Son Mühür- Tam iki asır önce ABD Başkanı James Monroe'nun gündeme getirdiği ve tarihe ''Monroe Doktrini'' olarak geçen ''Amerika Amerikalılarındır'' temel ilkesi, Başkan Donald Trump döneminde yeni bir boyut kazanıyor.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu ABD'ye yargılamak için getirten Trump'ın sırada Meksika, Küba ve Kolombiya mı var dedirten basın toplantısında, Monroe Doktrini yerine ''Donald-Monroe'' göndermesiyle ''Donroe Doktrini'' ifadesi dikkat çekmişti.

''ABD'nin Venezuela'ya saldırısı, ABD'nin tüm Latin Amerika'ya yönelik daha geniş bir emperyalist saldırısının parçasıdır.'' vurgusunda bulunan bağımsız gazeteci ve siyasi analist Benjamin Norton,
Bu, ABD imparatorluğunun planıdır. Trump yönetiminin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde açıkça belirtilmiştir.
Pekin çatışmaya hazır olmalı...
ABD, tüm batı yarımkürede hegemonyasını zorla dayatmayı amaçlıyor ve sömürgeci Monroe Doktrini'ni canlandırıyor (şimdi "Donroe Doktrini" olarak biliniyor).
Plan, ABD şirketlerinin bölgenin tüm stratejik doğal kaynaklarını, kritik mineralleri ve nadir toprak elementlerini kontrol etmesidir. ABD, Çin'i dışlayan yeni bir batı yarımküre tedarik zinciri oluşturmak istiyor; Pekin'le gelecekteki bir çatışmaya hazırlanmak için.'' tespitinde bulundu.
Siyasi bir haçlı seferi...
''Venezuela'yı bombalayıp işgal ettikten sonra, Trump ve Marco Rubio, Nikaragua ve Küba'da benzer emperyalist rejim değişikliği savaşları yürütmek istiyor. Rubio, kariyerini onların sosyalist devrimlerini devirmeye adamış. Bu onun için siyasi bir haçlı seferi.'' hatırlatmasında bulunan Norton,
''Batılı yetkililerden ve yorumculardan duyduğumuz "demokrasi" hakkındaki yüzeysel, çocuksu retorik gülünç. Dünyanın en güçlü ve en ölümcül imparatorluğu sürekli seçimlerine karışıp, saldırıp, yaptırımlar uygulayıp, darbeler finanse ederken Latin Amerika ülkelerinin (ve Küresel Güney'in bütünü) demokrasi uygulaması imkânsız.
Gerçek demokrasi, emperyalizm var oldukça imkânsızdır.'' mesajı verdi.





