Sanki... Beklenmedik bir şey olacakmış gibi...

Birdenbire...
Güneş bulutların arkasına saklanmaya başlamıştı o saatlerde...
İstanbul’a “karanlık” çöküyordu hızla...

*

Kamyonlara, otobüslere bindirilmiş “talan” grubu…
Ellerindeki sopalarla mahalle basmak için çoktan yola çıkmıştı…
Bol körüklü çizmeleriyle atlı polisler, otobüslere yol açıyordu…
Sirkeci'den Samatya'ya, Fener'e, Kumkapı'ya, Nişanca'ya doğru…
Sanki...

“Can yakmaya hazır, başka bir ordu yürüyordu…”

Bakırköy'de ise…
Elektrikli trenin demirlerini sökmüş bir gözü dönmüşler(!) birliği…
Evlere, dükkanlara saldırıyordu…
Marmara kaynıyordu resmen!
Kayıklar, motorlar ele geçirilmiş…
Silah zoruyla mecbur edilmiş çımacılar Adalar'a doğru yol almışlardı…

Hazan Ada'ya geç gelirdi zaten...

O yıl Ankara'nın “güz sancısı” erken gelmiş ve…
Bu asuda bahçeye çökmüştü…
Sevdalı şarkıların söylendiği dilde şimdi çığlıklar vardı…

*

Türkiye Cumhuriyeti'nin…
En “karanlık” gecelerinden biri…
Bir gazetenin kocaman manşeti ile başladı…
O sırada…
Takvimler “5 Eylül 1955 Pazartesi” yaprağını gösteriyordu…
Devlet'in radyosu…

Akşam saatlerinde Atatürk'ün Selanik'teki evinde…
Bir bomba patladığını duyurdu…

Radyo dinleyenler şoke olmuştu…
Akşam saatlerinde ise “Yedi Tepeli Kent”te…
Hareketlilik başlamıştı bile…
Ni'tekim…
Demokrat Parti'nin yayın organı olarak ün yapan…

İstanbul “Ekspres Gazetesi”…

6 Eylül sabahının ilk saatlerinde…
Güya “ikinci baskı” yaparak…

“Atamız'ın Evi Bombalandı!”

Manşetiyle İstanbulluları uyandırdı!
Bu haber…

Atatürk'ün Selanik'teki evine gönderilen…
Bombalı tehdit mektubunu haber vermekteydi…

Ne var ki…
Haberlerde mektubun kimin tarafından gönderildiği ve…
Bombanın patlayıp patlamadığı gibi detaylar verilmemişti…

*

Aslında…
Genelde tirajı 20 bin civarında olduğu halde…

“İstanbul Ekspres Gazetesi”…

6 Eylül sabaha karşı “290 bin” basmıştı…
İstanbullular'ın galeyana geldiği sabah…
İşte o unutulmaz “6 Eylül” sabahıydı ve…
Bir gazete manşeti “kıvılcım” olmuş…
Hınç dolu İstanbullular'ın…
Galeyana gelmesine yetip de artmıştı bile…

*

…Ve “6 Eylül akşamı” Cumhuriyet tarihinde…
Görülmemiş yağma ve yıkım eylemi yaşandı güzel İstanbul'da…
İlk saldırının adresi…
Güneşin battığı saatlerde…
Şişli’deki “Haylayf Pastanesi” oldu…
Ardından…
Giderek büyüyen kalabalık…

Kumkapı... Samatya... Yedikule... Ve Beyoğlu’na geçerek...

Gayrımüslümlerin toplu olarak yaşadığı semtlerde…
Önce Rumlar'ın…
Ardından da Ermeni, Musevi ve hatta yanlışlıkla…
Bazı Türkler'in dükkanlarına saldırarak yağmaya başladı…

*

İstanbul'daki Rum azınlığın…
Ev, işyeri ve ibadet yerlerine saldıranları…
İddialara göre...
Polis tarafından adeta seyredildi(!)
Yağmanın önceden planladığı belli oluyordu…
Rum vatandaşların adresleri önceden belirlenmişti…

*

Olaylar İstanbul'un her yanına yayılırken…

Saldırılar sırasında ne kadar dükkan varsa hepsi kullanılmaz hale geldi ve acımasızca yağmalandı…

Vitrini parçalanmamış iş yeri kalmamıştı…
Resmi kaynaklara göre…

“6-7 Eylül Olayları” 40 saat kadar sürdü…

Toplamda 4 bin 214 ev, bin iş yeri, 73 kilise ve…
26 okul adeta yerle bir edildi…
O günlerin İnsan Hakları Örgütü “Helsinki Watch”a göre…

Olaylarda 15 kişi hayatını kaybetmişti…

*

Sonunda…

6 Eylül gecesi sıkıyönetim ilan edildi(!)

Acı olaydan…
Gazeteleri ve “komünist” olarak fişlenen…
Aziz Nesin, Can Boratav, Zehra Kosova gibi isimlerin bulunduğu…
Onlarca yazar ve aydın, askeri hapishaneye gönderildi…

*

“Türkiye'nin O En Karanlık Gecesi”nde…
Aralarında kilise ve havraların da bulunduğu…
Beş binden fazla(!) taşınmaz tahrip edildi…
Milyonlarca dolarlık mal sokaklara saçılıp, yağmalandı…

İstanbul'daki 73 Rum Ortodoks kilisesinin tamamı ateşe verildi…

İzmit ve Adapazarı'ndan gelen yağmacılar…
Evlerine geri dönmek için Haydarpaşa Garı'na geldiklerinde…
Yağmaladıkları mallarla kıskıvrak yakalandılar…
Soruşturmada…
O gözü dönmüşlerin…
Bir gün önce başka şehirlerden getirildiği ortaya çıktı…

*

Sonradan yakalanan bir Türk konsolosluk yetkilisi…
Bombayı olayları kışkırtmak için kurguladıklarını itiraf etti…
Ancak Türk basını bunu görmezden gelerek…
Bombanın Yunanlar tarafından atıldığını iddia etti…
Demokrat Parti hükümeti…
Zarara uğrayıp tescil ettirenlere…
Toplam 60 milyon Türk lirası civarında tazminat ödedi...

*

Bitiriyoruz…

O günlerin gazetelerine bakılırsa…

“Asıl suçlu, Türkleri provoke eden Rumlardı!..”

Acı olaylarla ilgili önce 3 bin151 kişi tutuklandı…
Bu sayı birkaç gün sonra 5 bin 104'e yükseldi…
Sonra hepsi hürriyetine kavuştu…
Vatandaşın ifadesiyle kimse hapiste çürümedi(!)
Olayların ardından…
Türkiye'de yaşayan Rumlar’ın büyük bir kısmı ülkeyi terk etti…
İstanbul…
İki gün içinde darmadağın oldu…
Memleketin hafızası şaşkına döndü!
Ve…

“6-7 Eylül Olayları”...

Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki “en karanlık” olaylardan biri olarak geçti…

Nokta…

Hamiş 1: Türk Edebiyatı'nın ölümsüz imzası, iki yıl önce kaybettiğimiz Yılmaz Karakoyunlu, “Güz Sancısı” eserinde “6-7 Eylül” olaylarını ve gayrımüslüm azınlıkların ülkeyi terk etmek zorunda kalışlarını kendine has üslubuyla anlatmıştı… O roman, filme de uyarlandı… Fark etmişsinizdir… Bu yazının girişindeki muhteşem yazı dili merhum Karakoyunlu'ya aittir…

Hamiş 2: Son 100 yılda bu güzel vatan topraklarında… “Yaşamadığımız acı kalmadı…” dersek yanlış olmaz! Hep yüzümüze gülüp her fırsatta sırtımızdan hançerleyenler hiç eksik olmadı!..

Sonsöz: “Hayatımıza giren her insan, bize bir şeyler öğretmek için gelir… Kimi sevgiyi, kimi sabrı, kimi ise vazgeçmeyi öğretir… / Anonim…”