Son Mühür- Antalya Balıkçı Barınağı’nda 2024 yılı Ekim ayında bir yolsuzluk soruşturması başlatıldı. Daha sonra kooperatifin organ eksikliği nedeniyle kayyum atandığı öne sürüldü. İddialara göre, kooperatif yöneticilerine yönelik soruşturma somut delillere dayanmadığı için dosya açılmadan kapatıldı. Süreç devam ederken, 15 Kasım’da kayyumun görev süreleri sona erdiği belirtildi. Ancak kayyum mahkemeden görev süresinin uzatılmasını talep ettiği dile getirilmişti. Mahkeme ise bu talebe yanıt olarak, yönetim yetkilisi atanmadığını ve genel kurula gidilmesi için yetki verildiğini belirtti.

Kayyum atanmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hem hukuki hem de idari kriz derinleşmiş durumda ve bölgedeki tansiyon giderek yükseliyor. Barınak sakinleri, kayyumun görevini tam anlamıyla yerine getirmediğini belirterek, yönetimin yeniden kooperatifler aracılığıyla ve genel kurulla belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.

CHP’li Vekil Arı: Davalar kooperatiflerin lehine sonuçlandı
Geçtiğimiz günlerde CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, kayyum atamasının hukuki gerekçelerinin artık ortadan kalktığını belirterek, “Üç mahkeme kararı kooperatifler lehine sonuçlandı. Buna rağmen kayyum hâlâ görevde. Yetkisini aşan bazı uygulamalar yapıyor, vatandaşların kimlik bilgilerini alarak fişleme yapıyor” dedi. Arı, kayyum yönetiminin derhal çekilmesi ve barınağın iki kooperatife devredilmesi gerektiğini ifade etmişti.
Avukat Yavuzlar: Kayyum atamalarının hukuka aykırı olduğunu ortada
Yine aynı gün açıklamada bulunan Antalya Balıkçı Barınağı avukatı Volkan Yavuzlar, “2019’da imzalanan 10 yıllık sözleşme gereği kooperatifler burayı işletiyordu. Bakanlığın müdahaleleri sonucunda yaklaşık bir yıldır işletme haklarını kullanamıyorlar. Mahkeme kararları ve raporlar, kayyum atamalarının hukuka aykırı olduğunu ortaya koyuyor” demişti.
Kayyumdan önceki Kooperatif Başkanı Talas: Balıkçılar bezdi
S.S. Yeni Liman Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Cemal Talas, kayyum döneminde balıkçıların büyük zarar gördüğünü belirterek, “Yaklaşık üç senedir başımıza gelmeyen kalmadı. Kayyum döneminde balıkçılar artık hayatından bezmiş durumda” ifadelerini kullanmıştı.

“Yargı kararlarını tanınmıyor”
Bir tekne sahibi Yasemin Durukan ise yaşanan süreci Son Mühür’e şöyle özetledi:
“Kayyum ataması somut delillere dayanmadı. Usulsüz kayyum var. Tarım Bakanlığı yargı kararlarını tanımıyor. Suç duyurusu var ama soruşturma yok. Tarım bakanlığı kamu gücünü kullanarak gasp yapıyor. Kimseden çıt yok. Hukuksuz bir şekilde süreç işliyor. Benim de teknem battı. Benim de canım yandığı için hakkın yerini bulmaya çalışıyorum. O zaman ben de zararlarımı gidereceğim. Kayyum geldikten sonra sözleşmelerimiz olmadı. Buranın işletmesi devlet eli ile işletilmediği için buranın başına gelmeyen kalmadı. Kamu gücü kullanıyor. 6 gün önce yaptığımız açıklama ve protestoya katılanlara fişleme yapıldı. Gelenlerin TC’leri alındı. Yağmur yok, rüzgar yok. Tekne battı. Batınca da ceza kesildi. Keyfi uygulamalar var. Tarım Bakanlığı, yargı kararlarını tanımıyor. Bilirkişi raporu da tarım bakanlığı görevden alabilir, yetki veremez diyor” dedi.





