Son Mühür - İzlanda açıklarında deniz tabanından çıkarılan bir okyanus midyesi, bilim dünyasında ezberleri bozdu. 2006 yılında keşfedilen dev midye, 507 yıllık yaşam süresiyle tek başına yaşamış en yaşlı canlı unvanını aldı. Yüzyıllardır ayakta kalan canlılar denildiğinde genellikle mercan resifleri veya koloni halinde yaşayan türler akla gelirken, bu keşif algıyı kökten değiştirdi.

Yaşı kabuğundaki izlerden belirlendi

Arctica islandica türüne ait midyenin yaşı, kabuğunda ağaç halkalarına benzeyen yıllık büyüme çizgileri üzerinden hesaplandı. İlk incelemelerde 400 yılın üzerinde sonuçlara ulaşıldı. Daha sonra yapılan radyokarbon tarihleme çalışmaları, midyenin doğum tarihinin 1499 yılı civarına uzandığını ortaya koydu.

Görüntü 11-3

Beş asırlık tanıklık

Bu tek canlı;
Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişine,
Rönesans dönemine,
Sanayi Devrimi’ne,
modern dünyanın doğuşuna
aynı beden içinde tanıklık etti.

Doğum tarihinin Çin’deki Ming Hanedanlığı dönemine denk gelmesi nedeniyle, midye kamuoyunda “Ming” adıyla anılmaya başlandı.

Uzun ömrün sırrı: yavaşlık

Deniz biyologlarına göre Arctica islandica’nın olağanüstü yaşam süresinin temelinde son derece yavaş bir metabolizma bulunuyor.
Düşük oksijen tüketimi, dayanıklı hücresel yapı, oksidatif hasarın yıllar içinde sınırlı kalması bu türde hücresel yaşlanmayı büyük ölçüde yavaşlatıyor. Soğuk ve derin sularda yaşamın büyümeyi yavaşlattığı, yavaş büyümenin ise uzun ömrün anahtarı olduğu belirtiliyor.

Bilimsel başarı, etik tartışma

Ancak bu sıra dışı keşif, aynı zamanda etik bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Midye, deniz tabanından çıkarıldıktan sonra laboratuvar sürecinde yaşamını yitirdi. Böylece tarihe geçen keşif, aynı zamanda canlının yaşamının sona ermesiyle sonuçlandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ