Son Mühür- Dördüncü yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının örtülü parçası olan Avrupa Birliği'nin yeni döneme dair en önemli hamlesi, 150 milyar avroluk Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) projesi olmuştu.
ABD Başkanı Trump'ın ABD askerlerini Avrupa'dan çekme ihtimali sonrası çok daha önem kazanan proje, son dönemdeki savunma sanayisiyle parlayan Türkiye projenin neresinde yer alacak sorusunu gündeme getirdi.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin vetosunu aşamayan Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik kararı tam olarak netleşmese de, sürecin gidişatı Brüksel'in bu konuda Ankara'ya soğuk baktığını gösteriyor.

Brüksel'in nabzını tutan jeopolitik analist Theresa Fallon, AB'nin Türkiye'ye olan tutumu karşısında yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi.
AB'nin kibri ve beceriksizliği...
Konuşulanların paylaşılabildiği ama konuşmacının açıklanmadığı kapalı toplantı formatı olan Chatham House toplantısına katıldığını belirten Fallon,
"Brüksel’de kısa süre önce Chatham House kuralı altında düzenlenen kapalı bir toplantıya katıldım. Toplantıdan, AB kurumlarının Türkiye’ye yaklaşımındaki kibir ve/veya tam bir beceriksizlik düzeyi karşısında oldukça şaşkın ayrıldım'' mesajı verdi.
''Türkiye'nin bir NATO üyesi olduğunu akılda tutmak gerekiyor'' vurgusunda bulunan Fallon,
''Türk yetkililer, Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) programına katılmak istediklerini belirten bir mektubu AB Konseyi’ne iletti.
SAFE, 2025'te kabul edilen ve AB üyesi devletlerin savunma sanayii yatırımlarını, tedarikini ve üretim kapasitesini hızla artırmaları için 150 milyar avroya kadar kredi sağlayan bir AB finansal aracıdır.
Program aynı zamanda Ukrayna, Kanada ve Japonya'ya da genişletildi. Ancak Türkiye'nin mektubu değerlendirilmek üzere AB Konseyi’ne dahi sunulmadı.
Bu durumun yarattığı öfke, hayal kırıklığı ve olası sonuçlar, AB’nin jeopolitik bir güç olma iddiasının ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
SAFE programı nedir?
AB'nin Rusya'dan algıladığı tehdit, Ukrayna'da devam eden savaş ve ABD'deki Donald Trump yönetiminin baskıları neticesinde kararlaştırdığı "savunmada 2030 hedefleri"nin parçası olan SAFE, 29 Mayıs 2025'te yürürlüğe girdi.

Buna göre AB ülkeleri, Ukrayna, (Avrupa Ekonomik Bölgesi'ne dahil) Norveç, Lihtenştayn ile İzlanda, 150 milyar avroya kadar kredi kullanarak ortak tedariklere katılabilecek. Bu ülkeler, aynı zamanda birbirlerinin endüstrilerinden de ortak satın alımlar yapabilecek.
Projenin amacı ABD'ye olan askeri bağlığı azaltarak AB üyesi ülkelerin savunma kapasitesini hızla artırmak.
Ortak tedarikle savunma sanayisini güçlendirmek.
Türkiye Kasım 2025'de programa katılmak için başvuruda bulunmasına rağmen başvurusuyla ilgili inceleme safhası sürüyor.
İşbirliğine açığız mesajı vermişlerdi...
Sürecin tıkanmasında Yunanistan'ın Ege'de 12 mil ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin KKTC ısrarı nedeniyle veto tehdidi en önemli etken olarak öne çıkıyor.
Avrupa Birliği Komisyonu Sözcüsü, 5 Mart'ta Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında ''Türkiye ile AB'nin "Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE)" ortak savunma finansman programı kapsamında bu alanda işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak "Biliyoruz ki; Türkiye'nin çok güçlü bir savunma sanayisi var." mesajı vermişti.





