Son Mühür/ Emine Kulak- Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan tatlılar konusunda uzmanlar uyarıyor. Beslenme üzerine değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Gizem Maden, özellikle şerbetli tatlıların yüksek şeker ve yağ içeriğine dikkat çekerek, daha hafif alternatiflerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Sütlü tatlılar, güllaç ve meyve bazlı seçeneklerin daha dengeli olduğunu belirten Maden, her koşulda tüketim miktarının belirleyici olduğunun altını çizdi.

Tatlı tüketiminde ideal porsiyonu açıklayan Maden, “Tatlı tüketimi tamamen yasaklanması gereken bir şey değildir, önemli olan denge kurmaktır. Günlük beslenmede tatlı tüketilecekse küçük bir porsiyon yeterlidir. Örneğin bir dilim baklava ya da küçük bir kase sütlü tatlı bu ihtiyacı karşılayabilir. Tatlıyı keyif için tüketmek, alışkanlık haline getirmemek gerekir” dedi.

“Hızlı tüketilen tatlılar ani dalgalanmalara yol açar”

Ramazan ayında tatlı tüketimi kan şekeri ve kilo açısından neden risk oluşturduğunu söyleyen Maden, “Ramazan ayında gün boyu süren açlık sonrası vücut enerjiye daha hassas hale gelir. İftar sonrası hızlı şekilde tüketilen şekerli tatlılar kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açabilir. Bu durum hem halsizlik hem de daha fazla tatlı isteği yaratabilir. Ayrıca hareketsiz geçen akşam saatleri fazla enerjinin yağ olarak depolanmasını kolaylaştırabilir” diye konuştu.

“Bayramı sadece yemek odaklı değil sosyal buluşma olarak görün”

Bayram tatlılarının hangi öğünlerde ve hangi miktarlarda daha güvenli tüketilebileceğini açıklayan Maden, “Tatlıyı aç karnına tüketmek yerine bir öğünün ardından tercih etmek daha dengeli olur. Özellikle bayram ziyaretlerinde küçük porsiyonlar seçmek iyi bir stratejidir. Gün içinde farklı evlerde tatlı ikramı olacağı düşünülerek miktarı sınırlamak gerekir. Böylece gün sonunda aşırı şeker alımı önlenmiş olur.
Şeker ve tatlı tüketimini bayram boyunca dengelemek için pratik öneriler nelerdir?

Bayram ziyaretlerinde tatlı dışında sunulan meyve veya kahve gibi alternatifler tercih edilebilir. Gün içinde yapılan kısa yürüyüşler kan şekeri dengesine katkı sağlar. Ayrıca günün diğer öğünlerinde daha hafif seçimler yapmak dengeyi korur. Bayramı sadece yemek odaklı değil, sosyal bir buluşma olarak görmek de önemli” dedi

“Tüketim miktarı belirleyici faktördür”

Beslenme üzerine değerlendirmelerde bulunan Maden, “ Şerbetli tatlılar genellikle daha yoğun şeker ve yağ içerir. Bu nedenle süt bazlı tatlılar veya güllaç gibi seçenekler daha hafif kabul edilir. Aynı şekilde meyve içeren tatlılar da daha dengeli bir alternatif olabilir. Ancak hangi tatlı olursa olsun tüketim miktarı belirleyici faktördür” dedi

“Sade öğünler tercih edin”

Bayram sonrası sindirim sorunlarını önlemek için beslenme tüyosu veren Maden, “Bayramdan sonra vücudu tekrar dengeye getirmek için daha sade öğünler tercih edilebilir. Sebze yemekleri, çorbalar ve yoğurt gibi besinler sindirim sistemini rahatlatır. Gün içinde yeterli su içmek ve hareket etmek de şişkinliği azaltır. Birkaç gün daha düzenli ve hafif beslenmek vücudun toparlanmasına yardımcı olur” diye konuştu.

“Vücut yeniden dengeye gelir”

‘Bayramda zaten kilo alınır’ gibi bir algı var. Gerçekten birkaç gün içinde kilo almak mümkün mü, yoksa bu daha çok geçici bir durum mu sorusunu yanıtlayan Maden, “Bayram döneminde tartıda görülen küçük artışlar çoğu zaman gerçek yağ artışı değildir. Daha çok fazla karbonhidrat ve tuz tüketimine bağlı olarak vücutta tutulan suyla ilişkilidir. Bu nedenle birkaç gün içinde görülen kilo artışı genellikle geçicidir. Bayram sonrasında dengeli beslenmeye ve hareket etmeye dönüldüğünde vücut kısa sürede yeniden dengeye gelir” dedi.

Muhabir: Emine Kulak