İbadetlerini eksiksiz yerine getirmek isteyen oruçlular için bu mesele büyük önem taşıyor. Peki, oruçluyken şans oyunu oynanır mı? Dini kaynaklar ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görüşü bu konuda ne söylüyor? İşte merak edilen tüm detaylar.
İddaa oynamak orucu bozar mı
İddaa oynamak ya da herhangi bir şans oyununa katılmak, fıkhi açıdan orucu bozan fiiller arasında yer almıyor. İslam hukukuna göre orucu geçersiz kılan unsurlar; yeme, içme ve cinsel ilişki gibi bedensel eylemler. Şans oyunları bu kategoriye girmediği için teknik olarak orucu bozmaz.
Ancak mesele bu kadar basit değil. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kumar oynamanın orucu fiziksel olarak bozmadığını teyit etmekle birlikte, oruçlu kimsenin tüm günahlardan sakınarak ibadetin amacına uygun davranması gerektiğini vurguluyor. Yani oruç geçerli kalsa da sevabı ciddi biçimde azalıyor.

Oruçluyken şans oyunu oynamak neden sakıncalı
Oruç, yalnızca fiziksel bir yoksunluk değil, aynı zamanda ruhsal bir arınma süreci. Ramazan ayı boyunca müminlerden beklenen, sadece aç ve susuz kalmak değil; dillerini yalandan, ellerini haramdan, zihinlerini kötü düşüncelerden de uzak tutmaları.
Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda şu uyarıyı yapıyor: Yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi terk etmeyenin, yemesini içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. Bu hadis, orucun sadece midevî bir ibadet olmadığını, ahlaki boyutunun da en az fiziksel boyutu kadar önemli olduğunu gösteriyor.
İddaa ve benzeri oyunlar, haksız kazanç ve şansa dayalı bir sistem üzerine kurulu. Bu yapı, orucun temsil ettiği sabır, dürüstlük ve helal rızık ilkeleriyle doğrudan çelişiyor.
Kumar ve şans oyunları İslam'da neden haram
Kur'an-ı Kerim, kumar konusunda son derece açık bir hüküm içeriyor. Maide Suresi 90. ayette şans oyunları, şeytan işi bir pislik olarak nitelendiriliyor ve Müslümanların bunlardan kesinlikle uzak durması emrediliyor. Bu hüküm yalnızca Ramazan'a özgü değil; yılın tamamında geçerli.
İslam alimleri kumarın haram kılınma gerekçelerini şu şekilde sıralıyor:
Emek harcamadan kazanç elde etme düşüncesi, İslam ahlakına aykırı kabul ediliyor. Şans oyunları kişiyi tembelliğe, hırsa ve maddi zarara sürüklüyor. Kumar alışkanlığı aile düzenini bozuyor ve toplumsal huzursuzluğa yol açıyor. Başlangıçta eğlence olarak görülen bu alışkanlık, zamanla bağımlılığa dönüşebiliyor.
Dört mezhep iddaa oynamak konusunda ne diyor
Dört büyük mezhep de bu konuda benzer bir tutum sergiliyor:
Hanefi mezhebine göre orucu bozan unsurlar bedensel fiillerle sınırlı. İddaa oynamak mideye bir şey girmesine neden olmadığı için orucu geçersiz kılmıyor. Ancak haram bir eylem olması nedeniyle ibadetin sevabını düşürüyor.
Şafii mezhebine göre de orucu bozan temel unsurlar mideye giren maddeler. Bu yaklaşıma göre iddaa fiziksel olarak orucu bozmasa da ibadetin manevi boyutunu zedeliyor.
Maliki mezhebi, oruç sırasında işlenen kötü fiillerin ibadetin sevabını azaltacağı görüşünde. Hanbeli mezhebi ise kumar ve bahis oyunlarının kesin haram olduğunu vurgularken, orucu bozmadığını ancak manevi değerini ciddi biçimde düşürdüğünü ifade ediyor.
Ramazan'da orucu bozan ve bozmayan şeyler neler
Orucu doğrudan bozan fiiller şunlar: Kasıtlı olarak yemek ve içmek, cinsel ilişkide bulunmak, sigara, nargile ve tütün ürünleri kullanmak, uyuşturucu madde almak. Bu eylemlerden herhangi birini bilerek yapan kişinin orucu bozuluyor.
Orucu bozmayan ancak sevabını azaltan davranışlar ise şöyle sıralanıyor: Yalan söylemek, gıybet ve dedikodu yapmak, kavga etmek, kumar ve şans oyunları oynamak, haram kazanç yollarına başvurmak. Bu fiiller ibadetin geçerliliğini ortadan kaldırmasa da Ramazan'ın manevi atmosferiyle tamamen çelişiyor.
Sonuç olarak iddaa oynamak orucu bozuyor mu
İddaa oynamak orucu bozmaz ancak ibadetin ruhuna ve sevabına ciddi zarar veriyor. Ramazan ayı, yalnızca bedensel değil ruhsal bir arınma dönemi. Bu süreçte haram kılınan her türlü eylemden uzak durmak, orucun manevi bütünlüğünü korumak açısından büyük önem taşıyor. Dini otoriteler, oruç döneminde kumar ve benzeri alışkanlıkların tamamen terk edilmesini tavsiye ediyor.





