Son Mühür- Son dönemlerin en hareketli haftasını geride bırakan sermaye piyasaları 21 Eylül haftasına nasıl girecek? 16 Eylül Çarşamba günü son yedi ayın en sert düşüşüne sahne olan Borsa İstanbul, ekonomi yönetiminin aldığı bir dizi önlemin ardından toparlanma sinyalleri vermişti.
SPK'nın likidite krizine giren şirketlerle ilgili tasfiye kararı ve 131 fonla ilgili alım satım yasağına yönelik hamlesi, parası fonlarda kalan binlerce insanda, şimdi ne olacak? sorusuna cevap arayışını beraberinde getirdi.
Önümüzdeki hafta gerek küresel ölçekte gerekse iç piyasalarda bizi nasıl bir hafta bekliyor sorusuna cevap Eski TCMB Uzman Dr. Ayhan Bülent Toptaş'tan geldi.
İşte Toptaş'ın önümüzdeki haftaya yönelik değerlendirmesinden öne çıkan detaylar...

Ayhan Bülent Toptaş
Enerji ve petrol fiyatları...

21 Eylül 2026 haftasında küresel ekonominin gündeminde merkez bankalarının geçen hafta aldığı kararların yansımaları, Ortadoğu'daki savaşın enerji ve ticaret yolları üzerindeki etkileri ve petrol fiyatlarının seyri ön plana çıkacak.

Türkiye'de ise enerji fiyatları enflasyonla mücadele açısından dikkatle takip edilecek. Yine Türkiye’de, geçen hafta finansal piyasalarda yaşanan sert dalgalanma ve fon piyasasındaki gelişmeler de yakından izlenecek.

SON DAKİKA Fon soruşturmasında çember genişliyor! İki yönetici için gözaltı kararı
SON DAKİKA Fon soruşturmasında çember genişliyor! İki yönetici için gözaltı kararı
İçeriği Görüntüle

Petrol ve ticaret yollarında ne olacak?

Ortadoğu'daki savaşın ekonomik etkileri genişlemeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol taşımacılığına yönelik risklere, Yemen'de Husilerin Babülmendep çevresindeki faaliyetleri ve Suudi Arabistan'la çatışmaların yeniden yoğunlaşması eklendi.

Hürmüz ve Babülmendep'in aynı dönemde risk altında olması, enerji arzının yanı sıra Asya-Avrupa ticaret güzergâhları açısından da önemli bir belirsizlik yaratıyor.

Bu nedenle enerji şokunun etkisini yalnızca petrol fiyatları üzerinden değerlendirmek yeterli değil.
Daha uzun deniz güzergâhları, artan navlun ve sigorta maliyetleri ile tedarik zincirlerindeki aksaklıklar küresel maliyetleri yükseltebilir. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması ise merkez bankalarının enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırıyor.


Merkez bankaları nasıl bir yol çizecek?


Avrupa Merkez Bankası’nın ardından, geçen hafta da Fed'in politika faizini 25 baz puan artırması, Japonya Merkez Bankası’nın faiz artışına gitmesi küresel para politikasında enerji fiyatlarının yarattığı yeni baskının ciddiyetini gözler önüne serdi. İngiltere Merkez Bankası ise faizini sabit tuttu ama risklerin temmuz ayına göre daha yüksek olduğunu ifade ederek, gerekli tedbirleri almaya hazır olduğunu belirtti.

Bu hafta piyasalar, bu kararların ardından merkez bankalarının önümüzdeki döneme ilişkin mesajlarını ve petrol fiyatlarının para politikası üzerindeki etkisini değerlendirecek. Bu çerçevede önümüzdeki hafta Norveç ile İsveç merkez bankalarının alacağı kararlar da merakla bekleniyor.

Borsa ve fonlar ne yönde ilerleyecek?


Türkiye açısından haftanın önemli gelişmelerinden biri de sermaye piyasalarında yaşanan sert dalgalanma oldu. Borsa İstanbul'da özellikle 16 Eylül'deki güçlü satışların ardından SPK, yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS'ta işlem gören fonlarını kapattı ve belirlenen 130 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Yaklaşık 830 milyar liralık büyüklüğe ve 550 bin civarında yatırımcıya ulaştığı ifade edilen bu süreç, yalnızca fon yatırımcıları açısından değil, sermaye piyasalarına duyulan güven bakımından da yakından izlenecek.
Borsa tarafında yaşanan sert düşüşün ardından alınan düzenleyici önlemler kısa vadede piyasadaki likidite baskısını azaltmayı amaçlıyor. Ancak bundan sonraki süreçte yalnızca endeksin yönü değil, fonların tasfiye sürecinin nasıl yönetileceği ve yatırımcı güveninin nasıl korunacağı önem taşıyacak.


Alınan önlemler ne sonuç verecek?


SPK'nın kredili işlemlerde asgari özkaynak koruma oranını geçici olarak yüzde 20'ye indirmesi de dikkat çekti. Düzenleme, sert fiyat hareketleri sırasında yatırımcıların teminat tamamlama baskısıyla pozisyonlarını zorunlu olarak kapatmalarını sınırlamayı amaçlıyor. Bu nedenle karar, piyasalardaki olağanüstü oynaklığın yönetilmesine yönelik bir likidite ve piyasa istikrarı tedbiri olarak değerlendirilebilir. Önümüzdeki hafta ise alınan önlemlerin ardından Borsa İstanbul'daki oynaklığın seyri ve fon tasfiye sürecinin piyasa üzerindeki etkileri yakından izlenecek.
TCMB'nin politika faizini yüzde 37'de tuttuğu bir ortamda, yüksek faizlerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisi ile enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısı birlikte izlenecek.
İzmir açısından da finansman maliyetleri, enerji fiyatları ve dış talep özellikle sanayi ve ihracatçı işletmeler için önemini koruyor.
Yeni haftada küresel ekonominin temel sorusu enerji şokunun ne kadar süreceği. Türkiye’de ise bu soruya finansal piyasalarda güven ve istikrarın nasıl korunacağı sorusu da ekleniyor.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı