Son Mühür- İsrail merkezli düşünce kuruluşu Jerusalem Center for Security and Foreign Affairs'de ABD uzmanı Baş Analist olarak çalışan Ceng Sagnic, Ankara'nın Suriye politikasında zannedildiği gibi anti-Kürt bir tavır içinde olmadığını savundu.
2015'in Haziran ayında daha iç savaş sürerken El-Nusra örgütü lideri Colani'nin Suriye'nin yeni lideri olarak seçildiğine dair mesajıyla gündem olan Ceng Sagnic,
''Türkiye’nin HTŞ-SDG çatışmasındaki rolü, iç kamuoyuna anlatıldığı gibi bütünüyle anti-Kürt bir pozisyona karşılık gelmiyor. Aksine Ankara, Suriye-Irak sınırının tamamının Suudi Arabistan nüfuz alanına entegre bir Şam rejiminin denetimine girmesinin yaratacağı stratejik açmazın farkında'' tespitinde bulundu.

Türkiye arabuluculuk yapıyor...
''Bu nedenle son bir haftadır Ankara, iki taraf arasındaki çatışmanın sona ermesi ve Kürt şehirlerindeki statükonun korunması için arabuluculuk yapan aktörlerden biri konumunda'' diyen Ceng Sagnic,
''İç kamuoyuna bunun tersinin anlatılıyor olması da çok şaşırtıcı değil. Yakın zamanda alevlendirilen anti-Kürt ırkçı dalganın kontrol altına alınabilmesi için de adımlar atılacaktır'' öngörüsü de bulundu.
Türkiye Şam'da tek belirleyici aktör değil...
''Şam, Türkiye’nin etkili olduğu bir başkenttir; ancak Suriye'de tek belirleyici aktör Ankara değildir'' vurgusunda bulunan Ceng Sagnic,
''Türkiye’nin tarihsel olarak sınır ötesi Kürtlerle çalışabilme kapasitesi, Arap aktörlerle kurabildiği ilişkilere kıyasla çok daha gelişkindir. Bu nedenle bölgenin en stratejik noktası olan Semalka-Fişhabur üçgeninin Riyad eksenine daha yakın, İsrail ile ilişkilerinin boyutları henüz belirlenmemiş bir HTŞ'ye bu kadar kolay teslim edilmesinden yana olmamaları beklenir.
Nitekim 2017'de İran'ın bütün garantilerine ve diplomatik atağına rağmen aynı bölgenin Kürtlerden alınmasına Ankara razı gelmemişti'' hatırlatmasında bulundu.

Suriye'de sıcak gelişme...
Ceng Sagnic'in Ankara'nın Suriye'de aldığı pozisyona ilişkin açıklamalarının hemen ardından Suriye'de silahların sustuğuna dair haberler geldi.
Suriye'de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. SDG'den yapılan açıklamanın ardından Şam yönetimi de anlaşmayı doğruladı.

Anlaşmaya göre tüm cephe hatlarında askeri operasyonlar sona erecek.
Suriye ordusu Haseke ve Kamışlı şehir merkezine girecek.
SDG güçlerinden 3 tugay içeren bir tümen kurulacak.
Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için ayrı bir tugay oluşturulacak.
Yerel güvenlik güçleri Suriye ordusu ve devlet kurumlarına kademeli olarak entegre edilecek.
Askeri yönetim ve atamalar, tamamen Şam merkez Savunma Bakanlığına ait olacak.





