Son Mühür- Venezuela'da resmi rakamlara göre can kaybı sayısının bin 400 geçtiği depremlerin ardından aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 20'den fazla ülke yardım için harekete geçti.
7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki ikiz depremlerin yarattığı tahribatla son 100 yılın en yıkıcı depremiyle karşılaşan Venezuela'yı deprem bilimcileri mercek altına aldı.
''Venezuela'da M7.2 ve M7.5'in anlık zincirleme kırılması, "Marmara'da neden olmadı?" sorusunu gündeme getirdi'' vurgusunda bulunan deprem bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş,
''Kumburgaz segmentinin büyük ölçüde kilitli olduğu görüşü bilim dünyasında geniş kabul görmektedir.

Ancak buna rağmen, Marmara'nın ince ve sıcak kabuğunda derinde gelişen creep (aseismik kayma) mekanizmasının deprem enerjisinin bir bölümünü sönümleyerek kırılmanın doğuya yıkıcı biçimde yayılmasını sınırlamış olabileceğini savunan çalışmalar da vardı.
Alman deprem billimci Dietrich Lange, akustik verilerle Kumburgaz segmentini ilk yaklaşık 3 km lik sığ kesimijin kilitli olduğunu göstermiştir.
Derindeki davranış ise hâlâ araştırılmaktadır.
Çünkü Lange'nin kullandıgı akustik yöntem ancak 3 km derinliğe kadar doğru sonuç verir.
Derin kısımları ise belirsizliğini korumaktadır.'' hatırlatmasında bulundu.
Alman ve Japon bilim insanları...
''Alman ve Japon bilim insanlarının 2019-2023 yıllarında yaptıkları creep ( fayın sürünerek deprem enerjisi harcaması ) çalışmalarına göre Kumburgaz segmenti sanıldığı gibi "tamamen kilitli" değildir'' vurgusunda bulunan Prof. Osman Bektaş,
''Yani beklendiği gibi büyük deprem üretemez.
Bunu kanıtlayan en somut veri Tekirdağ’dan Kumburgaz’a doğru gidildikçe fayın tam sürünme (creep) derinliği ile deprem odak derinliklerinin (deprem üreten zon) aşırı sığlaşmasıdır.

Uluslararası bu çalışmalar,
Riskin daha küçük segmentlerin bağımsız ve daha düşük ölçekli sarsıntılarıyla sınırlı kalacağını bilimsel olarak ortaya koyuyor.
Sonuç: Beklenen İstanbul depremi 7'den büyük değil, 7'den küçük olmalıdır'' değerlendirmesinde bulundu.


