Ertuğrul Özkök hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Dosya "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla açıldı.
Kimse şikâyette bulunmadı, savcılık kendiliğinden harekete geçti. Karar duyulunca 79 yaşındaki gazetecinin uzun kariyeri de yeniden konuşulmaya başlandı.
Franco benzetmesi tartışma yarattı
Özkök, Bahar Feyzan'ın YouTube kanalındaki programa konuk oldu. Sohbetin bir yerinde İspanya'ya, öğrencilik günlerine döndü.
Franco diktatörlüğünün nasıl bir gecede dağıldığını gözleriyle gördüğünü anlattı. Ardından bu tip düzenlerin kalıcı olmadığını söyledi. Bugünkü yapının Recep Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine inşa edildiğini ve onunla ayakta durduğunu savundu.
Savcılık, programdaki bu söylemleri gerekçe gösterdi. Özkök'ün benzer sebeplerle daha önce de hukuki süreçlerle karşılaştığı biliniyor.

Ertuğrul Özkök kimdir, nereli?
İzmirli. 8 Nisan 1947 doğumlu. Babası Şükrü Özkök'ün ailesi Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden göç ederek şehre yerleşti.
Okul yıllarını memleketinde geçirdi, Namık Kemal Lisesi'ni bitirdikten sonra Ankara'nın yolunu tuttu. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne bağlı Basın ve Yayın Yüksek Okulu'ndan 1969'da diplomasını aldı.
Meslek hayatı TRT'de muhabirlikle başladı ama uzun sürmedi. Bir yılın sonunda Fransa'ya gitti, iletişim bilimleri alanında doktora yaptı.
Hürriyet'te geçen yirmi yıl
Dönüşünde soluğu akademide aldı. Hacettepe Üniversitesi'nde 1986'ya kadar ders verdi, doçentliği aldıktan sonra kürsüyü bırakıp gazeteciliğe geçti.
Hürriyet'teki ilk durakları Ankara ve Moskova temsilcilikleri oldu. Sonrasında günlük siyaset yazarlığı, ardından genel yayın yönetmenliği geldi.
O koltukta yaklaşık 20 yıl oturdu. 2010'un hemen başında görevi bıraktı. Aynı dönemde Doğan Yayın Holding'in üst yönetiminde de yer aldı.
Siyasi çizgisi zaman içinde epey değişti. Gençliğinde sosyalist olduğunu, Turgut Özal'ı tanıdıktan sonra liberalizme kaydığını kendisi anlattı. "Beyaz Türk" tanımını Türkiye gündemine sokan isim de yine kendisi.
Raflarda birçok kitabı bulunuyor. Elveda Başkaldırı, Stalin Baroku, Yedi Büyük Günah ve Bir Beyaz Türk'ün Hafıza Defteri bunların arasında. İlk çalışmaları daha çok iletişim kuramları üzerineydi, sonraki yıllarda anı ve deneme türüne yöneldi.
Köşe yazarlığını hâlâ sürdürüyor. Yazdıkları da zaman zaman tartışma konusu olmaya devam ediyor.



