İzmir’de 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapılarını açtı. 5-13 Eylül tarihleri arasında Kültürpark yine hareketli, yine ışıl ışıl…

Ancak İzmirlinin yıllardır fuarla özdeşleştirdiği o görüntü bu kez de yok. Şimdi birçok İzmirlinin aklından aynı soru geçiyor: 'Lunaparksız İzmir Fuarı olur mu?'

Çünkü lunapark, İzmir Fuarı için yalnızca dönme dolaptan, çarpışan arabalardan ya da çocukların eğlencesinden ibaret değildi...

O lunaparkın İzmirlinin hafızasında bir karşılığı vardı. Çocukluğumuzun, gençliğimizin, ailemizle yaptığımız gezilerin, arkadaşlarla buluşmaların ve belki de ilk heyecanların bir parçasıydı. Yıllarca fuara gidenlerin yolu bir şekilde lunaparka çıkardı.

94. Fuar biraz eksik kalmıştı

Lunaparkın yıkılmasının ardından geçen yılki 94. İEF, açıkçası biraz garipti. Kültürpark'ın içerisinde yemek alanları yine vardı, hatta bana kalırsa daha da görünür hale gelmişti.

Buna karşılık etkinliklerin daha sınırlı kaldığı hissine kapıldım. Lunaparkın da olmayışı eklenince fuarın o eski hareketliliği ve neşesi ister istemez kayboldu.

Çünkü İzmirli için fuar sadece stant gezmek değildi. Biraz gezmek, biraz eğlenmek, biraz yorulmak, biraz çimlere oturmak, biraz konser dinlemek ve en önemlisi 'Bugün fuarda şunlara bindim' diyebilmekti. Geçtiğimiz yıl bu duygunun eksik kaldığını düşünenlerdenim.

Lunaparkın gölgesinde

95. İEF'ye gelirken açıkçası beklentim çok yüksek değildi. Çünkü Lunapark yine yoktu. Dolayısıyla yıllardır fuarın en önemli yerlerinden biri olan o alan yine boştu.

Üstelik geçen yılın ardından birçok kişinin fuara dair heyecanını kaybettiğini düşünüyorum. Kültürpark denildiğinde aklımıza lunapark ışıklarının canlanması boşuna değil... Ama bu yıl fuar alanını gezerken bir şeyi fark ettim, belki de fuarın eğlencesi artık başka bir yere taşınıyor.

Özellikle Gençlik Alanı'nda karşılaştığım etkinlikler bu açıdan dikkatimi çekti. Çocuklara yönelik alanlarda da güzel çalışmalar vardı.

Benim en çok hoşuma gidenlerden biri ise hamak benzeri dinlenme alanları oldu. Belki çok büyük bir yenilik gibi görünmeyebilir. Ancak daha önceki fuarlarda böyle bir alan görmediğimi düşünüyorum.

Orada uzanıp çevredeki sesleri dinlemek, özellikle uzaktan gelen şarkılara kulak vermek bile insana farklı bir huzur hissettiriyor.

Bazen eğlence dediğimiz şey, yüksek sesli müzikten veya büyük bir lunaparktan ibaret değil. Bazen bir çimin üzerinde uzanıp müzik dinlemek de yetiyor.

Beklentilerin üzerinde...

Fuarın ilk gününde Emir Can İğrek konserine gittim. Kendisinin şarkılarını severim. Ancak açık söylemek gerekirse daha önce 'Emir Can İğrek konserine mutlaka gitmeliyim' diye düşündüğüm olmamıştı. Ta ki o akşam sahneye çıkana kadar. Sahne performansı gerçekten şahaneydi. Konser boyunca sadece benim değil, alandaki herkesin eğlendiğine şahit oldum.

Çim konserlerinde buluşalım

Lunaparkın yokluğunu görmezden gelmek mümkün değil. İzmirlinin hafızasında bıraktığı yer de kolay kolay silinmeyecek. Bu sene İEF bana şunu hissettirdi. Kültürpark yeniden kendi eğlencesini arıyor...

Henüz eski kalabalığını yakalamış değil. Henüz o eski heyecanı tamamen geri getirmiş de değil. Ama gençlik etkinlikleri, çocuk alanları, çim konserleri ve insanların dinlenebileceği yeni alanlarla başka bir fuar anlayışının kapısını aralıyor.

Belki birkaç yıl sonra bugünleri hatırlayıp “Lunapark yoktu ama fuar yine de güzeldi” diyeceğiz. Bazı gelenekler değişse de, insan onların içinde kendine yeni bir yer bulmayı biliyor. Çim konserlerinde buluşalım, şimdilik tekrar görüşünceye dek hoşça kalın...