İhtiyar Delikanlı'yı özlemişim... Kültürpark İzmir Enternasyonal Fuarı ile çok daha güzel... Yeşil alan çocukların cıvıltıları, gençlerin çığlıkları ile doldu. Orta yaşın üstündekiler "nerede o eski fuarlar" derken bile bu coşkuya kendilerini kaptırıyorlar.

İEF 95 yıldır, İzmir'in sesi, gözü, kulağı, geleneği daha kaç Fuar daha görürüm bilinmez ama bu yıl anne ve babamın ruhuyla, içimdeki çocukla birlikte geziyorum.

İyi bir çocuk olduğum için olsa gerek Şirinleri de görüyorum. Şakacı Şirin, Şirine ve Şirin Baba sahnede dans edip, şarkılar söylüyor. Utanmasam onlara sarılacağım, Özellikle babasını bir hafta önce kaybetmiş biri olarak Şirin Baba'nın göğsüne kafamı dayayıp hüngür hüngür ağlamak istiyorum. Şirine o sırada bir söz söylüyor. Kahkahayı basıyorum. Ne olursa olsun gülümsemek lazım...

Fuara genellikle Basmane 9 Eylül Kapısı'ndan girerim. Hediyelik eşya ve eğitim stantları sizi karşılıyor. Gençlerin eğitim alternatifi için güzel bir alan... Yunuslu Havuz'un sağ tarafında yöresel lezzetleri var. Antakya künefesi, Uşak Tarhanası, Afyon sucuğu, Siirt fıstığı, Hatay Kömbesi, salçası, İzmit'in pişman iyesi, İstanbul'un çerezi gelmiş... Fuar enerjisini buradan alıyoruz. Bir bardak Tarhana Baba ikramı Tarhana ve Antalya Künefesi hem dondurmalı hem kaymaklı tıpkı annemin sevdiği gibi... Burası tadımlık asıl ye iç alanı çocuk alanının yanında kurulmuş. Duman ve koku izole eden karavanlarda ve gıda mühendisleri denetiminde...

Tura devam ediyoruz. Sağlı sollu çeşitli firmalar arasında ilginç bir stant dikkatimi çekiyor. Sevdiklerinize gözünüzü hediye edebiliyorsunuz. "Bak seni gözüm gibi seviyorum a gözümün bebeği!" diye gözbebeğine bir tablo ya da takı olarak sunabilirsin.

İlerliyorum ve Göl Gazinosu... Gölün kenarında oturup, gözümü kapıyorum. Rüzgar gölün sıyunu yüzüme çarpıyor. Geçmişe dönüyorum, babamın uçurtma uçurduğu günler... Ben daha portakal suyunda vitamin... Kaybolması, dedemin onu bulması... Zaman atlıyor... Piyale bahçesi annemle makarna yemeleri... Yıllar sonra kucaklarında ben... Ülke pavyonları, uzay Yolu, astronot ve kozmonotlar... Tariş'in meşhur şırası... Fuar demek şıra demek, gölde kuğulu bisikletler... Gazeteci dostum Günnur Berber'in dokunması ile hayal bulutları dağılıyor. "Merhaba Tunç..."

Karşıya geçiyoruz, Atlas Pavyonu Nazım Hikmet sergisi, kalbimize işleyen şiirleri kulağımızda, memleketinden uzakta hasret çeken Nazım'a dokunuyorum. Onun ruhu burada... Beğendiğiniz şiiri duvardan koparıyorsun. Yüreğine sağlık Mesut Sancak... Teşekkürler Folkart... Fuarın en özel köşesini yarattığınız için...

Lozan kapısına doğru yürüyorum. Eskimeyen dostlar Ege Orman Vakfı'da burada... Starbucks da gelmiş. Bir kahve molası... Arabalar, yatlar gelmiş. İşte özlenen fuar... Teknoloji ilerlese de dokunmak başka... İhtisas Fuarı yaşıyorsa, EXPO'nun ilk örneği İEF'de ticaret neden olmasın? Biraz özen, ilgi onları getirir. Belediye sokağında katılım azalmış. Uzun havuz kuraklığa yenik düşmüş kurumuş. Bornova, Bayraklı, Urla, Bergama, Konak, Seferihisar Tire stant açmış. Ege Şehir, Kızılay, AFAD boşlukları doldurmuş. Bu sokakta her yaşın ilgisini çekecek aktiviteler var. Büyükşehir de tüm birimleri ile burada... Eşrefpaşa Hastanesi konser öncesi İzmirlilerin nabzını ölçüyor.

Gençlik alanına geçiyorum. İZELTAŞ usta işi yarışmalarla hediye dağıtırken, RED BULL kanatlandırıyor. Kağıttan kanolarla yarış fuarın finalinde coşkuyu artıracak. Son gün konser ve oyun olmaması dezavantaj... Ertesi gün okulların açılacak olması arkasına sığınılmış.

Gençler eğleniyor. Çocuklar öğreniyor. Anılar kazanıyorlar. İzmir'in bütün güzel kızları, yakışıklı delikanlıları burada sanki...

Lunapark alanına çizgi film karakterleri dolmuş. Çocuklar hayal dünyalarını geliştiriyorlar. Hamaklar da tembel tembel yatıp, kuşları ve uzaklardan gelen müziğin notalarını dinlemek büyük keyif...

Ye iç eğlen alanına geliyorum. Karavanda dumansız, kokusuz hizmet var. Büyük başarı, hijyen de çok önem verilmiş.

Makarna ve arpa suyu bahçesi bu yıl olmayanlardan aslında ölü bir bölgede açıkhava sineması ile film makarna keyfi yapışabilirdi. BKM oyunları ile anlaşılmış filmleri de gösterilebilirdi. Oyuncularda gelip mini bir gala yapılırdı. Seneye Sinema Burada farklı bir versiyonla canlandırılabilir mi? Çimlere konulan minderlere uzanıp piknik yapanlarda var. İzmir sen ne güzelsin...

Açıkhava çok güzel... Salih Bademci "Sesler" oyunu ile siftah yaptı. Ertesi gün bir yıldız izledim sahnede... Büyülendik. Dakikalarca ayakta alkışladık. Nezaket Erdem bir saksı çiçeği ile devleşti."Sevgili Arsız Ölüm-Dimitri" İyi ki gelmişim. Bu akşam Doğu Demirkol var. Her zaman formunda... Fuar sonuna kadar birbirinden özel isimler sanatseverlerle buluşacak.

Geçmişin gazino özlemi Çim Konserleri ile canlanıyor. Çıta her sene biraz daha yukarı çıkıyor. İlk dört gün Emir Can İğrek, Levent Yüksel, Yıldız Tilbe ve bu gece Mert Demir... Kare as mübarek... Levent Yüksel ve Yıldız Tilbe şarkılarına muhteşem bir koro eşlik etti. Tüm şarkıları ezbere söyleniyor. Özellikle Yıldız rüzgarı fena esti. Ziyaretçi akını vardı. Rekor kırıldı.

Ancak fuar demek sadece konser değil... Program biraz daha zenginleşmeli... İzmir Sanat ve Şehir Tiyatrosu da aktif olmalı... Montrö kapısı girişi canlandırılmalı... Tabii ki bütçe meselesi büyük firmaları çekmek lazım..

İYİ Kİ DOĞDUN KÜLTÜRPARK...

Pakistan Pavyonu'nda 90 yaşına giren İhtiyar Delikanlı'nın eşi Kültürpark'ın tarihine selam çakmalı... İEF sonrası kızları Kitap Fuarı şöleni başlayacak. Eylül Kültürpark bir başka güzel... Yine on gün yazarlar, şairler ile sohbet edeceğiz. Kitaplarımızı imzalatacağız...

Fuarda çok şey var. Dostluk, gelenek, özlem, kültür, sanat, eğlence, Ay ışığında notaların yıldızlarla dansı var. Daha uzun yıllar İzmir'in sesi olmaya devam edecek...

AÇIN RADYONUZUN SESİNİ...

RADYO EGE'de Yıldız Tilbe söylüyor. Çim konserinde söylediği ve onu yıldız yapan şarkı "Delikanlım" göz yaşları ile eşlik ettik. Göğe selam olsun. Güle güle Delikanlım...
"Kalbim duraksız haykırışlarda ne yapsan ayrılamam senden asla..."

DAİMA GÜLÜMSEYİN