Son Mühür/ Osman Günden- Doğanın cömertliğini toplumsal bir kazanıma dönüştüren Balçova Belediyesi, modern belediyecilik anlayışına taze bir soluk getiren "Dayanışma ve Üretim" projesini hayata geçirdi. İlçedeki parklarda, sokaklarda ve yeşil alanlarda bulunan zeytin ile turunç ağaçlarının sahipsiz kalarak çürümesinin önüne geçen bu hamle, Balçova sokaklarından ihtiyaç sahibi vatandaşların mutfağına uzanan bir bereket köprüsü kurdu. Belediye Başkanı Onur Yiğit’in vizyonuyla şekillenen bu süreç, sadece bir gıda yardımı değil, aynı zamanda israfın önlendiği ekolojik bir döngü olarak dikkat çekiyor.
Atıl duran doğal kaynaklar ekonomiye kazandırılıyor
Balçova’nın dört bir yanını süsleyen ancak yıllardır meyveleri yere dökülerek ziyan olan zeytin ve turunç ağaçları, artık yerel kalkınmanın birer parçası haline geldi. Göreve başladığı ilk günden bu yana sosyal adaleti ve yardımlaşmayı merkeze alan bir yönetim anlayışı sergileyen Başkan Onur Yiğit, kentin öz kaynaklarının heba edilmemesi talimatını verdi. Bu doğrultuda başlatılan seferberlik ile atıl durumdaki ürünler toplanarak katma değerli gıdalara dönüştürüldü. Projenin ilk aşamasında ilçedeki zeytinliklerden hasat edilen mahsuller, modern tesislerde soğuk sıkım yöntemiyle işlenerek yüksek kaliteli zeytinyağı haline getirildi. Elde edilen bu altın sarısı yağlar, Kent Lokantası bünyesindeki aşevinde pişirilen sıcak yemeklerin ana malzemesi olarak kullanılarak lezzeti ve sağlığı sofralara taşıdı.

Kış güneşi turunçlar şifalı ürünlere dönüştü
Zeytin hasadının ardından kış aylarının gelmesiyle birlikte ekipler bu kez turunç ağaçları için harekete geçti. Balçova Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince büyük bir titizlikle toplanan turunçlar, Kent Lokantası’nın mutfağında profesyonel ellerde işlendi. Zahmetli bir hazırlık sürecinin ardından turunçlardan doğal meyve suları, geleneksel yöntemlerle hazırlanan reçeller ve özellikle çocukların beslenmesine katkı sunacak vitamin deposu kurabiyeler üretildi. Hazırlanan bu paketli ürünler, Mahalle Yaşam Alanları aracılığıyla ilçedeki dar gelirli ailelere ve ihtiyaç sahiplerine tamamen ücretsiz olarak ulaştırıldı. Bu döngü, doğanın sunduğu şifanın hiçbir aracı olmadan doğrudan halka sunulmasını sağladı.
Başkan Onur Yiğit: "Bu kentin bereketi çöpe gitmeyecek"
Yürütülen çalışmaları bizzat sahada takip eden Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, belediyeciliğin sadece fiziksel altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını hatırlattı. Yapılan işin özünde bir "gönül birliği" yattığını ifade eden Başkan Yiğit, bazen büyük değişimlerin en yakınımızdaki değerleri fark etmekle başladığını vurguladı. Yıllardır göz önünde duran ancak değerlendirilmeyen bu ağaçların Balçova’nın birer mirası olduğunu belirten Yiğit, "Dayanışmayı büyütmek, paylaşmayı çoğaltmak ve hiçbir komşumuzu geride bırakmamak bizim temel görevimizdir. Biz doğanın sunduğu bu bereketi emekle işleyerek paylaşıyoruz; çünkü biliyoruz ki paylaşılan her lokma Balçova’nın bereketini daha da artıracaktır," sözleriyle projenin manevi derinliğine ışık tuttu.
Emekçi ekiplerin özverisiyle gelen başarı
Bu başarı hikâyesinin arkasında, olumsuz hava koşullarına ve zorlu arazi şartlarına rağmen sahada çalışan gizli kahramanlar bulunuyor. Dikenli dallar arasında, bazen yağmur altında zeytin ve turunç toplayan belediye çalışanları, yaptıkları işin bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmesinden büyük gurur duyduklarını dile getiriyor. Ürünlerin toplanma aşamasından mutfaktaki işlenme sürecine kadar her adımda gösterilen bu kolektif çaba, Balçova modelinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Kent Lokantası personeli ise meyveleri işlerken gösterdikleri hassasiyetin, ürünlerin ihtiyaç sahiplerine ulaştığı andaki mutlulukla tüm yorgunluklarını aldığını ifade ediyor.
Daha çok ağaç daha çok dayanışma
Balçova Belediyesi, bu üretim modelini yalnızca mevcut ağaçlarla sınırlı tutmamayı hedefliyor. İlçedeki yeşil alan kapasitesini artırmak için yeni dikim projeleri hız kesmeden devam ederken, "Hoş Geldin Bebek Hatıra Ormanı" gibi anlamlı projelerle toprakla buluşturulan zeytin fidanlarının gelecekte büyük birer üretim kaynağı olması planlanıyor. Doğru yönetim ve samimi bir dayanışma anlayışıyla harmanlanan bu model, Türkiye’deki diğer yerel yönetimlere de örnek teşkil ediyor. Balçova, doğa ile insan arasındaki bağı güçlendirirken, yerel kaynakların toplumsal faydaya nasıl dönüştürülebileceğinin en somut kanıtını sunuyor.





