Son Mühür / Erkan Doğan - Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda “Bölgemizdeki Savaşlardan Çıkarılan Dersler ve Türkiye için Stratejik Öncelikler” konulu bir basın toplantısı düzenledi.

Bağcıoğlu, Milli Savunma politikaları konusunda atılması gereken adımlar ve önerileri içeren 21 maddelik bir açıklama yaptı. “Bölgemizdeki savaşlardan alınan dersler; Türkiye açısından savunma önceliklerinin yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmaktadır” diye Bağcıoğlu, “İnsansız sistemlerin savaş alanındaki rolü, maliyet ve etkinlik dengesi üzerinden köklü bir değişime işaret etmektedir. Geleneksel yaklaşımda yüksek maliyetli platformlar ve hassas güdümlü mühimmatlar caydırıcılığın temel unsuru olarak görülürken, örneğin düşük maliyetli taarruzi İHA’lar bu dengeyi tersine çevirmektedir. Gelişen füze kabiliyetleri uçak gemisi harekâtını kısıtlamakta, bazı durumlarda uçak gemileri harekât alanından eskisinden daha da fazla uzaklaşmak zorunda kalmaktadır. Bölgedeki savaşların verdiği net ders önceliğin; bütünleşik hava ve füze savunma sistemi, muharip hava gücü, hava ulaştırma filosu, hava savunma ve darbe yeteneğine sahip milli gemiler, milli mühimmatın sürdürülebilir üretimi, taarruzi İHA’lar ve muharip insansız uçak sistemleri olduğudur. Savaşın doğası “en gelişmiş sistemi kullanandan” ziyade “kayıpları en iyi tolere edebilen” aktör lehine dönüşmektedir.

Görüntü 19.04.2026 10.55

Türkiye için yapılması gereken; devam eden 3.500 savunma projesinin önceliklendirilmesi ve kısıtlı kaynaklarımızın milli güvenliğimiz açısından acil ve kritik projelere tahsis edilmesidir. Bu kadar acil ihtiyaç varken, sınırlı kaynakları doğrudan harekât katkısı sınırlı bir uçak gemisine ayırmak askerî değil siyasi bir tercihtir.

Öncelik sahaya hızlı etki edecek projelere verilmelidir; bu nedenle uçak gemisi ve benzeri projeler, ekonomik şartların da uygun olacağı bir döneme ertelenmelidir. Şimdi ana başlıklar altında savaştan şu ana kadar alınan ana dersleri özet olarak ifade etmek istiyorum^

Toplumsal Dirençlilik

Tehditler artık sadece cephelerde veya harekât alanlarında silahla değil, algı faaliyetleri ile; ekonomide, tarımda, eğitimde, siber ortamda ve yaşamın her alanında toplumun azim ve iradesini etkileyecek şekilde ortaya çıkmaktadır. Milli Güvenliğimizin temeli; teknolojik egemenlik, askeri caydırıcılık, bilgi üstünlüğü, etkin kriz yönetiminin yanı sıra kriz anlarında dirençli bir toplumsal yapıdır. Adaletli, demokratik ve hukukun üstünlüğüne dayanan, hak ve özgürlüklerin korunduğu uygulamalar ve kimsenin ötekileştirilmediği birleştirici politikalarla toplumsal dirençlilik güçlendirilmelidir.

Hava Gücü ve Hava Savunma Sistemlerinin Belirleyici Rolü

Bölgemizdeki çatışmalardan alınan en önemli ders; “etkin muharip hava gücü” ile “füze ve hava savunmasıdır”. Hava üstünlüğünü sağlayan taraf, savaşın temposunu ve sonucunu belirlemektedir. Sürdürülebilir mühimmat desteği ile yenilikçi çözümleri de içeren hava savunma sistemleri milli güvenliğimizin olmazsa olmazıdır. Eğitim ve doktrin kapsamında bölgenin sayılı silahlı kuvvetlerinden olan TSK’nın, modern harp silah ve araçları ile de zaman kaybı olmadan donatılması zorunludur. Çevremizdeki devletler bir plan dahilinde muharip hava güçlerinin kabiliyetlerini artırmaya devam etmektedir. Son 23 yılda TSK envanterine sadece 30 civarı savaş uçağı katılırken, bölge ülkeleri yeni nesil uçaklar alarak hava üstünlüğü konusunda ciddi stratejik riskler yaratmıştır. Hava gücümüzün geleceği olan KAAN milli muharip uçağı harekât ve teknolojik bağımsızlığımızın sembolü ve zorunluluğudur. Test uçuşu gurur verici olsa da milli motor geliştirme süreci ve ara çözüm motor tedarikinde yaşanan gecikmeler; planlama ve tedarik süreçlerinin yönetiminin hayati önemini ortaya koymaktadır.

İHA ve SİHA’ların hava, kara ve deniz unsurlarıyla entegre kullanımı sahada oyun değiştirici etki yaratmıştır.

S-400 hava savunma sisteminin entegre hava savunma mimarisi içinde kullanılamaması; sistem seçimi, entegrasyon ve kullanım konsepti arasındaki uyumsuzluğun somut bir örneğidir. S-400 tedariki büyük bir hatadır ve çok büyük ihtimalle harekât ihtiyaç makamlarının görüşü dikkate alınmadan hatalı muhakeme doğrultusunda siyasi tercihle envantere dahil edilmiştir. Çevremizdeki devletler onlarca yıl önce Entegre Hava ve Füze Savunma Sistemleri projelerini hayata geçirirken, Çelik Kubbe projesine ancak 2024’te başlanabilmiştir.

Balistik füzelerin müttefik unsurlar tarafından vurulması, hava savunma kapasitesinde dışa bağımlılığın halen kritik bir risk alanı olduğunu göstermektedir. S-400’e tahsis edilen kaynaklar yıllar önce milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine tahsis edilse idi mevcut durumda S-400’den çok daha güvenilir ve geliştirmeye açık milli sistemlerimiz olabilirdi. Milli Gemi konseptine dayanan ve hava tehdidinin arttığı günümüzde ileriden savunma için en önemli harekât ihtiyacı olan; TF-2000 (Tepe Sınıfı) hava savunma muhribinin 23-24 yıldır konsept aşamasında kalması ve inşa sürecinin gecikmesi önemli bir zafiyet alanıdır.

Bu çerçevede;

• MMU KAAN’ın tam harekât yeteneğine ulaşma süreci öncelikli ve geciktirilemez hedef olmalıdır.

• Muharip uçak tedarik (EF-2000, F-16 Blok 70) ve modernizasyon (Özgür) projeleri hızlandırılmalıdır.

İzmir'de kurbanlık fiyatları ne kadar? Güncel fiyatlar şaşırttı
İzmir'de kurbanlık fiyatları ne kadar? Güncel fiyatlar şaşırttı
İçeriği Görüntüle

• Çelik Kubbe projesi, yönlendirilmiş enerji teknolojilerini de kapsayacak şekilde bütün bileşenleriyle süratle hayata geçirilmelidir.

• Kritik tesislerin hava savunması ve kuvvet koruma tedbirleri güçlendirilmelidir.

• TF-2000 (Tep sınıfı) hava savunma muhribi projesi hızlandırılmalıdır.

• ANKA-3, Kızılelma muharip insansız uçak sistemleri ve taarruzi İHA sistemlerinin geliştirme ve envantere alma süreçleri hızlandırılmalıdır.

• CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik girişimler öncelikli hedef olarak ele alınmalıdır.

Kabiliyetlerin Sinerji Sağlaması

Bağları zayıflatılan Jandarma ve Sahil Güvenlik ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin,barış döneminden itibaren yüksek seviyede işbirliği içinde olması sağlanmalıdır. Ayrıca Çok Boyutlu Harekât yaklaşımı çerçevesinde ticari ve kamu kurumlarının sahip olduğu yeteneklerin harekât sahasında ihtiyaç olduğunda kullanılabilmesi maksadıyla; barış döneminden itibaren gerekli hazırlıklar yapılmalıdır.

Komuta-Kontrol, Muhabere ve Alternatif Seçenekler

TSK komuta yapısı sadelik ve komuta birliği prensiplerine uygun şekilde revize edilmelidir. Öncelikli hedef haline gelen; Karargâhlar, veri merkezleri ve muhabere hatları; füze, siber saldırı ve elektronik taarruz altında dahi çalışmaya devam edecek şekilde yedeklenmelidir. Kesinti altında görev icrasını sürdürebilecek alternatif komuta zincirleri ve haberleşme yöntemleri önceden planlanmalı ve test edilmelidir.

Milli Lojistik ve Tedarik Sistemi

Mühimmatlar öncelikli, tüm stokların yeterli seviyede olmasını, gerektiğinde kesintisiz ve seri tedarik imkânını, onarım faaliyetlerinin nerede ihtiyaç duyulursa yapılabilmesini sağlayan, lojistik seferberlik faaliyetleri ve savunma sanayi ile de desteklenen etkin bir lojistik sistem idame edilmelidir. Düşük maliyetli tehditler, yüksek maliyetli hava savunma mühimmatlarını hızla tüketerek sürdürülebilirliği zayıflatmaktadır. Savunma planlamasında stok değil sürekli üretim ve hızlı ikmal kapasitesi esas alınmalıdır. ALKA benzeri yönlendirilmiş enerji silah sistemlerinin ve diğer yenilikçi projelerin seri üretimi ve yaygınlaştırılması hızlandırılmalıdır.

Yenilikçi Savunma Sanayi

“Etkin, Adil ve Denetlenebilir Proje ve Kayırmacı Olmayan Personel Yönetimi” hedef olmalıdır. Muharebelerin gelişmesine, yeni oluşan ve değişen harekât ihtiyaçlarına bağlı olarak, harekât sırasında AR-GE faaliyetleri ile sistem ve silah geliştirebilen dinamik bir savunma sanayi oluşturulmalıdır.

Harekât Bağımsızlığı

Atmaca güdümlü mermi, Akya torpido, Hisar - Siper hava savunma sistemlerinde olduğu gibi tüm kritik silah ve sistemlerde dışa bağımlılık azaltılmalı; yazılım ve kontrol tamamen yerli olmalıdır.

Etkin Personel ve Lojistik Seferberlik Sistemi

Eğitimli, motivasyonu yüksek ve gerektiğinde süratle aktive edilecek göreve hazır yedek personel sistemi idame edilmeli, lojistik seferberliği de dâhil geniş kapsamlı, bir bölge ile sınırlı kalmayan, seferberlik tatbikatları ile denenmelidir.

Modern Eğitim Modeli

Muhariplik ve silah arkadaşlığı ruhu kazandıran, çağın gereksinimlerine uygun, kurumsal kültüre sahip, doktrin birliği sağlayan ve Kuvvet Komutanlıkları ile bağı koparılmamış eğitim sistemi yeniden tesis edilmelidir.

Çok Katmanlı Sınır Güvenliği

Sızma / izinsiz geçişleri engelleyecek şekilde deniz ve kara hudutlarına yönelik güvenlik tedbirleri alınmalıdır. İHA’lar, gözetleme ve tespit sensör/sistemleri, fiziksel engellerle bütünleşik sınır koruma sistemlerinin etkinliği artırılmalıdır. Hudut birliklerinin sınır güvenliği konusunda eğitimli, donanımlı ve uzmanlaşmış personelden oluşması sağlanmalıdır.

Geri Bölge Emniyeti

Kriz, çatışma ve savaş döneminde geri bölge emniyetinin sağlanmasına azami gayret gösterilmelidir. Stratejik ve kritik tesisler ile yüksek önemdeki kişiler barış zamanından itibaren korunmalıdır. Anavatanda geri bölgenin sabotaj, suikast ve iç karışıklık gibi eylemlere karşı emniyetini tesis edecek koordineli çalışan istihbarat ve güvenlik sistemi oluşturulmalıdır.

Çok Yönlü İstihbarat Faaliyetleri

İnsan, elektronik, sinyal, görüntü ve açık kaynak istihbaratı füzyon edilecek şekilde, devletin istisnasız tüm istihbarat birimlerinin faaliyetlerinin koordine edilmesi ve birlikte çalışabilirliğin artırılması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Gerekirse bu koordinasyonu sağlayacak bir üst yapı tesis edilmelidir.

Bilgi Güvenliği ve Sosyal Medya

Bilişim sistemleri, cep telefonları ve dijital ağlar üzerinden sürekli veri toplanabilmektedir. Elektronik sistemler; konum, hareket ve davranış kalıpları üzerinden istihbarat üretimine açıktır. Sosyal medya paylaşımları farkında olmadan operasyonel bilgi sızdırabilir; açık kaynak verisi (OSINT) artık doğrudan hedefleme üretiminde kullanılan bir unsurdur. Sahadan gelen askeri veriler kadar; açık kaynak istihbaratı, algı yönetimi ve küresel kamuoyu tepkisi de eş zamanlı izlenmektedir. Sosyal medya yalnızca iletişim değil, aynı zamanda bir etki ve karar destek alanıdır. Kontrolsüz paylaşımlar doğrudan milli güvenlik riski üretir; bu nedenle kurumsal ve bireysel düzeyde disiplinli kullanım sağlanmalıdır.

Elektronik Harp ve Spektrum Üstünlüğü

Modern çatışmalarda radar, haberleşme ve uydu sistemlerinin kesilmesi veya aldatılması, doğrudan ateş gücü kadar belirleyici hale gelmiştir. Elektronik harp; kara, deniz ve hava unsurlarının tamamını kapsayan müşterek harekâtın asli unsuru olarak ele alınmalıdır. Karıştırma, aldatma, kestirme ve elektronik destek/taarruz kabiliyetleri geliştirilmeli; bu yetenekler barış döneminden itibaren tatbikatlarla sınanmalıdır. Küresel Konumlama Sistemine bağımlılık azaltılmalı, tercihen milli alternatifsistemler oluşturulmalıdır. Yerli elektronik harp sistemlerinin geliştirilmesi ve tüm platformlara entegrasyonuna devam edilmelidir.

Siber Kapasite

Kritik altyapılar için entegre ve proaktif siber savunma mimarisi kurulmalı ve etkin olarak işletilmelidir. Siber güvenlik yapılanmalarında başarıya ulaşmak için yalnızca yapısal ve idari düzenlemeler değil, aynı zamanda güçlü koordinasyon, net mevzuat ve şeffaf denetim mekanizmaları da hayata geçirilmelidir. Siber güvenlik, milli güvenlik politikalarının kritik bir unsuru olarak stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalı hem devlet kurumlarımızı hem de vatandaşlarımızın kişisel verilerini siber tehditlere karşı savunacak bir düzenleme ortaya konulmalıdır.

Yapay Zekâ Destekli Karar Sistemleri

Kritik karar süreçlerini hızlandıracak ve mevcut komuta kontrol sistemlerinin birer parçası olacak şekilde tercihen milli yapay zekâ altyapısı geliştirilmeli ve Millî Savunma Bakanlığı içerisinde “askeri yapay zekâ teşkilatı” kurulmalıdır.

Askeri Sağlık Sistemi

Yüksek yoğunluklu çatışmalarda hızlı tıbbi müdahale kapasitesi harekât devamlılığını doğrudan etkilemektedir. Harekât sahası koşullarına hazır; kıta, birlik, gemiler, asker hastaneleri ve Askeri Tıp Akademisi’nden oluşan tüm kademeleri kapsayan askerî sağlık sistemi tüm bileşenleri ile ivedilikle yeniden kurulmalıdır.

Sığınaklar ve Halkı Koruyan Maliyet Etkin Tedbirler

Türkiye, çatışma kuşağında yer almasına rağmen, uzun süredir sivil savunma önlemlerini ihmal etmiştir. Sığınak yapımı, zorunlu tutulmasına rağmen, şimdiye kadar etkin bir denetim mekanizması işletilmemiştir. Eğer aynı denetimsizlik ve vurdumduymazlık yeni yönetmelikle de devam edecekse bir kazanım elde edilmesi mümkün değildir. Sivil savunmaya yönelik konuların eğitim programlarından çıkarılması ve tatbikat / eğitimlerin kaldırılması, toplumsal bilinç ve farkındalığın zayıflamasına neden olmuştur. Yıllardır geniş çaplı tatbikatlar yapılmamıştır. Avrupa ülkeleri pasif savunma önlemlerini yeniden devreye alırken, Türkiye’nin çatışma bölgesinde yer almasına rağmen bu konuya uzun süredir yeterince eğilmemesi, ciddi bir hazırlıksızlık ve öngörüsüzlük örneğidir. Tüm bunlara ilave olarak; en az silahlı çatışma kadar risk üretecek, gıda ve su güvenliği hayati önemdedir.

Uyduların Güvenliği

Türkiye, uzay yatırımlarını yalnızca yeni uydu üretimi ve fırlatılmasına odaklamak yerine; gelişen uzay tehditleri dikkate alınarak uyduların kesintiye uğrasa bile görevini sürdürebileceği, gerektiğinde hızla telafi edilebileceği ve uzayda sürekliliği esas alan bir koruma anlayışını eş zamanlı olarak geliştirmelidir. Mevcut durumda çift maksatlı olarak kullanılan uydu sistemlerine ilave olarak, askeri haberleşme ihtiyaçlarını münhasıran ve kesintisiz biçimde karşılayacak, tahsisli askerî iletişim uydularının da sisteme dahil edilmesi zorunludur.

Enerji Hatları ve Stratejik Kırılganlık

Enerji arzı ve deniz ticaret yolları, doğrudan baskı ve kriz üretme aracı olarak kullanılmıştır. Enerji arz güvenliği ve alternatif hatlar milli güvenlik önceliği olarak ele alınmalıdır.Dijital ve ekonomik güvenliğin temeli olan sualtı ve deniz tabanı fiber optik kablolar, doğalgaz/petrol boru hatları ile enerji hatlarının korunması için özel tedbirler alınması gerekmektedir.

Deniz Ticareti Güvenliği ve Küresel Takip

Savaş, ticari gemilerin ve deniz hatlarının küresel ölçekte risk altında olduğunu göstermiştir.

Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı gemilerin dünyanın her yerinde anlık izlenmesi ve tehditlere karşı zamanında uyarılması kritik hale gelmiştir. Türk deniz ticaret filosu için küresel izleme, erken uyarı ve koordinasyon sağlayacak kurumsal yapı güçlendirilmelidir.

Muhabir: Erkan Doğan