Aşk tanımlanabilen bir şey değil. Midede kelebekler uçuşturan, insanın aklını bir anlığına dağıtan, yüzüne durduk yere bir gülümseme konduran o hâl…
Mantıksızdır, ölçüsüzdür, bazen saçmadır. Ama zaten insanı hayatta tutan şeylerin çoğu biraz saçmadır. Kaç lira ettiğini, ne kadar sürdüğünü, hangi seviyede yaşandığını kimse gerçekten ölçemez.
Sevgili olmak büyük laflardan çok küçük fedakârlıklardır. Kendi önceliklerinin yanına bir başkasınınkini sessizce eklemektir. Hayatı kökten değiştirmek değil; hayatın içinde yer açmaktır. Yorulduğunda hâlâ sormak, kalabalığın içinde onu kollamak, bazen haklı olma isteğinden vazgeçmek… Bunlar anlatılmaz ama hissedilir. Kimse bunları vitrine koymaz; çünkü gerçek olan şeyler genellikle biraz görünmezdir.
14 Şubat ise bu görünmezliği pek sevmiyor. Aşk artık yaşanan bir duygu olmaktan çok sergilenen bir performansa dönüşmüş durumda. En pahalı hediyeler, en lüks sofralar, en uzak rotalar… Kırmızı güller, kalpler, balonlar ve aynı açılardan çekilmiş fotoğraflar. Sanki yaşanan an, o an için değil de başkaları görsün diye var.
Mutluluk paylaşılmaktan çok ispatlanıyor.
Bu gösterinin içinde aşk çoğu zaman geri planda kalıyor. Anda kalmak yerine kadraj düşünülüyor. Birlikte gülmekten çok fotoğrafın nasıl çıktığı önem kazanıyor. O an gerçekten yaşanıyor mu, hissediliyor mu, orada mıyız; bunlar sorulmuyor. Çünkü gösteri, duygudan daha hızlı tüketiliyor.
Oysa aşk sessiz bir şeydir. Bazen uzun bir suskunluk, bazen yarım kalmış bir cümle, bazen de hiçbir şey yapmadan yan yana durabilmek… Satın alınamaz, paketlenemez, pazarlama diliyle anlatılamaz. Güzel bir tarafı vardır aşkın; çünkü ölçülemez, standartlaştırılamaz, herkese aynı şekilde sunulamaz.
Belki de 14 Şubat’ta hatırlamamız gereken şey hediyeler değil. Birbirine gerçekten bakabilmek, dinleyebilmek, orada olabilmek. Aşkı pahalı kutuların içine sıkıştırmadan, takvim yapraklarına bağlamadan, sadece yaşamak. Belki de sevgiyi özel günlere değil, sıradan günlere yaymak gerekir. Gösterişsiz bir salı akşamına, yorgun bir perşembe sabahına, kimsenin fotoğrafını çekmediği anlara… Çünkü aşk en çok kimse bakmıyorken gerçektir.
Ve evet, bedava olması gereken şeyler var. Aşk da onlardan biri. Belki de en değerlisi...