Pollyanna bir oyuncak bebek ister. Ancak yardım kuruluşundan gelen pakette oyuncak yerine bir çift koltuk değneği vardır. Babası ona, değneklere ihtiyaç duymadıkları için sevinmeleri gerektiğini öğretir.
Pollyanna zamanla bu düşünceyi her duruma uyguladığı bir oyuna dönüştürür.
Yazar Eleanor H. Porter...
Kimi roman kahramanlarının yazarını gölgede bırakması gibi, Eleanor H.Porter da kendi yarattığı masal kahramanı Polyanna'nın gölgesinde kalmış bir isim.
Dönem, 1913 Amerika Birleşik Devletleri...
Sanayileşmenin en vahşi, en canavar, en gaddar olduğu dönemlerden birindeyiz...
Çoçuk işçiliği, kadın emeğinin sonuna kadar sömürüldüğü, erkek emeğinin bile günümüz şartlarıyla karşılaştırılamayacak kadar kötü olduğu bir dönem...
Tam o günlerde, Polyanna diye bir karakter çıkıyor ortaya...
"Aman tadımız kaçmasın Ali Rıza Bey'' kıvamında değil, daha üst perdede dans eden bir karakter...
''Yeni ayakkabın mı yok? Üzülme, ayakları olmayanları düşün?"
Tamam, onları düşüneyim de, ben daha çok, gece gündüz eşşek gibi çalıştığı halde sermayenin gözünü doyurmadığı için hakkını alamayan bir insanın gazını almak için karşıma Polyanna diye bir karakter çıkarılmış olamaz mı diye düşünmeyi tercih ederim...
Polyanna, toplumların ateşini düşürmek için icat edilmiş ağrı kesici bir karakter...
Yeter ki, kimse tepki vermesin, yeter ki, isyan etmesin!
Ne yapsınlar peki?
Gül, oyna, eğlen işte...
Ama açım...
Ne güzel, demek ki miden var ve çalışıyor ki açsın, ona sevineceğine sen zenginlere kızıyorsun.Bak Polyanna'ya, o kızıyor mu?
Kapitalizmin uydurduğu, belki de Eleanor H. Porter'ı aspirin niyetine kullandığı bir karakter olma ihtimali Polyanna'ya daha uygun olabilir...
''Her koşulda mutlu olmaya çalış'' mesajı bir anlamda, ''haksızlık karşısında bile sesini çıkarma'' demenin başka bir yolu...
Sermaye sınıfının en sevdiği yazarın Eleanor H. Porter olma ihtimali çok da uzak bir ihtimal gibi durmuyor...