Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’de Kültürpark Platformu, Basmane arazisine ilişkin imzalanan protokolün geri çekilmesi talebiyle yürüttüğü kampanyayı ve meclis önündeki eylemlerini sürdürüyor.
Platform üyeleri, topladıkları imzaların sayısının 2 bine ulaştığını duyururken, bugün yapılan eylemde Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve meclis üyelerine çağrıda bulundular.
Eylem sırasında katılımcılar, “Basmane Çukuru halkındır, halkın kalacak” ve “Basmane Çukuru kamusal alan” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.
"Kent suçunu katmerlemektedir"
Kültürpark Platformu, yaptığı açıklamada, "Basmane Çukuru olarak bilinen arazi, geçmişte Ermeni Hastanesi, Otobüs Terminali ve ESHOT Garajı olarak ama her dönemde kamusal amaçlarla kullanılmış olan bir arazidir. Kentin merkezinde, ulaşım, altyapı ve yoğunluk baskısının en yüksek olduğu bölgede yer alan bu alan, “ortak akıl ve şeffaflık” vaatleri nedeniyle oylarımızla göreve getirdiğimiz Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Belediye Meclisi tarafından sermayeye yani TMSF’ye devredilmek isteniyor. Doğal ve tarihi sit alanı olan Kültürpark ve Kemeraltı Çarşısı ile mekânsal ve tarihsel bütünlüğü olan bu arazi, sıradan bir parsel değil, kamusal işlevi olan bir kent alanıdır. Bu nedenle konuya yalnızca bir imar meselesi olarak değil, İzmir halkının kent hakkı meselesi olarak bakılmalıdır. Kent hakkı, yurttaşların yaşadıkları mekân üzerinde söz, karar ve gelecek belirleme hakkıdır. Kent hakkı; kamusal alanların korunması, ortak varlıklara sahip çıkmaktır. Bütün bunları göz ardı ederek, kentin kalbine 84 metre yüksekliğinde ve 105 bin metrekare devasa bir beton yığını inşa etmek, İzmir’i beton yığınına çevirmektir. Belediye meclisi ve başkanı 21 dönümlük arazinin yüzde 70’inden fiilen feragat etme kararı alarak kent suçu işlemektedirler. Üstelik bir önceki dönem belediye yönetiminin açmış olduğu dava, bilirkişi raporunun lehimize olması nedeniyle tam da kazanılmak üzereyken, davayı düşürecek bu karar kent suçunu katmerlemektedir. Özetle bu karar; Kamu yararını önceleyen mülkiyet ilkesini zedelemekte, devam eden yargı sürecini yok saymakta, kent merkezinde yeni bir yoğunluk ve altyapı yükü yaratmakta, kamu malını pazarlık konusu yapmakta,kamusal kullanım yerine ticari kullanımı esas almaktadır. Bizler Basmane Çukuru’ndan da kamusal alanlarımızdan da vazgeçmiyoruz. Bu kentin beton yığınlarına çevrilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.





