Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, İstanbul’da yürütülen fon soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, devam eden fon soruşturmasında yaşananların yalnızca borsa kaynaklı olmadığını belirterek, altyapıda çok daha büyük bir hesap olduğunu söyledi.
Algı çalışması
Sayan paylaşımında soruşturma konusu yapının önce reklam ve algı çalışmalarıyla yüksek kazanç beklentisi oluşturduğunu ardından ise vatandaşların birikimlerinin sisteme çekildiğini söyledi. Sayan paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Ben yaşananları sadece birkaç fonun, birkaç borsa oyuncusunun meselesi olarak görmüyorum. Bana göre burada daha büyük bir hesap vardı. Sayın Cumhurbaşkanımız sonrası hesap yapanlar bu oyunun içindedir. Sayın Cumhurbaşkanımıza direk operasyon planlıyorlardı ..
Şöyle bir analiz edelim:
Önce reklam yaptılar, algı oluşturdular, yüksek kazanç hayalleri sattılar. Çiftçinin, işçinin, memurun, esnafın yıllarca dişinden tırnağından artırdığı küçücük tasarrufları sistemin içine çektiler.
Para büyüdükçe cesaretleri de büyüdü.
Sonra parayla nüfuz satın alabileceklerini, siyasetin çevresine yaklaşabileceklerini, Cumhurbaşkanımızın yakınındaki bazı insanlara ulaşarak kendilerine bir dokunulmazlık zırhı örebileceklerini düşündüler. Hesapları basitti:
“Doğru insanlara ulaşır, bazılarına para kazandırır, güçlü isimlerle yan yana görünürsek bize kimse dokunamaz.”
Hatta Cumhurbaşkanımız sayesinde makam ve mevki sahibi olmuş bazı isimleri kendi gelecek hesaplarının parçası hâline getirebileceklerini düşündülerse, bunun da sonuna kadar araştırılması gerekir.
Fakat unuttukları bir şey vardı:
Recep Tayyip Erdoğan.
Benim gördüğüm şudur: Cumhurbaşkanımız bu oyunun devletin ve siyasetin etrafında örülmesine müsaade etmeyecek bir irade ortaya koydu.
Devletin kurumları harekete geçti, soruşturmalar başladı ve kurulan hesaplar bozulmaya başladı.
Şimdi mesele bunu sonuna kadar götürmektir.
Kim kime para kazandırdı?
Kim kimin kapısını çaldı?
Kim siyasi nüfuz satın almaya çalıştı?
Kim “Cumhurbaşkanına yakınım” diyerek kendisine kalkan oluşturdu?
Kim Cumhurbaşkanımız sayesinde bir yere gelip Cumhurbaşkanımız sonrasının hesabını yapmaya kalktı?
Savcılık bunların tamamının üzerine gitmeli, delili ortaya koymalı ve gerçek bağlantıları tek tek açığa çıkarmalıdır.
Çünkü Cumhurbaşkanımızın etrafında bulunmak kimseye suç işleme imtiyazı vermez.
Onun en yakınındaki kişinin yakını dahi olsanız, milletin alın terine el uzattıysanız hukuk önünde hesabını vermelisiniz.
Asıl temizlik de budur.
Kendi adamını korumak değil; kendi adını kullanarak korunmaya çalışanlara da dokunabilmektir.
Cumhurbaşkanımızın kararlılığının sınandığı yer tam burasıdır.
Dosyanın ucu kime giderse gitsin hukuk geri dönmemelidir.
Çünkü burada mesele birkaç zenginin kaybettiği para değildir.
Tarladaki çiftçinin parasıdır.
Fabrikadaki işçinin alın teridir.
Memurun yıllarca biriktirdiği üç kuruştur.
Çocuğuna ev almak isteyen annenin, babanın geleceğidir.
Kimse bu insanların parasını toplayıp yatlarda, katlarda, özel uçaklarda yaşayamaz; sonra da siyasetin gölgesine saklanarak kurtulacağını düşünemez.
Bu pilav daha çok su kaldırır.
Gerçek oyun kurucular kimse ortaya çıkarılmalı, para trafiği son kuruşuna kadar takip edilmeli ve siyasi bağlantı iddiası bulunan herkes hakkında deliller konuşmalıdır.
Ve herkes şunu bilmelidir:
Sayın Cumhurbaşkanımızın adını kullanarak Cumhurbaşkanımızı kuşatamazsınız.
Milletin parasıyla nüfuz satın alamazsınız.
Devletin içinde kendinize sığınak kuramazsınız.
Oyunu kurduğunuzu zannederken, devlet o oyunu bozar.
Milletin parası kimsenin oyun parası değildir!
Kim ne hesabı yaparsa yapsın, hangi siyasi oyunu kurarsa kursun, kim kendisini ne kadar güçlü ve dokunulmaz zannederse zannetsin, devletin sabrını acizlik, sessizliğini de habersizlik sanmasın.
Ve rahmetli babamın yıllar önce söylediği o sözü hiç unutmayın:
“Devlet tavşanı öküz arabasıyla yakalar.”
Bugün kaçtığını, kurtulduğunu, izini kaybettirdiğini düşünenler yarın bu sözün ne anlama geldiğini çok iyi anlayacaktır. Devlet acele etmez, ama unutmaz. Günü gelir, hesabı da defteri de önünüze koyar.”




