Son Mühür- Cenevre'de devam eden müzakerelerden olumlu sonuç bekleyenler, İsrail ve AB uçaklarının İran'a bomba yağdırmasıyla yanıldıklarını anladılar.
İran'ın, Haziran'daki 12 gün savaşından çok daha hızlı ve koordine bir şekilde karşılık verdiği savaşın piyasalara ilk etkisi petrol fiyatlarındaki artışla enerji maliyetleri olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Petrol 100 doların üzerine çıkabilir...
İran savaşının piyasalara etkisini mercek altına alan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş,
''Yılbaşından bu yana süren ABD askeri yığınağına paralel olarak petrol fiyatları 60 dolardan 70 doların üzerine çıktı. Şu an bazı tahminler yapılsa da savaşın ne kadar süreceği, nasıl seyredeceği, ne kadar yayılabileceği konusunda belirsizliğin olması da fiyatları yukarı çeken önemli bir etken.
Önümüzdeki kısa vadede petrol fiyatlarında bir miktar daha yükseliş beklenebilir. Bununla birlikte, İran’ın petrol üretim alt yapısı savaş nedeniyle önemli zararlar görürse orta vadede petrolün 100 doların üstüne çıkması gündeme gelebilir'' hatırlatmasında bulundu.
Dr.Ayhan Bülent Toptaş'ın ABD ve İsrail ortaklığıyla İran arasındaki savaşın sonuçlarına yönelik açıklamalarından öne çıkan detaylar şöyle...

Altın, savaş kasası olarak bilinir...
Altın, özellikle ülkelerin rezervleri bağlamında "savaş kasası" olarak adlandırılır. Çünkü tarih boyunca savaşlar ve kriz dönemlerinde ekonomik güvence sağlayan bir stratejik rezerv olarak görülmüştür.
2003 yılında ABD’nin ve koalisyon güçleri tarafından Irak’a yapılan saldırıda altının ons değeri 400 doların üzerine çıkmıştı ve o gündür bugündür altın yükselişini sürdürüyor.
Altının yükselişi pandemi ile hızlandı, Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-Hamas-İran gerginliği ile ivme kazandı.
Bunlara şimdi ABD, İsrail – İran savaşı ile Pakistan-Afganistan savaşı eklendi. Bu gelişmeler karşısında altın fiyatları ortaya çıkan güvenli liman ihtiyacı ile yükselmekte ve kısa vadede rekor seviyelerin test edilmesi olasılığı ortaya çıkmakta.

Doların zayıflaması hızlanabilir...
Savaş ABD’nin 2025 yılında 1,78 trilyon dolar olan bütçe açığını daha da büyüterek doların zayıflamasının yolunu açacaktır.
Savaştan hisse senedi piyasaları genel olarak olumsuz etkilenecek, savunma sanayi ve enerji hisseleri değer kazanırken, havayolu şirketleri ile turizm şirketleri petrol maliyetleri ve güvenlik kaygıları ile değer kaybedecektir.
Türkiye nasıl etkilenir?
Türkiye’nin bölgeye komşu olması savaşın olumsuz etkilerinin güçlü bir şekilde hissedilmesine yol açacak.
Artan petrol fiyatları akaryakıt zamları üzerinden ulaşım maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde baskı oluşturacak. Savaşın uzayabileceğine yönelik kaygılar da döviz kurları üzerinde baskı yaratabilir.
Bölgedeki istikrarsızlığın kısa sürede bitmeyeceğine yönelik bir algının oluşması halinde turizmde rezervasyon iptalleri yaşanabilir.
Yabancı turistler savaş bölgesine komşu bir ülkeye gelmeye çekinebilirler. Bu da turizm sektörünü zora sokabilir. Bölgedeki istikrarsızlık Türkiye’nin CDS primlerini yukarı çekebilir ve borçlanma maliyetini artırabilir.

En eski sınır komşumuz...
İran Türkiye için özellikle doğal gaz bakımından önemli bir enerji tedarikçisi konumunda. İran’ın Türkiye karşısındaki bu konumu savaş nedeniyle oldukça aksayacaktır.
1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin anlaşmasından bu yana İran sınırı Türkiye’nin en eski ve en istikrarlı sınırıdır. Türkiye açısından İran ile yapılan sınır ticareti hem ekonomik hem de stratejik ve toplumsal açılardan kritik bir öneme sahiptir.
Sınır ticareti, özellikle Van, Ağrı, Iğdır ve Hakkari gibi sanayileşmenin kısıtlı olduğu iller için "can suyu" niteliğindedir.
Türkiye'nin CDS primi ne olur?
Sonuç olarak, Türkiye açısından bakıldığında savaşın etkileri yalnızca enerji faturasıyla sınırlı kalmayacaktır. Bölgesel jeopolitik risk algısındaki her bozulma, CDS primleri ve sermaye akımları üzerinden Türkiye’deki finansman koşullarını da doğrudan etkileyebilecektir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündemini CDS primlerinin savaştan nasıl etkilendiği sorusu oluşturacak.





