Son Mühür / Atakan Başpehlivan İz-Afed Çevre Komisyon Başkanı Yakup Ateş, Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)’nın yayınladığı ‘Avrupa’nın Çevresi 2025’ raporunu değerlendirerek, konuyla ilgili önemli açıklamalarda ve tespitlerde bulundu.

Yakup Ateş: Ciddi tehdit altında kalıyoruz

Söz konusu raporda sera gazı emisyonlarının ve hava kirliliğinin azaltılmasında ilerleme kaydedilmesine rağmen Avrupa’nın çevresinin iyi durumda olmadığını kaydeden Başkan Yakup Ateş, “Avrupa Çevre Ajansı (AÇA), çevre, iklim ve sürdürülebilirlik alanlarındaki mevcut duruma ilişkin en kapsamlı değerlendirmesini içeren ‘Avrupa’nın Çevresi 2025’ raporunu yayımladı. Raporda, sera gazı emisyonları ve hava kirliliğinin azaltılmasında ilerleme kaydedilmesine rağmen Avrupa’nın doğal çevresinin iyi durumda olmadığı vurgulandı.

Yayımlanan Raporun içeriğinde; ‘İstikrarsız Bir Dünyada Avrupa'nın Dayanıklılığını Artırmak’, ‘Gelişen Avrupa politika çerçevesi’, ‘Avrupa'nın Çevresi ve İklimi: Durum ve Görünüm’,'Ekonomimiz ile doğal kaynaklarımız arasındaki dinamikleri yönetmek' ‘İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak: Avrupa'nın üretim ve tüketim sistemleri’, 'Umut Kaynağı: Dönüştürücü Değişimin Kaldıraçları'nın başlıkların altında durum analizlerinin yapıldığı ve detaylıca incelendiği belirtilmektedir.

Avrupa Çevre Ajansı’nın yeni yayımladığı ‘Avrupa’nın Çevresi 2025’ raporunda, kıtanın çevresel durumunun genel olarak kötüye gittiğini ortaya koyuldu. Yayımlanan rapora göre, aşırı kullanım ve tüketim sonucu biyolojik çeşitlilik kaybıyla karşı karşıya kalan doğamız, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte giderek daha da ciddi bir tehdit altında kalmaktadır.” dedi.

“Yaşam kalitesi açısından ciddi riskler oluşuyor”

Son olarak, raporla ilgili değerlendirmelerini ve tespitlerini sürdüren Yakup Ateş, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Avrupa Çevre Ajansı, iklim değişikliğinin hızlanan etkilerinin, Avrupa’nın ekonomik refahı, güvenliği ve yaşam kalitesi açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Rapor, 2050 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşmanın yalnızca emisyon azaltımına değil, aynı zamanda toprak, su ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimine de bağlı olduğuna dikkat çekmektedir.

Raporda, doğal kaynakların korunması, kirliliğin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum sağlanmasının, başta gıda güvenliği olmak üzere içme suyu kalitesi ve sel risklerinin azaltılması gibi hayati toplumsal işlevlerin dayanıklılığını artıracağı ifade edilmektedir. AÇA, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında kabul edilen çevre politikalarının uygulanmasının hızlandırılması gerektiğini vurgularken, bu politikaların Avrupa Komisyonu’nun yenilikçilik, karbonsuzlaşma ve güvenlik öncelikleriyle uyumlu olduğunu da bildirmiştir.

Rapora göre Avrupa Birliği, sera gazı emisyonlarını ve fosil yakıt kullanımını azaltırken yenilenebilir enerji kaynaklarının payını 2005’ten bu yana iki katına çıkarmıştır. Ayrıca hava kalitesinin iyileştirilmesi, atık geri dönüşüm oranlarının artırılması ve yeşil istihdamın desteklenmesi konularında da önemli ilerlemeler kaydedildiği bildirilmiştir. AÇA, çevresel bozulmanın önüne geçilmesi ve sürdürülebilirliğe geçişin hızlandırılmasının, Avrupa’nın doğal varlıklarını korumanın yanı sıra ekonomik dayanıklılığı artıracağı değerlendirmesinde de bulunmuştur.”

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN