İzmir o güzel evladını kaybettiğinde... Takvimler… “2 Eylül 2021 Perşembe”yi gösteriyordu ve... Henüz “65’inci yaşını”nı geride bırakmaya hazırlanıyordu...
96 yaşındaki Koca Patron Selçuk Yaşar'ın…
Ortanca evladı…
Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar…
Bu dünyaya veda etmişti…
*
Selim Yaşar'lar, kolay yetişmiyor…
Koca Yaşar Topluluğu'nun dördüncü kuşağını temsil ediyordu…
Nevi şahsına münhasır bir kimlik sergiliyordu…
*
O'nunla 35 yıl önce (1991) Cahide Karabel’le birlikte yaptığım röportajı…
Dün gece bir kez daha okudum…
35 yıl bu…
Ve…
“Zaman Tüneli”nden çekip aldığım o röportajdaki cevaplarda…
Neyi keşfettim, biliyor musunuz?
2000'li yıllarda neler yapmayı kafasına koyduğunu…
Taaa, o günlerde (anlatıyordu) içtenlikle…
İşte, bu yüzden…
Babası gibi “özel” bir patrondu…
*
Röportaj hayli uzun…
Selim Yaşar'ın tarihe “iz bırakan” cevapları önemli olduğu için…
Sadece “Selim Bey'in cevapları” ile yetinelim…
Zaten o cevaplardan soruları şıppadanak çıkaracaksınız…
*
Şöminenin karşısında hem köpeği “Sedef”in gıdısını okşuyor hem de…
Sorulara cevap veriyordu…
Eh, bana da notları yazmak kalıyor…
İşte, 35 yıl önceden bugünlere ışık tutan…
Selim Yaşar'ın hayata, ekonomiye, siyasete ve politikaya bakışı…
*
“Dostlarım pek gülmediğimi, hatta gülümsemediğimi söylerler… Ara sıra gülmek, espri yapmak güzel bir şey… Aslında stresi de atar ama bunu yapabilmek için işten uzaklaşmak lazım…”
*
“Eğitim için çok küçük yaşta, üstelik tek başıma Avrupa'ya gittim… Düşünsenize, ailenizden uzak liseyi Fransa'da okuyorsunuz ve sınıf üçüncüsü oluyorsunuz… Amerika'da sınıf başkanlığı yaptım; üstelik beni Amerikalı öğrenciler seçmişti…”
*
“Ben tepeden inme bu koltuğa gelmedim… (O günlerde Yaşar Holding Başkan Yardımcısı) İş hayatına 1981'de başladığımda Türkiye daha yeni ihracata atılıyordu… Ve ben de ihracatla başladım… Karınca gibiydik; çok çalıştık… Dünyanın bütün ülkelerine gittik, yeni müşteriler bulduk… Yaşar Dış Ticaret'e girdiğimde ihracatımız 1 milyon dolardı; 10 yılın sonunda 300 milyon dolar oldu…”
*
“İş yaparken hiç (Dediğim dedik!) olmadım… Benim sistemim katılımcı sistem… Karmaşa olmasından korkmam… Fikirler kapalı kalmamalıdır…”
*
“Selçuk Yaşar'ın oğluydum ama onca tahsilden sonra önce satış elemanı olarak işe başladım…”
*
“Önümüzdeki ikinci 10 yılda (2000'nin eşiğini kastediyor…) kendimi Türkiye'ye başarılı bir işadamı olarak kabul ettirmem gerekiyor…” (1993-1995 arasında EBSO Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı…)
*
“Politikayla her zaman ilgim olmuştur… Zaten iş hayatında politikayla ilgisi olmayan bir insanı normal bir insan olarak kabul etmiyorum… Çünkü, politika ekonominin sınırıdır… Ekonominin yapışık kardeşidir… Bizim yaptığımız iş ekonomi… Ne doktorluk, ne avukatlık, ne de öğretmenlik… Bizi politikanın gidişatı ilgilendiriyor… Hatalar varsa, demokratik bir ortamda aşırıya kaçmadan beyan etmek gerekir… Nasıl biz ciddi bir şekilde iş hayatındaysak, ciddi bir şekilde de politikaya sahip çıkmaya mecburuz…” (2004-2009 arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekilliği ve Karşıyaka Belediyesi Meclis Üyeliği görevlerini üstlenmişti…)
*
“Evli olsaydım, bu merdivenleri bu kadar hızlı çıkamazdım… İkinci 10 yılda herhalde evli bir işadamı olarak karşınıza çıkacağım… Evliliği sağlam temellere oturtmak istediğim için…”
*
“Spor hayatım keyifli… Bir kere profesyonel dağcıyım… Kayak öğretmeniyim… Üstelik buz hokeyi takımında oynadım; aynı zamanda futbolcuydum… Bu işlerden para bile kazandım…”
*
“Türkiye'de her şeyin dünya kadar ithalatı yapılıyor… (O sırada tarih 1991…) Bu ülkede kurulmuş bir takım sanayilerin teknoloji yönünden Batı'daki örneklerinden hiç bir geriliği yok… Serbest piyasa ekonomisi bir ideolojidir… Buna inanıyorum ama her şeyin bir zamanı var… Düşünebiliyor musunuz? Japonya'da boya fabrikaları var… Japonya'da otomobil üretin tüm fabrikalar, bu Japon boyalarını kullanıyorlar… Bizim, en az Japonlar kalitesinde ürettiğimiz otomobil boyası var… Üstelik hem daha kaliteli, hem daha ucuz… Ama Türkiye'deki otomobil sanayicileri hala kullandıkları boyanın yarısını ithal ediyor…”
*
“Kitap yazmak gibi bir idealim var… Sık sık başlıyorum ama notlarımın devamını getiremiyorum…”

*
...Ve, bitiriyoruz…
Buruk acıdır ama...
Yeni nesil bilmeli...
Bu dünyadan bir “Selim Yaşar” geçti…
Ataları'nın mirası “Yaşar Topluluğu”na iki kardeşi gibi…
Çok önemli katkılar koydu…
Bu fani dünyada…
Ata yadigarı her şeye sahip çıkmaya gayret etti…
*
Bitiriyoruz...
Her şey güzeldi...
Her şey yolundaydı...
Ne var ki...
Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar...
Tatil için gittiği Dubai'de yakalandığı “koronavirüs” belası nedeniyle...
Hayatını kaybetti...
Baba Selçuk Yaşar, o sırada 96 yaşındaydı…
65'ini süren bir “evlada veda” dayanılacak acı değildi…
Selim Yaşar'ı hep o 35 yıl önceki röportajdaki gibi hatırlayacağım…
Nokta…
Hamiş: "Hayat bir nefestir; aldığın kadar, hayat bir kafestir; kaldığın kadar, hayat bir hevestir; daldığın kadar... / Hz. Mevlana...”
Sonsöz: “Veda'lar hep acı verir; önemli olan unutulmamak… / Anonim…”