Son Mühür / Yağmur Daştan - Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin İzmir’de düzenlediği “İzmir’de afet” söyleşisinde konuştu. Bayraklı’nın bir afet kenti olduğunun altını çizen Başkan Önal, 30 Ekim 2020’de gerçekleşen ve ilçede büyük yıkımlara neden olan depremi hatırlattı, yapılan çalışmaları anlattı. Başkan Önal, afetlerin siyaset konusu haline gelmemesi gerektiğinin de altını çizdi.
“İnsanlar dönüşüme girmek istemiyor”
“Bayraklı afet kenti, göreve başladığımızda sel baskınında 2 yurttaşımızı yitirdik, büyük yangın yaşadık. Bu koordinasyonu ilerletebildiğimiz sürece bunların önüne geçebiliriz ama sadece yerel yönetimler üstesinden gelemez” sözleriyle açıklamalarına başlayan Önal, “Her acı sonrasında ders çıkarmamıza rağmen sonra günlük siyasetin konusu haline getirerek kutuplaştırılıyor. Bayraklı 30 Ekim depreminde en büyük yıkımı yaşadı. 7 ayrı bölgede yıkım yaşadık, 117 canımızı kaybettik. Hükümetin yaptığı konutlardan sonra yüzlerce bina için bizler çare aradık. Büyükşehir’in katkılarıyla inşaat artışı ile destek saplandı, ada bazı yüzde 30, parselde yüzde 20 artış verildi. Bu da inşaat maliyetinin yüzde 40 ila yüzde 60 oranında karşılıyor. Bakanlık Bayraklı’da 7 ayrı bölgede yıkılan binaların yerine yenilerini yaptı ancak dönüşmesi gereken binin üzerinde bina var. Riskli olabileceğini öngördüğümüz binin üzerinde yapıyı bildirdik ama insanlar dönüşüme girmek istemiyor, yapılarının depreme dayanıksız olduğunu biliyorlar ama evlerinin yıkılmaması için o testleri yapmıyor, yapmak isteyeni dava ediyor. İnsanlar kendilerine mezar olacak bu yapılarda yaşamaya mecbur kalmış” ifadelerini kullandı.
“Bunlar siyasete malzeme konusu değil”
“6306 sayılı yasa kapsamında ilçemizde bin 500 yapı başvurmuş. 6 yılda dönüşen bina sayısı 300, bunların yarısı inşaat aşamasında” bilgisini de aktaran Önal, “Enflasyonun bu kadar yüksek olmadığı bu süreçte yılda 200 yapının dönüştüğü bu süreçte, insanlar evini dönüştüremiyor. Bunlar siyasete malzeme edilecek konular değil. Belediyeleri silkelemek için günlük siyaset konusu yapılıyor” dedi.
“Bir daire için en az 4 milyon gerekiyor”
Belediyelerin planlama ve uygulamada etkisinin olduğunu ancak finansman konusunda sıkıntılar yaşadığını da söyleyen Önal, “Dünya Bankası kredisi 100 binaya bile denk gelmiyor, binin üzerinde bina dönüşüm bekliyor. Kredisi, hibesi hazırlanmadan dönüşüm olmaz. Bugün bir dairenin dönüşebilmesi için en az 4 milyon gerekiyor, bunun geri ödemesi ayda 90 bin lirayı geçiyor. Ayda 90 bin kredi ödeyebilecek insanlar o evlerde zaten yaşamıyor. Bu toplumun yüzde 70’i depreme dayanıksız yerlerde yaşıyor. Kentlerimizi afete dirençli hale getirmeliyiz, bunda yerel ve merkezi hükümet bir araya gelmeli” diye konuştu.





