Son Mühür- İstanbul'un siyasi hafızasında kritik bir dönüm noktası olarak yer alan Saraçhane Meydanı, bir kez daha "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" buluşmalarının merkezi haline geldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen büyük mitinglerin 99'uncusu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun akademik kimliğine yönelik tartışmalı kararın birinci yıl dönümünde gerçekleştirildi. On binlerce yurttaşın akın ettiği meydanda, bir yıl önce başlayan tutuklama ve görevden alma süreçlerine karşı sarsılmaz bir kararlılık sergilendi.

Adnan Yücel’in diliyle başlayan "Bitmeyen kavga"

Mitingde Özgür Çelik’in sunumunun ardından kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hitabına şair Adnan Yücel’in "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek" şiirinden dizelerle başladı. Siyasi rakiplerinin kendilerine ömür biçtiğini, dağılacaklarını ve teslim olacaklarını düşündüklerini belirten Özel, tüm baskılara rağmen "çiçekte ve meyvede" olduklarını ifade etti. Meydandaki kalabalığı "cesurların sığınağı" olarak nitelendiren Özel, son 365 günün her birinde demokrasi nöbetinin sürdüğünü ve "Bir Ekrem’i alarak işi bitirdiklerini sananların" bugün karşılarında yüz binlerce Ekrem bulduğunu vurguladı.

Diploma iptaliyle sarsılan toplum sözleşmesi

Konuşmasında, Ekrem İmamoğlu'nun 31 yıllık diplomasının bir yıl önce bir iftar vaktinde iptal edilmesine geniş bir parantez açan Özgür Özel, bu sürecin hukuki değil, tamamen siyasi bir mühendislik ürünü olduğunu savundu. İlgili fakültenin ve dekanın karşı duruşuna rağmen diplomasının geri alınmasını "İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu üzerinden yapılan bir operasyon" olarak tanımlayan Özel, bu hamlenin devletin verdiği her türlü resmi kağıdı geçersiz kıldığını söyledi. Tapudan evlilik cüzdanına kadar devletin mührünü taşıyan her belgenin artık tehdit altında olduğunu belirten Özel, bu durumun anayasanın ve devlet-millet sözleşmesinin altına konulmuş bir dinamit olduğunu ifade etti.

19 Mart'ın yıl dönümü

19 Mart tarihini Türkiye demokrasisi için sivil bir darbe girişiminin başlangıcı olarak niteleyen Özel, o gece İmamoğlu'nun gözaltına alınma sürecinde yaşananları detaylandırdı. Ulaşımın durdurulduğu, metroların kapatıldığı ve köprülerin adeta kilitlendiği bir ortamda 4 bin partilinin Vatan Emniyet önünde, üniversite öğrencilerinin ise Beyazıt Meydanı’nda barikatları yıktığını hatırlattı. İstanbul Üniversitesi’nden Boğaziçi’ne kadar tüm gençliğin bu süreçteki dik duruşunu selamlayan Özel, yedi gece süren Saraçhane nöbetlerinin dünyada eşi benzeri olmayan bir sivil itaatsizlik örneği olduğunu kaydetti.

105 bin kilometrelik adalet seferi

Demokrasi mücadelesinin sadece Saraçhane ile sınırlı kalmadığını, bir yıl içinde Türkiye'nin dört bir yanına yayıldığını anlatan Özgür Özel, bu süre zarfında kat edilen mesafenin dünyanın çevresini iki kereden fazla dolaşacak seviyeye (105 bin kilometre) ulaştığını belirtti. Yazın en sıcak günlerinden kışın dondurucu soğuğuna kadar mücadelenin aralıksız sürdüğünü söyleyen Özel, bu başarının arkasında fotoğrafçısından şoförüne, teknikerinden kameramanına kadar büyük bir emek ordusunun olduğunu vurguladı. Ayrıca bu süreçte omuz omuza duran farklı siyasi görüşlerden tüm demokratlara, sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkürlerini iletti.

100. Miting için Çanakkale çağrısı

Hitabını Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına rahmet dileyerek sürdüren Özel, tarihi bir perspektif sundu. Çanakkale’yi geçemeyen donanmanın daha sonra bir zırhlıyla İstanbul’a demir attığı günleri hatırlatarak, "Geldikleri gibi giderler" diyen iradenin mirasçısı olduklarını söyledi. Sandığı ve halkın seçme hakkını ortadan kaldırmak isteyenlere karşı asla pes etmeyeceklerini ifade eden Özel, bu büyük demokrasi serisinin 100. mitinginin Çanakkale’de gerçekleştirileceğini müjdeledi.

Esenyurt’tan Adana’ya Milli İrade cephesi

Mitinge katılan Esenyurt’un seçilmiş başkanı Ahmet Özer ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı da hatırlatan Özgür Özel, hapiste tutulan dostlarını ve mücadele arkadaşlarını asla yalnız bırakmayacaklarını yineledi. AK Parti'nin son dönemdeki bazı uygulamalarına (modifiye araç düzenlemesi vb.) toplumun her kesiminden yükselen tepkilerin "sandıkta görüşürüz" iradesini güçlendirdiğini savunan Özel, bu direncin darbe planlarını bozacak en büyük güvence olduğunu sözlerine ekledi. Mührün ve hükmün sadece millette kalması için mücadeleyi dalga dalga büyüteceklerinin sözünü verdi.

"Haysiyet cellatlığına karşı hakikat mücadelesi"

Konuşmasında medya etiği ve TRT'nin yayın politikasını sert bir dille eleştiren Özgür Özel, devletin televizyonunun "montaj görüntülerle haysiyet cellatlığı yapanların eline geçtiğini" savundu. Geçmişte ortaya atılan "560 milyar liralık yolsuzluk" iddialarının tek bir kuruşunun bile ispatlanamadığını ve iddianamelere giremediğini hatırlatan Özel; dağıtıldığı iddia edilen telefonlardan, valizlerdeki para yalanlarına kadar tüm kurguların çöktüğünü ifade etti. Gazi Osmanpaşa Belediyesi ve İmamoğlu üzerinden yürütülen lüks araç iftiralarının da asılsız çıktığını belirten Özel, halkın gerçekleri görmesini engelleyen bu manipülasyon zincirine karşı sessiz kalmayacaklarını vurguladı.

Çöken kumpaslar ve itirafçı dosyası

Yargı sürecindeki hukuksuzluklara değinen Özel, bugün gelinen noktada kumpas kuranların elinde sadece "gizli tanıklardan" başka bir argüman kalmadığını söyledi. Antalya'da bir itirafçının "Baskı gördüm, yalan söyledim" diyerek ifadelerini geri çekmesini ve İBB davasındaki "Meşe" kod adlı gizli tanığın iddianame aşamasında ortadan kaybolmasını örnek gösteren Özel, savcıların baskısıyla imzalatılan sahte ifadelerin birer birer deşifre olduğunu belirtti. Duruşma salonlarının boşaltılacak kadar korku iklimi yaratıldığını savunan Özel, "Biz gücümüzü milletten ve bu meydandan alıyoruz, efelik yapanlara pabuç bırakmayız" dedi.

"Darbeci bir Cunta başkanı olarak anılacaksın"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan seslenen Özgür Özel, tarihe geçme biçimi üzerinden sert uyarılarda bulundu. Erdoğan’ın uzun yıllar Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış bir siyasetçi olarak anılma şansını, bir "darbe girişimine" kalkışarak yitirdiğini iddia etti. Özel, "Tarihe bir Cumhurbaşkanı olarak değil, bir darbeci ve cunta başkanı olarak geçeceksin" ifadelerini kullanarak, milli iradeye yönelik müdahalelerin bedelinin ağır olacağını dile getirdi.

"Küçük turbun" servet dosyası ve ID numaraları

Siyaset gündemini sarsan mal varlığı tartışmalarına da yeni bir boyut kazandıran Özel, "Küçük Turbun marifetleri" başlığı altında çarpıcı rakamlar paylaştı. Bir devlet memurunun ömrü boyunca biriktirebileceği miktarın çok üzerinde, 452 milyon liralık taşınmazın bir isim üzerinde toplandığını iddia etti. Söz konusu ismin tapu kayıtlarını filtreleyerek yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savunan Özel, ellerindeki 12 taşınmazın ID numaralarını basına servis edeceklerini duyurdu. Avcılar ve Ispartakule gibi projelerdeki emlak vergisi bildirimlerini ve aylık 2 milyon liralık taksit ödeme çizelgelerini resmi evraklarla kanıtlayacaklarını belirten Özel, "Belgelerin altında ezilecekler" dedi.

"E-Devlet kayıtlarını açıklayın"

İktidara ve yargı makamlarına çağrıda bulunan Özgür Özel, bu "kirli aparatların" mal varlıklarının e-devlet üzerinden tüm şeffaflığıyla dökülmesini talep etti. İki aydır elindeki taşınmazları satanların bu paradan elde ettikleri geliri milletin bilmeye hakkı olduğunu söyleyen Özel, insanların "iftira atarsan çocuğuna kavuşursun" denilerek kumpaslara zorlandığını iddia etti. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyeceklerini belirten Özel, "Bir yanda cep dolduranlar, diğer yanda ekmek kavgası verenler var; biz tarihin doğru tarafındayız" ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ