Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in Menemen ilçesinde Gediz Nehri üzerinde bulunan ve Menemen Ovası’nın ana sulama kaynaklarından biri olan Emiralem Regülatörü, çevre kirliliği iddialarıyla yeniden gündeme geldi. Demirköprü Barajı’ndan Emiralem’e kadar uzanan yatak üzerinde 125 tane zeytinyağı fabrikasının olduğu 350’ye yakın fabrikanın ise arıtma sistemlerini düzenli olarak çalıştırmayarak Gediz Nehri’ne deşarj ettiği ifade ediliyor. Gediz Nehri’nin akışını düzenleyerek tarım arazilerine su sağlayan Emiralem Regülatörü, aynı zamanda nehir suyunun Menemen Ovası’na dağıtıldığı kritik bir kontrol yapısı olarak biliniyor. Regülatörden geçen su hem tarımsal sulamada kullanılıyor hem de Gediz Deltası üzerinden Kuş Cenneti’ne ulaşıyor. Bilim insanları, regülatörün sanayi atıklarının toplandığı bir noktaya dönüştüğünü dile getirerek yaşanan durumu “büyük bir çevre felaketi” olarak nitelendirirken Menemen Ziraat Odası Başkanı Yücel Altıntaş da söz konusu alanın tarım üzerindeki etkilerini anlattı.

“Can damarımızı öldürüyorlar”

Gediz’in Menemen Ovası’nın can damarı olduğunun altını çizerek açıklamalarına başlayan Altıntaş, “Şu anda maalesef Gediz’in yatağındaki çarpık yapılaşmadan dolayı bu alanı resmen kanalizasyon gibi kullanıyorlar. Bu konuyu daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyeleri’ne ilettik. Dönem dönem denetimler arttığı ve fabrikalar arıtmalarını çalıştırdığı zaman kirliliğin azaldığını gözlemliyoruz. Buradaki tek sorun denetimin eksikliği. Resmi tatil günlerinde, hafta sonların arıtmaları çalıştırmadan deşarj yapıyorlar. Can damarımızı resmen öldürüyorlar” ifadelerini kullandı.

“Kendimizi riske atmıyoruz”

“Kendimizi riske atmıyoruz”

Artan kirliliğin tarım üzerindeki etkileri hakkında da bilgiler veren Altıntaş, “Yazın barajımızdan su geldiği için sorun yaşamıyoruz. Fakat yağmurların az olduğu dönemlerde barajdaki su da kesildiğinde sorun yaşıyoruz. Kendimizin yemediği, çocuklarımızın yiyemeyeceği hiçbir ürünü yetiştirmiyoruz. Bunun garantisini ben verebilirim. Ürünlerimiz de bu suyla sularken zarar görüyor. Geçen yıl resmi tatil uzadığı için denetimler konusunda eksiklikler yaşanmıştı. Musabeyli Ovası’nda aşağı yukarı 5 bin dönüm domates kurudu. Biz de kendimizi o riske atmıyoruz. Elimizden geldiğince bu suyla sulamıyoruz” dedi.

Hangi sebzeler Gediz suyu ile sulanıyor?

“Özellikle yaprağı ve kökü yenen sebzeleri yeraltı sularıyla, artezyenlerle suluyoruz” sözleriyle devam eden Altıntaş, şunları söyledi: “Tabii bu da bizim maliyetimizi artırıyor. Gediz ile pamuk, mısır, ayçiçeği, ağaçlar sulanıyor, yaprağı ve kökü yenmeyen bitkiler. O da mecburiyetten… Zehirli, atık ama yapacak bir şey yok, çaresizlikten… Fakat yaprağı ve kökü yenen kış sebzeleri Gediz ile sulanmıyor. Şu anda ekim ayından bu yana Menemen’de yağmur etkili olduğu, o yüzden kışlık sebzelerimizde problem yok. Hatta ilçe tarım müdürlüğü de çok sıkı denetim yapıyor. Kalıtım veya başka bir şey kaldığı zaman ceza da yazılıyor. Çiftçi de o riske girmiyor. O yüzden de olabildiğince Gediz’i kullanmamaya çalışıyoruz. Kirlilikten de çok mustaribiz. Suyun en değerli olduğu iklim krizlerinde Gediz’i çok hor kullanıyoruz.”

“Ferdi Zeyrek döneminde azalmıştı…”

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin rahmetli başkanı Ferdi Zeyrek’in bu konuda hassas olduğunu ve onun döneminde kirliliğin bir nebze de olsa azaldığını söyleyen Başkan Altıntaş, “O dönem sıkı denetimler yapılıyordu. Fakat eylül ayından bu yana denetim eksikliği yaşanıyor. Bakanlık da denetimleri sıklaştırmadığı için kirlilik devam ediyor. “Yağmurlu havalarda Gediz’e su gelecek, biz deşarj yapsak da bu arada kaybolur” diye düşünüyorlar. Gediz’deki su direkt denize de gidiyor. Bırakın tarımı öldürmesini denizlerimiz de kirleniyor. Denetim, denetim, denetim. Denetim yapıldığında çok kısa sürede sonuca ulaşırız” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan