Son Mühür / Yağmur Daştan – Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) kurultay tartışmaları ve mutlak butlan süreci sonrası yaşanan değişimin ardından Foça İlçe Başkanlığı görevine getirilen Cenk Bakırlı hakkında son günlerde sosyal medyada ortaya atılan iddialar dikkatleri çekti. İddialar içinde Bakırlı’nın halihazırda CHP Foça İlçe Başkanlığı’na ait bir dükkanda ‘kiracı’ olduğu, eşinin ve kızının da Foça Belediyesi’nde çalıştığı yer alırken, Bakırlı ilk kez o iddialar hakkında Son Mühür’e konuştu. Ticari ve siyasi hayatı üzerinden yürütülen eleştirilere Bakırlı, "Ekmek parasıyla belden aşağı siyaset yapılmaz, verilemeyecek hiçbir hesabım yok" diyerek adeta meydan okudu.

Kavurucu sıcak ve fırtına bir arada! İzmir'in hangi ilçelerde sıcaklık 40 dereceyi aşacak?
Kavurucu sıcak ve fırtına bir arada! İzmir'in hangi ilçelerde sıcaklık 40 dereceyi aşacak?
İçeriği Görüntüle

“Evet, kiracıyım. Kirasını veriyor ve oturuyorum, bu kadar!”

Bahse konu ‘kiracılık’ durumunun yakın zamanda değil tam 30 sene evvele dayandığının altını çizerek açıklamalarda bulunan Bakırlı, “Hiç kimse halkın butlancı, vatan haini, bölücü diye partiyi suçladığı dönemde görev almazken ben hem mevcutta meclis üyesi hem CHP’nin kiracısı olup bu görevi aldım. Bu görevi partim bana verdi, o sorumluluğu sırtıma almak zorundaydım. Her seferinde söylüyorum, biz bu sorumluluğumuzu ilçe kongresine götüreceğiz. Benim 2.5 sene meclis üyeliğim var. Bu süre boyunca ilçe başkanlığı mümkün değil; illaki takvim işleyecek ve ilçe kongresi olacak. Partim bana bu sorumluluğu vermek istedi, aldım. Ömrümün sonuna kadar ilçe başkanı olarak kalmayacağım. Benim kira sözleşmelerim her sene ocak ayında yenileniyor, zaten devam eden kira sözleşmem var. 30 sene boyunca üç ortağım vardı, herkes hakkını devretti ve gitti. Onlar da CHP’liydi, hatta sonra biri başka bir partiye geçti. Şimdi bu konuşup eleştiren arkadaşların bana ‘Cenk Bakırlı yanlış bir yere imza atmış’, ‘Hesabına para geçirmiş’, ‘Sosyal hayatta ahlaksızlık yapmış’, ‘Birinin ekmeğine mani olmuş’ diyerek gelemedikleri için ‘Kiracı’ diyorlar. Evet, kiracıyım. Adı üstünde kirasını veriyor ve oturuyorum, bu kadar! Bu, siyaset yapılacak, belden aşağıya vurulacak bir konu değil. Ancak negatif başka bir şey bulamadıklarından bu şekilde vurmaya çalışıyorlar.

“Ekmek parama saygı duymak zorundalar”

“Bu ekmek parası, benim iki tane üniversite okuyan çocuğum var ve evimi geçindiriyorum” diyerek açıklamalarını sürdüren Bakırlı, “Sabah 09.00’dan gece 02.00’ye kadar çalışıyorum. Yeri geliyor, mutfağımdan önlükle çıkıyorum. Sıradan, halktan bir adamım. Emek harcıyorum, bana o para havadan gelmiyor. Partimin kirasını da veriyorum. Benim bu durumum boynumu eğecek, siyasete konu olacak bir konu değil. Üzerine basarak söylüyorum: Verilemeyecek hesabım yok. Kirasını ödediğim dükkanım benim ekmek param. Herkes de benim ekmek parama saygı duymak zorunda. Bu vurulacak bir şey değil, saçma sapan sınıfların, saçma sapan konusu. Nereden vururlarsa vursunlar” ifadelerini kullandı.

“Alnım ak, hayatıma devam ediyorum”

İki dönemdir Foça’da meclis üyeliği yaptığını, senelerce ilçe yöneticiliği yaptığını ve gençlik kollarında görev aldığını hatırlatan Bakırlı, “Bana ‘Senin siyasi geçmişin ne?’ diye yazmışlar bir de. Benim şu anda birinci önceliğim örgütümüzü dimdik tutmak ve “CHP Foça’da dimdik ayakta” mesajı vermek. O yüzden kulaklarımı tıkıyor ve bu söylemleri dikkate almıyorum. Alnım ak, hayatıma devam ediyorum” dedi.

“Belediyeye girdiğinde eşim değildi”

Yine ilçede konuşulan “Cenk Bakırlı’nın eşi ve kızı da belediyede çalışıyor” iddialarına da samimiyetle yanıt veren Bakırlı, “Onu da açıklayayım… Ben şu an ikinci eşimle evliyim. O ‘Eşi’ dedikleri çocuklarımın annesi ve çok saygı duyduğum biri. Benden ayrıldıktan sonra belediyeye girdi. Yani benim soy ismimi taşırken belediyeye girmedi. Kızım üniversite bitirdi, benim tek derdim kurumsal bir yerde çalışması ve hayata hazırlanması. Yaz sezonunda işe girdi, geçici işçi. Şu anda evli olduğum eşimin de kendi işletmesi var. Bu söylemler iyi niyetli değil” ifadelerini kullandı.

“Tercih edilmeyen insanlar bu tür olaylara girdi”

“Bu söylemler sizce neden çıkıyor?” sorusuna da yanıt veren Başkan Bakırlı, “CHP’nin içinde farklı fraksiyonlar var. Atama dahi olsa ben çıkıp ‘Partimde kalıyorum’ dedim. ‘Kalıyorum’ deme cesareti göstermeyip gölgede kalan, yarın öbür gün CHP’de belediye başkan adayı olabilecek ya da CHP normale döndüğünde geri dönebilecek arkadaşlar ‘Nasılsa biri paratoner oldu, şimşekleri üzerine çeksin’ diyor. Bu tür gruplar farklı isimleri ilçe başkanı olarak lanse etmek istedi. İl başkanlığı da baktı, kriterleri neydi bilmiyorum, onur duyuyor ve teveccühlerine teşekkür ediyorum ki beni tercih etti. Tercih edilmeyen insanlar bu tür olaylara girdiler. Neden girdiler onu da anlamıyorum. Buyur, gel. Sen de yönetimde çalış. Bizim kimseyle bir sıkıntımız yok. Yönetim kurulu çalışırken bir önceki dönem kimler belediye başkan adayı olmuş, daha önceki belediye başkanları dahil olmak üzere bütün başkanları da arayıp ‘Sevgili başkanım, isim verin bu geçici ve taşıyıcı bir yönetim olacak’ dedim. Ancak ona rağmen üzerime deli gibi düşmanlık var” dedi.

Hz. İbrahim örneği verdi: O çiçek canımı yakıyor

Son olarak, “Bu yaşananlara üzülmemek elde değil” diyen Bakırlı, “Savaş açan bazı basın mensupları var. Bu soruları bana kimse sormadan haber yaptı. Daha önce de kimseye bunu anlatmadım. ‘Kiracı’ diye bana belden aşağıya vurmaya kalkan arkadaşlar, ben o dükkanı kiraladığım tarihte hangi siyasi görüşte ve hangi platformdaydılar. 30 sene sonra kalkıp beni kendiyle kıyaslama hadsizliğine girmemeliler. Aynı yolda yürüsek ‘Beni niye tercih etmedin, onu tercih ettin’ diye isyan et. Son beş yıla kadar benim partime ve değerlerime küfretmiş insanlar bunlar. Şimdi mi CHP’li olmak aklınıza geldi? Şimdi mi Cenk Bakırlı’nın kiracı olduğu aklınıza geldi? Ben göreve geldim diye mi göze battım? Bir de ‘Kirası ucuz, bölük pörçük ödüyor’ diyorlar. Arkadaş! Kimsenin babasının malı değil orası. Ben en az 10 tane ilçe başkanı ve yönetimiyle çalıştım. İki ay üst üste kiranı ödemediğinde adamı kapının önüne koyarlar. Bu bir kere ticari mantığa sığmaz. Kanunen de buna izin verilmez, akıl mantık var. Hakaret ediyorlar, o koymuyor da bugüne kadar kol kola yürüdüğüm ama şimdi o hakaret yazısını beğenen arkadaşlar var, o koyuyor. Hz. İbrahim’i ateşe atmışlar, herkes taşlıyor. Bir tane arkadaşı mecburen çiçek atıyor, o çiçek can yakıyor. İşte, o çiçeği atanlar canımı yakıyor, başka bir şey değil. Ekmek parasıyla siyaset yapılmaz, hiç hoş değil” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan