Son Mühür- Konusunda dünyanın sayılı uzmanları arasında yer alan ve ABD'de yaşayan İzmirli virolog (virüs bilimcisi) ve biyoteknoloji uzmanı Semih Tareen, son dönemin en popüler tartışmalarından biri olan İzmir Körfezi mideyeleri yenir mi? Yenmez mi? sorularına açıklık getirdi.


Hepatit A ve norovirüs...


Gençliğindeki İzmir Körfezi'nin çok daha kirli olduğuna dikkat çeken Semih Tareen,
''TÜBİTAK desteğiyle Dokuz Eylül ve Adnan Menderes Üniversiteleri ortaklığında yapılan bir çalıimada İzmir Körfezi’nden toplanan midyelerde Hepatit A virüsünün yüzde 26.7’sinde, Norovirüsün ise yüzde 30’unda pozitif çıktığı haberi çıktı.
Türkiye'de midye ve midye dolma tüketmek yaygın olduğu için sizin tüketici olarak özellikle dikkat etmeniz gereken bir konu bu'' hatırlatmasında bulundu.

Midye tutkunlarını sevindiren haber
Midyeler deniz suyunu filtre eder...


''Bu haberi biraz bilimsel olarak açayım'' diyen Tareen,
''Hepatit A, karaciğer iltihabına yol açan bir RNA virüsüdür. Bulaş yolu fekal-oral yoldur. Yani dışkıyla kirlenmiş su veya besinlerle bulaşır.
Norovirüs ise dünyanın en sık görülen gastroenterit etkenidir. Kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş yapar. Çok bulaşıcıdır.
Midye gibi süzgeçle beslenen canlılar, deniz suyunu filtre ederken bu virüsleri de biriktirir. Özellikle kirli körfezlerde bu oranlar oldukça yüksek olur'' mesajı verdi.

Semih Tareen
Peki ne yapmalı?


Midye tutkunlarının bundan sonra ne yapması gerektiği konusuna da dikkat çeken Semih Tareen,
''Standart pişirme işlemleri özellikle en az 5 dakika kaynatıldıkları zaman bu midyelerdeki bu virüsler ölüyor. Bu iyi haber.
O yüzden midye yiyecekseniz mutlaka iyi pişmiş bir yerden alın.
Bir de piştiği halde özellikle yazın güneşin altında bekletilmemiş midyeleri yiyin. Çünkü iyi pişse bile güneşin altında patojenler tekrar üremeye başlayabilir'' uyarısında bulundu.


Samsun Körfezi'nde de benzeri yaşanmıştı...


Semih Tareen'in açıklamalarında bir destek de Bilkent Üniversitesi UNAM (Uluslararası Nanoteknoloji Araştırma Merkezi) Sentetik Biyosistemler Laboratuvarı (Seker Lab) grup lideri Doç. Dr. Urartu Şeker'den geldi.
''Semih Hoca midyelerle ilgili durumu açıklamış. Ancak önemli bir noktaya eklemek yapmak isterim'' diyen Urartu Şeker,
''Örnekleme doğrudan midye çiftliklerinden değil, körfezin genelinden yapılmış. Semih Hoca’nın da belirttiği gibi bu tür viral bulaşı verileri bu alanlarda şaşırtıcı değil.

Benzer bulgular 7-8 yıl önce Samsun Körfezi’nde, özellikle kanalizasyon çıkışlarında raporlanmıştı.
Bugün piyasada satılan midyeler ve birçok su ürünü büyük ölçüde çiftliklerde üretiliyor. Bu alanlar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından su kalitesi kriterlerine göre belirleniyor ve üretim izni belirli standartlara bağlı'' hatırlatmasında bulundu.

Midye tutkunlarını sevindiren haber
Çalışmada ne bulundu?


Doç. Dr. Urartu Şeker,
''Bir diğer önemli nokta ise, çalışmada aktif virüs değil, viral nükleik asit (PCR) tespit ediliyor.

Nükleik asit varlığı, enfeksiyöz/aktif virüs varlığı anlamına gelmek zorunda değil.
Sonuç olarak, gıda risk değerlendirmesi hem bağlama hem de doza bağlıdır. Ne tüketirsek tüketelim, miktar ve kaynak önemli'' mesajı verdi.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı