SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Sosyal medya platformları, ifade özgürlüğü alanı olmaktan çıkıp bir "gelir modeli"ne dönüştü. Eski Ağır Ceza Hakimi ve Avukat Özkan Yıldırım, yargı sistemini felç eden, 'Hakaret Sektörü'nü deşifre etti: Sistematik olarak kendilerine hakaret ettirip, ardından uzlaşma veya vekalet ücreti adı altında milyonlarca lira toplayan yapılar, 'Hakaret Borsası' oluşturarak Asliye Ceza Mahkemelerini iş yapamaz hale getirdiler.
"Kişinin Statüsüne Göre Tarife Belirleniyor"
Hukuk hakkının açıkça kötüye kullanıldığını vurgulayan Özkan Yıldırım, bu işin artık bir "borsasının" oluştuğunu ifade etti. Yıldırım’a göre, hakaret edilen kişinin toplumsal statüsü alınacak parayı da belirliyor: Sinema oyuncusu için ayrı, siyasetçi için ayrı, kamuoyunda tepki çeken suçlular için ayrı bir tarife işliyor. Asliye Ceza Mahkemelerinde vekalet ücreti 30 bin TL. Bir kişi hakkında bin tane dava açıldığında bu 30 milyon TL yapıyor. Bu işi sektöre döken bazı avukatlar, cezaevi cezaevi gezerek ünlü hükümlülerin vekaletini topluyor" dedi.
Cezaevinde Vekalet Pazarlığı
Skandalın boyutlarının etik sınırları aştığını belirten Yıldırım, bazı avukatların cezaevindeki hükümlülerle "kazanç ortaklığı" yaptığını iddia etti. "Vekalet ücretini içerideki mahkumla paylaşan avukatlar türedi" diyen Yıldırım, bu durumun bir nevi "yasal şantaj" haline geldiğini savundu.
"Suçluya Hakaret Etmek Sizi Haklı Yapmaz"
Vatandaşları da uyaran deneyimli hukukçu, bir kişinin suç işlemiş olmasının ona hakaret etme hakkı tanımadığının altını çizdi.'Karşınızdaki kişinin sanık veya hükümlü olması, sizin ona ettiğiniz hakaretin cezasını azaltmaz' diyen Yıldırım, 'Sosyal medyada kışkırtıcı paylaşımlar yaparak altına küfür gelmesini bekleyen ve bunu gelir kapısı yapanlara karşı dikkatli olunmalı. Bu konuda vatandaşlar dikkatli olmalı' dedi.
Çözüm İçin "Acil Düzenleme" Çağrısı
Sadece büyükşehirlerde bu tür dosyaların sayısının 50 bini aştığını belirten Yıldırım, çözüm için üç koldan hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, 'Hakkın kötüye kullanılmasını engelleyecek yasal bir düzenleme şart. "Ağır eleştiri" ile "hakaret" arasındaki sınır netleşmeli, mahkemelerin iş yükü hafifletilmeli. Bu işi şantaj ve ticarete döken avukatlar hakkında disiplin süreci işletilmeli. Kimse mahkeme kararıyla zenginleşemez. Bu temel hukuk ilkesine acilen müdahale edilmezse yargı sistemi bu yükün altında kalabilir' diyerek önemli açıklamalar yaptı.





