Son Mühür- Son dönemlerin en zorlu süreçlerinden birine sahne olan ekonomide dışarıda 100 doların altına inmeyen Brent petrol ve artan rafineri marjlarının yarattığı baskıyla, içeride fon soruşturması sonrası yaşanan hareketlilik öne çıkıyor.
Yeni haftada bizi neler bekliyor sorusunu mercek altına alan TCMB eski Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, ekonomide dezenflasyon sürecini baltalayacak risklerin devam ettiğine işaret etti.
Bu hafta küresel ekonominin gündeminde Ortadoğu'daki savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisi ile ABD'den gelecek enflasyon ve istihdam verileri öne çıkacak hatırlatmasında bulunan Toptaş'ın önümüzdeki haftaya yönelik beklentilerine öne çıkan detaylar şöyle...
Türkiye'de ise sermaye piyasalarında geçen hafta yaşanan dalgalanmanın ardından fon tasfiye süreci, Borsa İstanbul'daki gelişmeler ve enflasyon beklentileri yakından izlenecek.
Petrol ve jeopolitik riskler nereye gidiyor?
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere Yemen'deki Husilerin Babülmendep çevresindeki faaliyetlerinin eklenmesi, enerji ve küresel ticaret açısından belirsizliği artırmayı sürdürüyor.

Bununla birlikte son günlerde ABD-İran arasında diplomatik temas ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi petrol fiyatlarında kısmi gerilemeye yol açtı. Bununla birlikte Brent Petrol halen 100 doların üzerinde. Bölgedeki çatışmalar devam ettiği için enerji piyasalarında kalıcı bir normalleşmeden söz etmek henüz mümkün değil.
Önümüzdeki hafta petrol fiyatlarının yanı sıra Hürmüz ve Babülmendep'teki gelişmeler ile diplomatik temaslar izlenecek. Enerji fiyatlarının yüksek kalması, küresel enflasyon ve merkez bankalarının faiz politikaları açısından önemini koruyor.
ABD verileri Fed'in yolunu değiştirecek mi?
Fed'in eylül toplantısında faiz artışına gitmesinin ardından piyasaların dikkati artık gelecek kararların dayanağını oluşturacak verilere çevrilecek. Haftanın önemli gündem maddeleri arasında ABD'nin kişisel gelir ve harcama verileri ile Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi (PCE) bulunuyor. 2 Ekim'de açıklanacak eylül istihdam verileri ise Fed'in işgücü piyasasına ilişkin değerlendirmeleri açısından özellikle önemli olacak. Yine 1 Ekim'de açıklanacak ABD ISM imalat PMI verisi, imalat sektöründeki aktivitenin ve dolayısıyla ABD ekonomisinin momentumunun seyri açısından izlenecek.
Bu çerçevede, haftanın temel sorusu, enflasyonun enerji fiyatları nedeniyle yeniden güçlenip güçlenmediği ve işgücü piyasasındaki seyrin Fed'in faiz politikasını nasıl etkileyeceği olacak.
Borsa ve fon piyasasında normalleşme başlayacak mı?
Türkiye'de geçen haftanın en önemli ekonomik günde maddeleri olan fon tasfiyeleri ve Borsa İstanbul'daki sert dalgalanmanın etkileri yeni haftada da sürecek. BIST 100 geçen hafta yüzde 2,90 gerilerken, SPK 130'dan fazla fonun tasfiyesine yönelik adımlar attı. Düzenlemeler sonrasında Borsa İstanbul'da daha istikrarlı bir seyir oluşup oluşmayacağı ve tasfiye sürecinin piyasa likiditesi üzerindeki etkileri izlenecek.
Önümüzdeki hafta yatırımcıların dikkatinde yalnızca endeksin yönü değil, fon tasfiyelerinin nasıl ilerlediği ve sermaye piyasalarındaki likiditenin ne ölçüde normale döndüğü bulunacak.
Türkiye'de beklentiler ve ekonomik aktivite ne söylüyor?
TCMB'nin eylül toplantısında politika faizini yüzde 37'de tutmasının ardından açıklanan beklenti verileri, dezenflasyon sürecindeki risklerin devam ettiğini gösteriyor. TCMB'nin yayımladığı Eylül Hane halkı beklenti anketinde hane halkının 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 45,6 seviyesinde bulunuyor.
Yeni haftada ise özellikle ekonomik güven, tüketici ve reel kesim göstergeleri ile finansal piyasalardaki gelişmeler birlikte değerlendirilecek. Enerji fiyatları yüksek kalırken iç talepteki görünüm, TCMB'nin önümüzdeki dönemdeki politika alanı açısından önemini koruyacak.
Önümüzdeki hafta İzmir açısından enerji ve lojistik maliyetleri, Avrupa başta olmak üzere dış talep ve sanayinin finansman koşulları önem taşıyacak.
Sonuç olarak, yeni haftanın genel çerçevesinde ise iki gelişme öne çıkıyor: Küresel ekonomide enerji şokunun kalıcılığı, Türkiye'de ise finansal piyasalardaki son dalgalanmanın ardından normalleşmenin ne ölçüde sağlanabileceği.




