanlarla başlamalarını savunduğum için buradayım” dedi.

“Cumhurbaşkanı’nı Tehdit Ettiğim İddiası Beni Hem Şaşırtıyor Hem Üzüyor”

Altaylı, Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiği suçlamasıyla yargılanıyor olmasının kendisini şaşırttığını dile getirdi: “40 yılı aşkın meslek hayatımda kimseyi tehdit etmedim. Tam aksine ben hep tehdit edilen oldum. Bu nedenle devlet 30 yıl boyunca beni korudu.”

Altaylı, ailesinin bu süreçte yaşadığı kaygıya değinerek, “Kızım yıllar boyunca benim sokağa çıkmamı engellemeye çalıştı. Ailem sürekli korku içinde yaşadı” ifadelerini kullandı.

Dava süreci devam ediyor

Fatih Altaylı’nın yargılandığı dava, Silivri’de görülmeye devam ediyor. Savcılık, gazeteci hakkında Türk Ceza Kanunu’nun “Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı” başlığı altındaki tehdit suçlamasından en az 5 yıl hapis cezası talep ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ