Son Mühür/ Merve Turan - Son Mühür TV’de Tunç Erciyas’ın moderatörlüğünde yayınlanan “Gündem Masası” programında gazeteciler Hasan Çölmekçi ve Ahmet Kaplan, hem Türkiye gündemini hem de İzmir’e dair önemli konuları değerlendirdi. Programda İmralı süreci, terör politikaları, CHP’nin siyasi tutumu, kadın cinayetleri ve şiddet, eğitim sistemi, sağlık altyapısı, İzmir’deki yatırımlar ve yerel yönetim performansı gibi çok sayıda kritik konu ele alındı.

“İmralı süreci devlet projesidir; ana muhalefet risk almaktan kaçındı”

Gazeteci Ahmet Kaplan, İmralı sürecine ilişkin değerlendirmesinde sürecin bir iktidar projesi olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi. Kaplan, şu ifadeleri kullandı: “Bu sadece terörsüz Türkiye meselesi değil; bölgenin tamamen terörden arındırılması gereken bir bölgesel proje. Bu mesele iktisadi değil, devlet projesidir. AK Parti ve MHP bu süreçte ciddi risk aldı. Ana muhalefet ise gerekli siyasi iradeyi ortaya koymadı. CHP’nin bu proje içinde yer almaması büyük bir eksikliktir.” Öcalan’ın tek belirleyici güç olarak görülmesinin hatalı olduğunu dile getiren Kaplan, bölgedeki örgütlerin iplerinin emperyalist güçlerin elinde olduğunu, Suriye ve çevre coğrafyadaki planların Türkiye’yi zayıflatmayı hedeflediğini belirtti.

“MHP ve AK Parti risk aldı; çözüm ancak bu partilerle sağlanır”

Gazeteci Hasan Çölmekçi da çözüm sürecinin siyasal dayanaklarına değinerek MHP’nin aldığı riskin önemine dikkat çekti: “Bu ülkede bazı sorunlar ancak bu partilerle çözülür. CHP böyle bir süreç başlatsaydı dindar kesimden destek alamazdı. MHP’nin bu çıkışı tabanda yankı buldu. Ortadoğu yıllardır böl–parçala–yönet politikasıyla şekillendirildi, aynı oyun Türkiye’ye de uygulanmak istendi ancak Türkiye buna gelmedi.” Çölmekçi, çözümün zaman alacağını ve sürecin aşama aşama ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Kadına şiddet tartışması: “Şiddetin cinsiyeti olmaz; çözüm ailede başlar”

Programda kadına yönelik şiddet de gündeme geldi. Çölmekçi, yalnızca yasa ve ceza düzenlemelerinin yeterli olmadığını belirterek: “Şiddetin cinsiyeti yoktur. Sorunun çözümü ailede başlar. Avrupa’da da bu problem var. İstanbul Sözleşmesi tek başına çözüm değildir; aile kültürü ve eğitim geliştirilmeden sorun kalıcı biçimde bitmez.” diye konuştu.

Kaplan ise şiddetin cinsiyet üzerinden tartışılmasının meseleyi daralttığını vurguladı: “Şiddet meşrulaştırılamaz. Dizilerde şiddet normalleştiriliyor. Bu ciddi bir kültürel erozyondur. Sorunu sadece ‘kadına şiddet’ olarak ele almak eksiktir; şiddet insanlık sorunudur.”

Gündem Masası1

Eğitim eleştirisi: “Türkiye’nin en büyük problemi eğitimdir”

Eğitim başlığında her iki gazeteci de kapsamlı eleştirilerde bulundu.

Hasan Çölmekçi, ara eleman yetiştirilmesinin önemine dikkat çekerek meslek liselerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ahmet Kaplan ise eğitmen niteliğinin artırılması gerektiğini belirtti: “Türkiye’nin en büyük problemi eğitimdir. Küçük yaşta dil öğrenen birçok dünya ülkesine karşın biz 8 yıl eğitim verip sonuç alamıyoruz. Öğretmenlik MEB onaylı bir meslek olmaktan çıkmalı, daha nitelikli ve seçici bir sistem kurulmalı.”

Sağlık sisteminde İzmir ve Türkiye değerlendirmesi

İzmir İl Sağlık Müdürüyle yapılan görüşmeleri aktaran Kaplan, İzmir’de yatak kapasitesinin artırılması gerektiğini söyleyerek Bozyaka’daki devlet hastanesinin yıkılıp yeniden yapılacağını ve 400 yataklı yeni bir hastane planlandığını belirtti. Ayrıca yurtdışına giden hekimlerin önemli bir kısmının geri döndüğünü söyleyerek Türkiye’nin sağlık sisteminin Avrupa’dan çok daha iyi durumda olduğunu ifade etti.

İzmir siyaseti ve yerel yönetimler: “Belediyeler icraat yerine suçlama yoluna gidiyor”

İzmir’deki yerel yönetim performansına ilişkin sert değerlendirmeler yapan Çölmekçi, bazı ilçe belediyelerinde ciddi iddialar olduğunu hatırlatarak: “Kendi belediye binasını bile yapamayan belediyeler var. İzmir’in yönetilemediği ortada. Hükümeti suçlayarak hizmet eksikliği gizlenemez.” dedi.

Kaplan ise CHP’nin iç yapısındaki krizlere işaret ederek, muhalefetin etkisizliği nedeniyle kendi tabanını kaybettiğini söyledi: “CHP sağlıklı bir muhalefet olmadığı için kendini tüketiyor. Ekonomik buhrana rağmen iktidarın oyunun düşmemesi muhalefetin başarısızlığıdır.”

Muhabir: Merve Turan