Son Mühür- Mavi Vatan teorisyeni emekli amiral Cem Gürdeniz, Husiler'in kontrolü ele geçirdiği Babülmendep Boğazı'nın Türkiye için önemine dikkat çekti. Bizim Babülmendepê olan bağımlılığımız Hürmüz Boğazı'ndan fazla hatırlatmasında bulunan Gürdeniz, ''Türkiye açısından doğru strateji, Yemen’deki fiilî güç gerçekliğini kabul ederek Husilerle doğrudan siyasi ve diplomatik kanallar geliştirmektir'' mesajı verdi.

İran destekli Husiler...

Son Mühür- Dünya enerji trafiğinin yüzde 5'ine ev sahipliği yapan Babülmendep Boğazı, Suudi Arabistan'ın desteklediği güçlere karşı ezici bir zafer kazanan İran destekli Husller'in eline geçmiş durumda.
''Türkiye enerji ihtiyacını Rusya’dan Mavi Akım ve TürkAkım, Azerbaycan’dan TANAP/BTE, BTC, ayrıca LNG ve Karadeniz üretimi gibi farklı kanallardan karşılayabiliyor'' hatırlatmasında bulunan emekli amiral Cem Gürdeniz,
''Buna karşılık Çin ve Asya ile deniz ticaretinin özellikle konteyner ulaşımının Süveyş-Kızıldeniz-Babülmendep hattına bağımlılığı çok daha büyük. Somali’de de artık yalnız diplomatik ve askerî değil, doğrudan deniz jeopolitiğine bağlı çıkarlarımız var. Sismik ve sondaj faaliyetlerimiz devam ediyor'' ifadeleriyle Babülmendep Boğazı'nın önemine dikkat çekti.

Bsbülmendep Boğazı
Yemen'de yaşanan siyasi ve askeri krizin tarihini özetleyen Cem Gürdeniz,
''Savaşın yükü Suudi Arabistan'ın üzerinde. Yemen’in yakın tarihinde Suudi liderliğinde 26 Mart 2015’te başlayan savaş binlerce sivilin ölümüne ve büyük bir insani felakete yol açtı. BM, uygulanan hava ve deniz ablukasının gıda, ilaç ve yakıt ithalatına bağımlı Yemen halkı üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu kayda geçirdi. 377bin insan hayatını kaybetti. Bu nedenle 2015-22 döneminin bıraktığı toplumsal hafızanın birkaç yılda ortadan kalkmasını beklemek gerçekçi değildir'' uyarısında bulundu.

Belirsiz bir savaşın içine çekilebiliriz...


''Yemen’in dağlık coğrafyasında Husileri büyük çaplı bir kara harekâtıyla tasfiye etmeye çalışmak, tüm bölgeyi ve Türkiye’yi sonu belirsiz ve maliyeti yüksek bir savaşın içine çekebilir'' hatırlatmasında bulunan Gürdeniz,
''Türkiye açısından doğru strateji, Yemen’deki fiilî güç gerçekliğini kabul ederek Husilerle doğrudan siyasi ve diplomatik kanallar geliştirmektir. Afganistan’da Taliban gerçeğinin sonunda kabul edilmesi gibi, Yemen’de de sahadaki gerçeklik yok sayılamaz.

SON DAKİKA Kozinoğlu soruşturmasında flaş gelişme! Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı!
SON DAKİKA Kozinoğlu soruşturmasında flaş gelişme! Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı!
İçeriği Görüntüle

Stratejik sonuçları olur...


Türkiye’nin Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri elbette önemlidir. Ancak jeopolitikte coğrafyanın ağırlığı paradan büyüktür. Babülmendep Türk deniz ticareti, Asya bağlantımız ve Somali’deki askerî, enerji ve deniz yetki alanı çıkarlarımız açısından vazgeçilmezdir. Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı gemilerin bu boğazdan geçişinin tehdit altına girmesi, alınabilecek herhangi bir kısa vadeli ekonomik desteğin çok ötesinde stratejik sonuçlar yaratır.
Türkiye Yemen savaşının tarafı değil, arabulucusu olmalıdır. Babülmendep’te hedefimiz yeni cephe açmak değil, Türk gemilerinin serbest ve güvenli geçişini garanti altına alacak siyasi zemini oluşturmaktır'' değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı