Son Mühür- Yeşilçam denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Tarık Akan, bundan tam 10 yıl önce henüz 66 yaşındayken son nefesini vermişti.
Sanatçının romantik komedi filmlerle başlayan sanat serüveni toplumsal olaylara ışık tutan çalışmalarıyla akıllara kazındı.
Akan'ın eğitim hayatına kazandırdığı Taş Mektep ise bugünlerde ayrı bir tartışmayla gündemde.

Cem Gürdeniz'den dikkat çeken uyarı: Türkiye için Babülmendep’in stratejik değeri bugün Hürmüz’den büyüktür
Cem Gürdeniz'den dikkat çeken uyarı: Türkiye için Babülmendep’in stratejik değeri bugün Hürmüz’den büyüktür
İçeriği Görüntüle

Araya mafya mı girdi?


Taş Mektep'te Tarık Akan'ın ölümünün onuncu yılı için gerçekleştirilen törenine göndermede bulunan Nurhan Çetinkaya, okulun binasının Hrant dink'in elinden mafya zoruyla alındığı iddiasını gündeme getirdi.
CHP'deki parti içi iktidar savaşında Kemal Kılıçdaroğlu'na verdiği açık destekle gündeme gelen ve bir dönem Bakırköy Belediyesi'nde başkan yardımcısı ve meclis üyesi olarak hizmet veren Çetinkaya, Tarık Akan ve Taş Mektep'le ilgili paylaşımda bulunanlara,
''Tarık abin bu binayı nasıl kiraladı Rum vakfından bilgin de vardır umarım.
Hrant’ın elinden mafya zoruyla nasıl aldığını anlatmadılar mı sana…'' diye seslendi.

Merak edenlere anlatayım...


Kendi sorusuna, ''Merak edenlere anlatayım…'' sözleriyle açıklık getiren Nurhan Çetinkaya,
''Hrant, Bakırköy’de bugün Taş Mektep olarak bilinen, Tarık Akan’ın da eğitim merkezi eski Rum okulunu kiralamak istiyor.
Burası uzun yıllar okul olarak kullanıldıktan sonra depo haline getirilmiş, bir dönem de boya deposu olarak kullanılmış.
Hrant, vakıfla anlaşarak burayı kiralıyor ve tadilatına başlıyor. Hatta belediyeden bir başkan yardımcısı abimizle birlikte gidip görüşüyorlar. “Burada olur” diye bakılıyor; imar planı açısından da bir sorun olmadığı söyleniyor.
Tam bu sırada Tarık Akan da dolaylı olarak buraya talip oluyor.
Hrant da doğal olarak, “Ben buraya zaten masraf yaptım, neden sana vereyim?” diyor.
Derken bir gün iki kişi geliyor. Tavırlarından eski İstanbul kabadayılarının adamları oldukları anlaşılıyor.
“Biz falancadan geliyoruz. Burayı boşaltacaksın.”
Hrant, “Bir düşüneyim,” diyor.
Cevap net:
“Düşünmek yok. Yarın vereceksin.”
Hrant, “Ben buraya bu kadar masraf yaptım, nasıl vereyim?” diye soruyor.
“Masrafını vereceğiz.”

Hrant Dink ve Tarık Akan
Sonrasında senetler düzenleniyor, teminatlar veriliyor. Hrant’ın yaptığı masraflar karşılanıyor ve elindeki kontrat feshediliyor.
Daha sonra Taş Mektep’in sahibi vakıfla yeniden mukavele yapıyor.
Hrant’ın amacı ise burayı sıradan bir ticari işletme yapmak değil; edebiyattan müziğe, tiyatrodan güzel sanatlara kadar farklı alanları içinde barındıran bir sanat okulu, adeta bir konservatuvar haline getirmekti.
Olmadı.
Sağlık olsun…
Ama Taş Mektep’in böyle de bir hikâyesi var'' ifadesiyle Tarık Akan, Hrant Dink ve Taş Mektep üçgeninde yaşananların bilinenlerden farklı olduğu iddiasını gündeme taşıdı.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı