Karşıyaka Spor Kulübü'nde sular durulmuyor. Bir dikkat çeken gelişme ise kulübün eski başkanı Aygün Cicibaş ile ilgili yaşandı. Çıkan haberlerde; Manisa FK'nın geçen yaz döneminde Karşıyaka'nın transfer ettiği Muhammet Ensar Akgün'ün ödenmeyen 2 milyon TL bonservis ücreti sebebiyle yeşil kırmızılı ekibe icra işlemi başlattığı ifade edilmişti. Bu haberlerin ve gelişmelerin ardından Karşıyaka Spor Kulübü'nün eski başkanı Aygün Cicibaş açıklamalarda bulundu.

Cicibaş yaptığı açıklamada; kendisine ve kulübün saymanı Tolga Üner’e yönelik icra takibi başlatıldığı bilgisinin doğru olduğunu söyledi.

Aygün Cicibaş tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

İzmir’de 5 günlük hava alarmı: Rüzgar da yetmeyecek, termometreler alev alev! (8-12 Ağustos 2026)
İzmir’de 5 günlük hava alarmı: Rüzgar da yetmeyecek, termometreler alev alev! (8-12 Ağustos 2026)
İçeriği Görüntüle

"Çıkan haberlerde, tarafıma ve kulübümüzün saymanı Sayın Tolga Üner’e yönelik icra takibi başlatıldığı belirtilmektedir. Bu bilgi doğrudur.
Söz konusu takip, geçtiğimiz sezon futbol takımımıza destek sağlanması amacıyla, destekçiler tarafından ödeme sözü verilerek düzenlenen bir kulüp senedinden kaynaklanmaktadır. Daha önce de kulübümüze benzer konularla ilgili bazı senetler verilmiş, ancak bu senetlerin ödemeleri yapılmadığı için imza yetkilileri olarak tarafımıza takipler yöneltilmiştir.
Kulüplerde imza yetkisine sahip kişiler, görevleri gereği bu tür hukuki ve mali sorumluluklarla doğrudan karşı karşıya kalabilmektedir. Yeni Spor Yasası ile birlikte kulüpler tüzel kişilik kazanmış olsa da yöneticilerin taşıdığı sorumluluklar, ekonomik gücü yüksek birçok kişinin kulüp içerisinde resmî sorumluluk almaktan çekinmesine neden olmaktadır.
Bunun sonucunda bazı kişiler, yönetim kurullarında resmî sorumluluk üstlenmek yerine kulübü dışarıdan yönlendirmeyi tercih etmektedir. Böylece yönetici sıfatı ve hukuki sorumluluğu taşımadan kulüp üzerinde etkili olabilmekte, alınan kararlarda söz sahibi olabilmekte ve kamuoyunun gündeminde kalabilmektedirler.
Ancak işler istenmeyen bir noktaya geldiğinde, resmî sorumlulukları bulunmadığı için alınmasına öncülük ettikleri kararlarla yüzleşmek zorunda kalmamaktadırlar.
Kararı başkaları verir, imzayı yöneticiler atar, bedelini ise yine Karşıyaka öder.
Tam da bu nedenle bizim gibi köklü ve büyük spor kulüplerinin kurumsal bir yapıya kavuşması ve şirketleşme sürecini ciddi şekilde değerlendirmesi artık kaçınılmazdır.
Bu sistem devam ettiği sürece yakın gelecekte kulüplerde resmî yönetici olarak sorumluluk almak isteyen insan bulmak dahi zorlaşacaktır. Çünkü insanlar yalnızca zamanlarını ve emeklerini değil, şahsi mal varlıklarını da riske atmak durumunda kalmaktadır.
Bizlerin tek suçu, Karşıyaka sevdalısı olmak ve zor zamanda sorumluluk almaktan kaçmamaktır.
Şunu da açıkça ifade etmek gerekir:
Hem bizim dönemimizde hem de mevcut yönetim döneminde, ekonomik olarak güçlü olmayan veya kulübe sürdürülebilir kaynak yaratamayan yönetimler, zaman içerisinde başkalarının vereceği kararlara bağımlı hâle gelme ve kukla yönetimlere dönüşme riskiyle karşı karşıyadır.
Fakat hiçbir zaman unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek vardır:
Kararları kim yönlendirirse yönlendirsin, atılan imzalar ve alınan kararlar resmî yönetimleri bağlar. Zarar gören ise kişiler değil, Karşıyaka Spor Kulübü olur.
Kararları perde arkasından verenler ise hiçbir hukuki ve mali sorumluluk taşımadan, iş yerlerinde arkalarındaki Karşıyaka bayrağının önünde kahvelerini yudumlamaya devam ederler.
Bedeli ise Karşıyaka sevdasıyla sorumluluk alan insanlar ve en önemlisi Karşıyaka öder.
Artık kişilerin değil, Karşıyaka’nın geleceğini koruyacak bir sistem kurulmalıdır."

Kaynak: Haber Merkezi